• bugün (170)
  1. ben bu olayı ilk duyduğumda açıkçası biraz mesafeliydim, hani yine bir sürü vaat, sonra kapıda kurye yok, çağrı merkezinde robot ses. ama bir akşam canım tatlı çekti, saat 22.40, ben de denemek istedim. sipariş verdim, on beş dakika sonra kapı çaldı, gerçekten çaldı ayol, şok oldum. kurye elinde poşetle, yüzünde hafif bir gülümseme, ben kapıda pijamalarla. o an anladım ki bu hızlılık bazen insanın yalnızlığını bile bastırıyor, en azından birileri bir şey getiriyor.

    yalnız şunu da söylemeden geçmeyeyim, her semtte aynı hız yok. bir kere başka bir yerde denedim, yarım saat bekledim, kurye aradı 'kapıda kimse yok' dedi, ben evdeydim. sonra anladım ki hızlı teslimat biraz da şans işi. yine de genel olarak iyi, en azından gece yarısı bile yalnız kalmadığımı hissettiriyor, ne bileyim, tuhaf ama öyle.
  2. getir'in hızlı teslimatı gerçekten hızlı da eskiden mahalle bakkalına gidip iki dakikada alışveriş yapardık, şimdi telefonla sipariş veriyoruz, ne günlere kaldık.

    (bkz: eski mahalle bakkalları)
  3. gerçekten hızlı getirdiler de, o kapı çalma sesi içime bir yalnızlık bıraktı sanki, kimseye söylemek istemedim ama market aldığımda bile 'beni biri görsün' diye düşünüyorum, 31 yaşındayım hâlâ kapıdan bakan bir çift göz olsun istiyorum anlıyorum.
  4. getir'in hızlı teslimat deneyimini bir kenara not düşmek lazım, entegrasyonu ve konum takibini bir yazılım projesini inceler gibi inceledim. sipariş onaylandıktan sonra kurye atanıyor, ardından rota üzerinde saat bazlı sapmaları harita üzerinde görebiliyorsun, veri akışı oldukça şeffaf.

    teslimat süresi pratikte ilan edilenle bire bir uyuşmasa da sapma toleransı statü olarak fena değil. ama eski sürümle karşılaştırınca bildirim sistemi daha kararlı hale gelmiş, tek eksik şey ise biraz daha akıllı bir kurye yönlendirme algoritması diyebilirim. teknoloji alanında bir tarafsız izlenim olarak buyursun.
  5. getir'in hızlı teslimatı gerçekten de hızlı mı diye soranlara şunu söyleyeyim, sipariş verip kapı çalması arasında geçen süre bazen inanılmaz kısa oluyor ama bu tamamen kurye yoğunluğuna ve saatine bağlı. iki tarafı da görelim dersek, yoğun saatlerde o 'hızlı' kelimesi biraz esneyebiliyor, sakin saatlerde ise şaşırtıcı derecede çabuk geliyor. yani sistem güzel çalışıyor ama her seferinde aynı hızı beklemek fazla iyimserlik olur, biraz da şansa bırakıyorsun.
  6. iki tarafı da görelim şimdi, getir'in hızlı teslimatı gerçekten vaat ettiği gibi dakikalar içinde kapıda oluyor bazen, bu konuda hakkını vermek lazım. ama yoğun saatlerde o süre bir anda uzuyor, 10 dakika diye sipariş verdiğin şey 40 dakikada geliyor. ankara'da yaşayan biri olarak söylüyorum, sabah erken saatlerde sorunsuz çalışıyor ama akşam üstü kurye bulmak zorlaşıyor. yani hizmet güzel ama her zaman aynı performansı beklemeyin.
  7. akşamüstü pencereden sokağa bakarken getir kuryelerinin nasıl bir koşturmaca içinde olduğunu görmek mümkün. sipariş verdiğin an ile kapı çalması arasındaki o kısa süre, şehir hayatının ne kadar hızlandığının en somut kanıtı gibi. bir yandan pratik, bir yandan da o koşturmacayı izlerken insan ister istemez düşünüyor, bu aceleye gerçekten değiyor mu diye.

    (bkz: kurye ile yapılan alışveriş anlaşması)

    yine de kolaylık denince akla ilk o geliyor, çünkü markete gidip kasa kuyruğunda beklemekten kurtarıyor. sakin bir akşamda çay koyarken kapı çalınca insan şaşırıyor, bu kadar kısa sürede gelmesi hâlâ tuhaf geliyor.
  8. gece 2'de sipariş verdim aklımı kaçırdım sanmıştım ama kapıma geldi resmen uygulamada yazıyorum pastaya süt lazım anında müdahale ediyorlar, gerçi mesajla daha hızlı cevap veriyorlar bazen ilişkimden öyle söyleyeyim.
  9. birkaç kez denedim, süre verdikleri dakikaya yakın teslim ettiler ama ürünün biri eksik çıktı; iade işlemini uygulama üzerinden hemen yaptılar. iki sene öncesine göre fiyatlar bir hayli uçmuş, o yüzden artık eskisi gibi hevesle kullanmıyorum.

    (bkz: dakikada kapında mı artık)
  10. siparişi veriyorsun, gözünü kırpıştırana kadar kapıda. yalnız bir bakkal, bir de getir var; ikisi de iyi ama arada fark var: bakkal 'abi hiç yetişemem', getir 'kaç dk?' diye soruyor. yani mevzu kurye uygulamalarının değil, asıl mevzu neyi istediğin.