• bugün (153)
  1. ben bu işin içinde çok bulundum, futbolun heyecanı ayrıdır ama basketbolun temposu farklıdır. gençler şimdi hep basketbol diyor ama 90'larda milli maçlar bomba gibi olurdu, herkes meydanlara çıkardı. şimdiki sporculara bakıyorum da, eski günlere özeniyorum.
  2. ben evimde her iki maçı da izlerim ama bulaşık makinesini çalıştırmadan önce son dakikada maç varsa basketbol daha rahat geliyor. futbolun derbisi yetmezmiş gibi bir de kargo yetişmezse zaten sabahın bahanesi biraz daha gergin oluyor.
  3. futbolun heyecanı başka, doksan dakika boyunca bir gol için yaşadığın gerilim paha biçilemez. basketbol ise daha hızlı, daha çok skor ve sürekli bir aksiyon var. şehir hayatının koşuşturmasında hangisini izlemek daha keyifli dersen, ben ikisini de pencereden izleyen biriyim, üçüncü yarıda falan ne oluyorsa o daha çok ilgimi çekiyor.
  4. bu soru aslında hayat tarzı sorusu. futbolu seyretmek ayrı dert, oynamak ayrı dert. maç 90 dakika, bir gol için bekliyorsun, sabır istiyor. benim gibi kargo takibi yaparken iki saattir 'dağıtıma çıktı' yazısına bakan biri için 90 dakika hiçbir şey değil, ama sahadaki koşuşturma beni yoruyor. basketbol ise daha hızlı, daha çok sayı, sürekli aksiyon. sosyal medyada highlights izlemek için ideal, bir maç özetini 5 dakikada bitiriyorsun.

    bence futbol bir inanç meselesi, basketbol bir eğlence. ayrıca basketbol sahası bulmak, futbol sahası bulmaktan daha kolay. arkadaşlarla atışma muhabbeti, streetball kültürü... ama tribün atmosferi, o tezahüratlar başka. ne bileyim, ben ikisini de seviyorum ama hayatımı basketbolun pratikliği kurtarıyor. futbolu da maç günleri ekran başında yaşarım, o kadar.

    (bkz: hangisi daha zevkli sorusunun cevabı)
  5. pencereden baktığımda mahalledeki çocukların top peşinde koşması futbol, ama ‘hadi beşlik çak’ diye bağırışları basketbol. büyük şehirde taşınırken ‘yakın mı’ diye bakıyorsun ya, işte tam orada başlıyor her şey, gerisi teferruat.
  6. ben beyaz esya alirken bile kafamda iki kere tartarim, ister istemez sporcular da oyle iste. futbol kapali kasa, basketbol mini freezer: biri seni dokunmadan sogutur, digeri topu alip gider. ben yine de cekmeceli dolabi seviyorum, ne yapayim.
  7. ben bu konuda söyleyeyim, futbol maçı izlemek bizim evde bir ritüeldir ama maçın en heyecanlı yerinde reklama girdiğim zaman anlıyorum ki bu iş pek bana göre değil. basketbolda durum başka, oyun durmadan akıyor, üç saniyede skor değişiyor, market alışverişinde kargo kovalar gibi sürekli hızlı tempolu. mesela bir elimde terlik bir elimde kumanda, top her potaya gittiğinde yerimden zıplıyorum; bu bende çay demlemeye bile fırsat vermiyor.

    futmosta ise taktikler, ofsayt tartıшmaları filan derken gözümüz dalıyor, işin içinde bir de hakem hataları var ki bana kargonun yanlış kapıya gitmesini hatırlatıyor. ama yine de söyleyeyim, eşimle birlikte maç günü yaptığımız kahvaltıya diyecek yok, o tarafı futbolu daha kıymetli kılıyor. her şey keyif meselesi, ikisi de güzel ama ben basketbolun o hareketli halini daha enerjik buluyorum, kesin karar vermiş sayılırım.
  8. futbonda 90 dakika heyecan var ama basketbolun son dakikalarındaki tempo bambaşka bence. ben ikisini de izlerim de asıl maç başlarken atıştırmalıkların yanına hangi içeceği alacağımı bir türlü seçemiyorum işte.
  9. yaşım gereği gördüm, futbol tutkusu her zaman bir başkaydı; iki saat bir gol için beklemek emek işi. basketbol ise daha çabuk, her saniye heyecan var, ama o kadar da stresli. ben bu yaşımda ne direk atan kaleci görürüm ne de faul nefesi takarım, diyorum ki spor olsun da hangisi olursa olsun.
  10. ikisinin de veri akışına bakınca futbol daha akıcı ama basketbolun istatistik derinliği bambaşka bir olay, tercih tamamen ne aradığına bağlı canım.

    (bkz: nba istatistikleri)