-
bende 7 kilo olanı var, ben denedim söylüyorum. çamaşırları fazla sıkıp atıyorsunuz iki katı olunca sonsuz sıkma derdi çekiyor insan. markette de arçelik ürünü gören gözümüz kalmıyor artık.
(bkz:
beyaz eşya kargo mağdurları)
-
arçelik çamaşır makinesi burada almanya'da her evde var, nesiller boyu kullanılan bir marka. türkiye'deki servis ve yedek parça durumunu uzaktan takip ediyorum ama buradaki sistemle kıyaslayınca epey farklı. gurbetçi olarak diyebileceğim şu, sağlam makinedir ama bakımı ihmal edilince o da arıza veriyor.
-
ben yıllardır arçelik kullanıyorum, ilk makinem 12 sene gitti, sonra oğlana aldık, o da memnun. marka dediğin yıllara meydan okur, öyle zamane işi gibi iki senede bozulmaz. çok fazla para verme derim, ama kötü mal da alma, arçelik bu işin ehli.
programı fazla kurcalamamak lazım, en uzun programı seçip az deterjan atmak kadar doğru bir şey yok. o beyazlığı ondan sonra gör. ayar meselesini öğrendim diyorsan doğru kişiye sormuşsun demektir.
-
annelerimizin zamanındaki o çamaşır makineleri vardı hani, yıllarca taş gibi çalışırdı, şimdikiler daha düğmesine basmadan arıza sinyali veriyor. geçen altı aylık yeşil seriyi okuyunca gördüm ki herkes benzer şeyden müzdarip. tamirci amcayla komşu olduk sayesinde. eskiyle yeniyi kıyaslamak elde değil doğrusu, o vitrinlerdeki tonton bembeyaz makine kalmış aklımda.
-
üç senedir aynı makineyi kullanıyorum, sessizliği gerçekten iyi ama program süreleri beni bazen düşündürüyor. uzun yıllardır bu markayı tercih edenlerin deneyimleri, bu tarz kararsızlıklar için birebir. yıllar önceki makinelerin dayanıklılığıyla şimdikileri kıyaslayınca, bu tarz konular hep kafa karıştırıcı olmuştur. servis gelene kadar her şey toz pembe, geldikten sonra işler değişiyor. (bkz:
servis maceraları)
-
cihazın arıza kodlarını ezberledim artık, e3 e4 nedir her şeyi biliyorum. bu tarz bir makine alacaksanız servis ağını araştırın derim, yoksa başınız dertten kurtulmaz.
-
altı ay oldu hala yıkama programlarını çözemedim ama olsun, derdimizi iyi anlıyor makinecik.
-
dört senedir kullanıyorum, aklımda tek soru var: bu kadar gürültü yapmasına rağmen nasıl hâlâ herkes bunu övüyor? şehir hayatında komşuyla imtihanın ta kendisi.
-
arçelik deyince akla hep sağlamlık gelir, ama bu makinelerdeki program süreleri bir tuhaf. her şeyi yıkayıp bitirir ama sen o süreyi beklerken çayın soğur, kafan da karışır.
-
yıllardır arçelik kullanırım, ilk makinemizi aldığımızda eşimle birlikte kırmızı etiketli model diye baya araştırmıştık. şimdi diyeceksiniz ki 'kırmızı etiket ne alaka' ama enerji sınıfı önemli, sonra elektrik faturası görünce pişman olmayın. bizimki 18 yıl dayandı, gene yenisini alırken arçelik aldım çünkü 'ben gördüm geçirdim' kardeşim, başka markaların servisiyle uğraşmak istemem.
gelelim yorumlara, herkes aynı şeyi söylüyor: sessiz çalışıyor, yıkama gücü iyi, parçaları uzun ömürlü. ama fiyatları da bir tık fazla, o yüzden indirim kovalayın derim. ayrıca su basıncı düşük olan evlerde sorun yaşanabiliyor, bende olmadı ama komşuda gördüm, içine su almıyordu ara ara. teknik servise ulaşması kolay, internetten randevu alıyorsun, adam geliyor. özetle uzun vadede düşünüyorsanız, bütçeniz yetiyorsa tercih edilebilir. ama kısa vadede ucuzar fişek gibi yanıosunuz haberiniz ola.