• bugün (187)
  1. her mülakat sonrası bir hafta heyecanla telefon beklemek kadar yorucu bir süreç yok, ama tecrübe edindikçe insanın özgüveni de geliyor tabii.
  2. yıllar önce gittiğim bir mülakatta müdürün masasında kravat düzeltip kahve pisliklerini temizlediğimi hep hatırlarım. ilk görüştedir, sende dikilir kendinden emin olursan iş yarısı tamam diyeceksin.
  3. o soğuk oda, karşında birileri gözlerinin içine bakarken düşünceler darmadağın oluyor. yıllardır aynı sorular, eller sıcak terli, bir de ekonomi kötü iyice iştah kaçırıyor aslında. istiyoruz iyi bir yere gelmeyi, daha çok çabalıyoruz, yine de kimse için bir
  4. ilk mülakatımda o kadar heyecanlandım ki 'ben insan ilişkilerinde iyiyim' derken ağzımdan 'insan ilişkilerinde iyi bakıyorum' çıktı, insan kaynakları gülmemişti ama sonra işi aldım. neyse ki samimiyet kazandı.
  5. otuz yıl önce girdiğim mülakatı hâlâ hatırlarım, herkes bir şey sorar sen de cevap verirsin ama sonuçta kimin torpili sağlam işte o kapıyı açar, böyle işte bu memleketin hali.
  6. yılların tecrübesiyle söylüyorum, mülakatta en önemli şey sorulan soruya verdiğin cevap değil, gözlerinin içine bakarak verdiğin güvendir. ben 20 yıl önce o göz temasını kurmasaydım bugün emekli maaşımı zor alırdım.
  7. mülakatlarda en garip anlar o sessizlikler oluyor, karşındaki senden ne beklediğini bilir ama söylemez. teknoloji işinde çalışan biri olarak söylüyorum, çoğu mülakat aslında basit bir sohbetten ibaret.
  8. yirmi yıl önceki mülakatlarımı düşünüyorum da, herkes birbirine saygılıydı, kağıt kalemle not alırdı. şimdi odada üç kişi, biri telefonuna bakıyor, diğeri 'yapay zeka bunu daha iyi yapar' diyor. eski günler ne güzeldi.
  9. benimki kargo şubesinde 3 dk süren mülakattı, hâlâ gülüyorum; e-ticaret çağında insan kaynakları bile hızlandı, online mülakat deneyimi her şeyi değiştirdi, yoksa eski usul yüz yüze, evraklar falan derken gününü alırdı.
  10. benimki biraz hızlı geçti: karşımdaki beş dakika boyunca telefonuyla oynadı, ben de tek kelime etmeden oturdum. sonra 'uygunsanız sizi ararız' dedi, ben de 'ben ararım hocam' deyip çıktım, zaten kargo gibi hızlı başvuru, hızlı reddik.