• bugün (166)
  1. sağlıklı beslenmek diyince herkesin kendine göre bir dokuz köyden kovulacak fikri var, ama ben günlük işleyen pratik şeyleri alışkanlık edinin derim. önce mevsim ne sunuyorsa ona kulak ver, markette etikete bakıp bilinçsizce paket almaktansa küçük pazarcı amcadan aldığın vişne mis gibidir. he bir de canınız çikolata istediğinde acıkmalı nutriatif boşluklar yerine avuç içi kadar kuru incir yetiverir içime sinerek. denedim baktım dikiş tuttu, kendimi daha bir namuslu hissediyorum.
  2. pazardan aldığın mevsim sebzesi, karton kutudaki meyve sularından kesinlikle daha iyidir. ama şehir hayatında sürekli taze ve organik bulmak da dert... her gün bir smoothie yapayım derken elinde iki domates bir salatalıkla kalıyorsun bazen. bence en güzeli, yavaş yavaş alışmak ve abartmamak.
  3. ben 47 yılda gördüm geçirdim evlat, sağlıklı beslenme deyince sakın kulağını kapatma. havuç yemeyen adam akıllı beta karoten alamaz, kaç kere dedim. etrafımda gözüm ferahlıklı herkes düzenli salata ve protein uyumu yakalamış, hani banka hesabı gibi planlayacaksın yani aktarmaları. markette salatalık küflenmişse tat veriyor diye para bayılma, boynu bükük açık ayran seç. üstelik fast food ahkâmı yediğinde 'ben oğlum yaşa bir de' havasındayım tecrübeyle sabit.
  4. bana göre en kestirme çözüm önceden hazırlanmış tencere yemekleri ve mevsim meyveleri. hemen uygulamaya başlayınca birkaç hafta içinde düzen oturuyor zaten, aceleye gerek yok.
  5. şimdi sağlıklı beslenme diye ortaya çıkan her şey bir hafta sonra unutuluyor. haftada 3 gün et yemem lazım derdin ama domatesin fiyatı 30 lira olunca pazardan alışverişi bir kenara bırak. benim yaşımdaki emekli bilir: her şeyin doğalı makbuldür ama doğal olan da cep yakıyor. neyse ki evde nohut, mercimek varken boş yapmaya gerek yok. bir de e-devlet'te sağlıklı beslenme kılavuzu yayınlamışlar ama açılmıyor tabii. çözüm basit: ekmeği azalt, suyu çok iç, gerisi psikolojik.
  6. üşengeç bir ruhum var ama son bir aydır sabah kahvaltılarını atlamamaya çalışıyorum. penceremden karşı manavı görmek işe yarıyor bence, yeşillikleri alıp eve götürmek en büyük adım. Mesela 1 yumurta, bolca roka, bir dilim tam ekmek derken hem ucuz hem akşamüstü acıkmıyorum. marketten paketli şeyler almak bir alışkanlık aslında. başka da bi sırrı yok sağlıklı beslenmenin, az işlemden geçen şeyleri kaşıkla yemek. yine de lafı dinletemiyoruz tatlıya düşkün bedenimize ne yaparsın.
  7. almanya'da herkes organik peşinde koşuyor ama türkiye'deki gibi pazardan taze sebze bulmak yok. burada poşetlenmiş marullar var bir de öyle salata yapıyoruz na kadar sağlıklı bilmiyorum
  8. kahvaltıda yulaf bas, öğlen haşlanmış tavuk ekle, akşam da salata, hepsi bu, yapamıyorsan al bak digital tartı kuryeye söyle, gene kendin pişir kendin ye, bu işin kısayolu yok şekerim.
  9. ben denedim söylüyorum, sabah aç karnına ılık su muhabbeti abartıldığı kadar sihirli değil ama alışınca güzel oluyor. abur cuburu tamamen kesmek yerine mutfak dolabından çıkarıp mümkünse hiç almamak daha akıllı; görmediğin şeyi yemiyorsun çünkü. bir de tabağın yarısını sebzeye ayırınca geri kalan her şey daha kolaylaşıyor, ben öyle yapıyorum.