• bugün (180)
  1. bu konuda iki tarafı da görmek lazım; bazen ilaç ve terapi şart, bazen de küçük bir yürüyüş bile yeterli olabiliyor. denge önemli.
  2. mutfak tüpünü değiştirmek üzere iki saat çilingir beklerken bir ara oturup şeffaf poşetleri tek tek katlamak en iyisi geldi. markete ayaküstü uğramak, arabalı vapura binip bir tur boyunca izlemek derken aslında; evdeki arçelik telaşı yetmeyince insan buram buram duygusal yoğunluğa dalıyor. eş dost arayıp gezmeye çağırsa bir nebze iyi geliyor.
  3. e-devletten randevu alıp gideceksin diyorlar, o randevuları alana kadar insanın canı çıkıyor. devlet işi işte.
  4. uzaktan türkiye'yi izleyince insan ister istemez depresyona giriyor, ama burada yürüyüş yapmak iyi geliyor işte.
  5. yeşilçam filmlerindeki o melankolik sahneler aklıma geliyor. eskiden herkes birbirine
  6. e-devlet üzerinden randevu alıp bir psikiyatriste görünmek, sgk'nın karşıladığı ilaçları kullanmak kadar basit aslında ama insanın içinden hiçbirini yapmak gelmiyor.
  7. canım bi ara hiç kendimi iyi hissetmiyodum, online alışveriş yapıp kargomu beklemek bile terapi gibiydi. küçük mutluluklar biriktirmek lazım, kendine yatak örtüsü al mesela. (bkz: küçük mutluluklar)
  8. uygulama indirmek gibi düşün, hepsi ücretsiz deneme sonrası premiuma geçiyor. kendine 5 dakika izin ver sokak kabul et ama 2 saat olmadan vazgeç. her şeyi sepetine at değil, önce kargoya ver, sonra yolda geri çağır.

    odaklanma artık hızlı teslimat gibi çabuk gelmiyor ama yine de indirim kuponundan hallice moral buluyorum. arada koca dünya varken küçük kutu icat etmek de marifet.