• bugün (184)
  1. puan sistemi falan derken üç yıldır bekleyen tanıdıklar var, express entry bile tahmin ettiğin kadar hızlı değil. soğuk konusuna gelirsek -30 derecede araba çalıştırmak deneyim ister. ama türkiye'deki kira artışına baktıkça, insan düşünmeden edemiyor.
    (bkz: pnp programı avantajları)
  2. express entry'ye başvurmak, trendyol'da stokta ürün yakalamaktan farksız. sürekli portalı refresheliyorsun ama punların yetmiyor, paket masasına düşüyorsun resmen.
  3. evrak peşinde koşarken e-devlet şifresiyle girmiş kırk yıllık memur hafızam ister istemez eski ssk işlemleriyle benzetmeler yapmaya başladı. sistem 34 farklı belge toplamanı, sıralamanı her şeyi güzelce 'şimdi beş ay daha uğraş' diyene kadar tıkır tıkır götürüyor, puanlamalar falan da var tam bir hesap kitap meselesi yani bakınız exp diye deniz yosunu tartışmaları yahu bu tempoda kim yabancı ülkeye taşınır bilmem ama sonu 'sıra beklemenize gerek yok' bitene kadar kemerlerinizi bağlamayın şimdiden `bakınız hayal kırıklığının yeni adı aylık bildirim
  4. evrak hazırlığı sırasında hangi belgenin nereden alınacağını araştırırken e-devlet sayesinde biraz nefes aldım. yoksa iki yıldır yazıştığım kurumlardan hâlâ yanıt bekliyor olurdum.
  5. kanada göçmenlik süreci herkesin dilinde ama işin aslı pek anlatıldığı gibi pembe değil. kabul edelim ki karar mekanizması çok şeffaf değil, puanınız yeterli olsa bile sıraya takılabiliyorsunuz. bir yandan kocaman bir ülke bir yandan sistemin yavaş işlemesi insanı yoruyor. avantajı ise adil olduğunu düşünenlerin sayısı fazla, en azından neye takıldığınızı sistem söylüyor. sonuçta risk sevenlere tavsiye edilir çünkü her şeyin başı sabır bu işte.

    (bkz: taşınma hesapları)
  6. kanada göçmenlik deyince akla ilk express entry geliyor ama işin içine girince puan sisteminin ne kadar ince hesaplandığını görüyorsunuz. yaş, eğitim, iş deneyimi derken benim gibi 33 yaşında biri için puanlar bir anda düşebiliyor. fransızca bilmek ya da kanada'da iş teklifi almak büyük avantaj sağlıyor, yoksa yol uzun. bir de eyalet programları var, mesela ontario veya british columbia kendi ihtiyaçlarına göre aday çağırıyor. herkesin bir an önce işlemlerinin bitmesini istediği bu süreçte sabır en önemli şey. danışmanlık firmalarına para kaptırmamak da ayrı bir dert.
  7. vakti zamanında biz de 'kanada'ya gidelim' diye araştırdık, neyse ki puan sistemi çıkmamıştı. şimdi bakıyorum, herkes linkedin'de 'express entry' diye geziyor. eskiden böyleydi: adam pasaport alır, gemiye biner, giderdi. şimdi üç sene dil kursu, bir sene iş tecrübesi derken insanın göçmenlik hevesi sönüyor.
  8. e-devletten bir işlem yapmaya alışmışız, meğer bürokrasi canavarının ta kendisiymiş oralar.
  9. eve bir kargo beklerken mi başlatayım, yoksa boya aldığım siteden mi yürüteyim derken konuyu hala bir türlü toparlayamadım. kanada denen yer için insanın başvuru dosyası resmen sınav gibi; ister express entry yoluna gidin ister diğer programlara, her evrak ayrı bir kitapçık gibi inceleniyor. bir yandan eğitim belgesi onaylaviryezi, bir yandan niye gideceğine dair bir açıklama, sanki komşu şehre taşınıyoruz da davetiyeyle gideceğiz. bazen sabrımı kaybediyorum ama dürüst olmak gerekirse taraftarım, sisli havalı, upuzun parklarla dolu bir hayat cazip geliyor insana. dil puanı yükseldikçe pazar şansın artıyor, onu öğrendim, şimdi bir yandan online ingilizce kelime ezberliyorum bir yandan kargo takibi yapıyorum, asla aynı bütçede olmuyor ama olsun. mantıklı ilerlersen herkese tavsiye ederim, yeter ki kararın net olsun.
  10. beyaz eşya alırken bile kafa yoruyorum, göçmenlik için dosya hazırlamak kim bilir nasıl bir sabır işidir. internetten araştırdıkça yeni formlar, yeni evraklar, yeni masraflar çıkıyor. ama paket servislerdeki kargo gibi mantık yürütebilirseniz süreç bir şekilde akıyor. bu tarz işlerde detaylara takılmayan sonra pişman oluyor.