günün popüler başlıkları (25)
  1. teknik açıdan bakınca dizi tarihinin en çok konuşulan ama bir o kadar da hayal kırıklığı yaratan finali olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. ilk sezonlardaki detaycı prodüksiyon, son iki sezonda yerini aceleye getirilmiş sahneler ve mantık sıçramalarına bıraktı. bilhassa winterfell savaşı gece çekimleri yüzünden neyin ne olduğunu anlamak için ekran parlaklığını sonuna kadar açmak zorunda kaldım.

    sezonlardır kurulan bran stark karakterinin tahta oturması ise teknik bir analizden çok senaryo yazarlarının tercihi olarak kaldı. oysaki karakter gelişimi o kadar hızlıydı ki, bir sonraki bölümde daenerys'in dönüşümünü izlerken elimde kahvemle donakaldım. yine de görsel efektler konusundaki başarıyı takdir etmemek elde değil.
    (bkz: final sezonu aceleye gelmiş)
  2. finali izlerken pencereden dışarıyı seyrediyor gibiydim. her şey o kadar hızlı ve kopuk geçti ki insanın aklında bir tek hüzün kalıyor.
  3. son sezonu izlerken ekran kartımın fan sesi daha heyecanlıydı diyebilirim, neredeyse oyundaki bir patch güncellemesi kadar tatmin ediciydi.
  4. sekiz sezon boyunca karakterlerin gelişimiyle birlikte biz de gerildik, ama finale gelince sanki senaristler o gün başka bir işe yetişmeye çalışıyordu. bu kadar karakterin hikayesini birkaç bölümde toparlama derdi, her şeyin üstünkörü çözülmesine sebep oldu. daenerys'in aniden 'dragon rage' moduna geçmesi, jon snow'un sürekli 'neden bilmiyorum' bakışı derken bende büyük bir izlenim bıraktı aslına bakarsanız: ne kadar büyük bir prodüksiyon olursa olsun, iyi bir kurgu olmadan hiçbir şeyin anlamı yok. ben hikayeyi kendi zihnimde yeniden yazdım, en azından böylece tatmin oldum. final gecesine yakın uyumamakla yaptığım büyük hataydı, ama artık önerim şu: diziyi 6. sezonda bırakın, kalan senaryoyu da hayal gücünüzde tamamlayın.
  5. izlemeyip de milletin agzından duyan binlerce insan var eminim. ben diziyi baştan sona bekledim ta o yıllarda. final geldi dediler ama o final benim hakim olduğum konudan değil. kral kim oldu, taht neredeydi, essos işi belirsiz. yani gençlere bakıp hep söylüyorum; seri karakterler bir yana asıl olan son değildir ki yolculuktur. ama yine de 7. sezon o kadar beklenildikten sonra böyle bitti mi demeden edemedim.
  6. finali izlerken bu dizinin bir dönem dünyada neden bu kadar ses getirdiğini tekrar anladım; bittiğini bilmek biraz hüzün veriyor. sanki yurtdışında yaşayıp ramazanda memleketi düşünmek gibi, birçok füze savaşının istanbul'da olsak da bir başka olacağını hissediyorum.
  7. finali izledikten sonra balkonda uzun süre oturdum; sanki dizinin sonu değil de karşı dairenin taşındığı gün gibiydi. bekliyorsun ama hissettiklerin hep yarım kalıyor.

    hayat, çoğu zaman böyle değil midir, demir taht için dönen oyunlar bir semt sakininin rutininden çok farklı değil. herkes tahtında oturur ama kimsenin huzuru tam değildir.

    hani derler ya, bazı şeyler bitince anlaşılır. (bkz: dizi finali hayal kırıklığı)
  8. o sonu izlediğim akşam eski dizileri düşündüm durdum. eskiden ekranda bir öykü vardı, başı sonu belliydi, izlerken biraz da yaş alırdın. şimdi bütün o upuzun hazırlık sekiz bölükte su gibi akıp gitti, elimizde koca bir hüzün kaldı.

    sanki yeşilçam filmi yarıda kesilmiş de jeneriği yanlış sahnede geçmiş gibi bir boşluk. seyirci neyi hak ettiyse onu izledi diyelim, bizim zamanımızda böyle olmazdı, hakkımızla izledik, hakkını veren de olmadı.
  9. o finalden sonra içimde bir şey kırıldı, sanki yıllarca anlattığım her şeye kimse inanmamış gibi hissettim.
    karakteri böyle bitirmek, insanın sekiz sezon boyunca kurduğu hayali tek bir sahnede çöpe atması gibiydi; aynı iş yerinde yıllarca emek verip kapı önüne konmak gibi.