-
ayol koskoca seriyi bitirdim de hala mektubum gelmedi, baykuşlar grevde herhalde.
kimse söylemiyor ama hogwarts kabul mektubu kaybeden çocukların sayısı bir bizden fazla, ben de o istatistiğin içindeyim canım.
-
pencere kenarından bile hogwarts sadece sisli bir tepede duran okul gibi görünür ama içine girince semt değişir insan. taşınmak gibi bir şey her kitap, her ciltte bir oda özlersin ve dönersin.
-
bu seriyi her okuduğumda hogwarts'a kaçıp bu dünyadan uzaklaşmak istiyorum ayol, bazen en yakın sığınak en sevdiğin kitap oluyor, iş yerindeki o kalabalıktan iyi valla.
-
pencereden dışarı bakarken hogwarts'a taşınmayı ne çok isterdim, sivri bir şapka ve kayan merdivenler hayal etmek şehir hayatının griliğine iyi geliyor. her kitabı okurken aslında kendi iç dünyama yolculuk yapıyorum.
-
evde üç çocukla bu seriyi izlemek zorunda kalınca insanın hayatına giriyor ister istemez. bizim çocuklar büyüdü ama ben hala bazı sahnelerde ne anlatılmak istendiğini düşünüyorum. formula 1 gibi değil, bildiğin büyülü bir dünya.
arketipi demişler, bence bunlar bizim mahalledeki oyun grupları gibi. zaten güçlü olan birileri hep bir yerlerden çıkıyor, bu da evdeki beyaz eşya tamircisine benziyor bazen. bir de şu çocuklar büyüyünce filmin tadı değişiyor, ilk filmin masumiyeti yok artık. yine de gözlüklü çocuğun derdi benim kargo paketimin derdinden daha gerçekte tabii.
(bkz:
kargon gecikince kıyamet kopar) (bkz:
arçelik servis randevusuna bir bakınız) derim, daha iyi anlarsınız büyü meselesini.
-
şimdiki gençler bu seriyi bilmeden büyüyor, ben ise ilk çıktığı zamanlarda çocuklarımla birlikte okudum. kitaptaki sihir dünyasının her şeyi dünya düzeniyle bu kadar benzer olamaz. tavsiyem sırayla okuyun, filmler kitabın yanında çok sönük kalıyor.
-
serinin tamdıbını izledim ama kitaplarını henüz bitirmedim. bazıları 'filmi daha iyi' diyor bazıları 'kitap farklı' diye tutturuyor. bence ikisi de kendi içinde güzel. ben çocukken daha çok severdim şimdi bazı sahneler bana fazla masalsı geliyor. ama bu tarz değerlendirmeler kişiden kişiye değişir.
-
hepsini zamanında okumuş biri olarak söylüyorum, seri bittiğinde hayatımda ciddi bir boşluk oluşmuştu. son kitaptan sonra bir süre kendimi snape'in gözünden dünyaya bakarken buldum. şu ara hbo'daki dizi için sabırsızlanıyorum ama çocukların oyuncu seçimi ne olur hiç bilmiyorum, kargomun gecikmesi gibi iki yıl bekleyecekler sanki.
(bkz:
acaba dumbledore neden bu kadar sabırlı)
-
seriyi yeni baştan izlerken fark ettim ki asıl büyü kitaplarda değil, karakterlerin geçirdiği dönüşümde. teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği dünyada hala bir manto ve asa ile çocukluğumuza dönebilmek en büyük sihir bence.
-
büyücülük okulu falan hikaye de bizim evdeki tüm filmler gibi bir başlayıp bir bitmiyor, ama asıl mesele şu ki ocaktaki yemek kaynarken ben bir bölüm daha izleyeyim derken fandub'uyla kargonun ne zaman geleceğini karıştırıyorum.