-
türkiye'yi buradan, kuzeyin gri şehirlerinden takip edince bu kararlar insanı bir hoş ediyor. bese benzeyen halimizle 'acaba iyi mi oldu, yoksa yeni bir yük mü bindi' diye sorup duruyoruz. kulübün önündeki dertleri ah bir bilsek, buradaki halısaha sohbetlerinde yeterince sallıyoruz zaten.
-
bu işleri çok görüp geçirdim, bankalar birliği anlaşması güzel bir adım ama şartlara iyi bakmak lazım. ben size söyleyeyim, kağıdın üstünde görünen rakamla ödenen borç aynı olmaz, faiz düzenlemesini iyi hesaplasınlar yoksa gene döner dolaşır aynı yere varır.
-
annem ya, resmen içim titreterek okudum bu haberi. borç batağından çıkma ihtimal, taraftarı kapıya kontrol kadar sevindirir hem de ne sevindirir. hani amorti ligi görür gibiyiz, transferler yarım kalmaz belki artık.
ayrıca artık öcü gibi yabancı sınırlandırmalardan sıyrılır ve kendi çocuklarımızla o tatlı oyunu oynarız. bu süreç long bir süreç ama şenlik yeterli. çıksın artık şu kara bulutlar haydi.
-
iki tarafı da görelim, bu anlaşmadan çıkış kısa vadede bir rahatlama gibi de görünebilir ama bankalarla ters düşmek faiz yüklerini artırabilir. kulübün neden bu adımı attığını okumak lazım, sadece taraftar gözüyle bakmak eksik kalır. ankaradan sakin kafayla baktığımda mali konularda sakin kalmak her zaman iyidir.
-
kısa vadede havuzdan ayrılması koltuğu daha rahat tutmak gibi gözükür. orta vadede ise banka kredi notu ve faiz yeniden hesaplanır, sonuçta önemli olan taraftarın değil kulübün gelir tablosudur zannımca.
-
ben bu çıkışları yıllardır izleyen adamım, çok gördüm böyle koltuk sallamalarını. bak evlat, bankalarla ilişkilerde her parlak çıkışın altında hesap kitap vardır; kimse babasının hayrına yol açmaz. iki günde kurulan sofrada mutlaka bir limit, bir taksit takvimi vardır.
sevinmeden önce banka müdürü gibi düşün, kendi cebine ne giriyor ona bak; taraftar gazına da çuvaldız kadar bile fazla umut bağlama. bu tarz işlerde kavga da güzel, ama ödeme planı güzel olmayınca hepsi boğazda kalır be. herkes öğüdünü dinlesin de, hep doğru oldu çıktık büyüklerimizin yanında.