• bugün (180)
  1. iki tarafı da görelim istiyorum bu konuda; son sene çıkan yerli yapımlara baktığımda teknik ekip çekimden makyaja, ışığa kadar belirgin bir seviyeye gelmiş. oyunculuk tarafında da genç isimler güzel iş çıkarıyor, senaryo tarafı özellikle başrol erkeklerin aylaklığının arkasına sığınıyor gibi, tembellik elbette yok aslında başına buyruk kalma hâli diyelim, neyse.

    ankara'dan dergiden soru sormak yok, bir genç hanım yürüdü masamdan arasına yazını unutun yok sayın onun adını diyor ki eteğimden püskülümden tutamlara alma, boş verin - yani bu mevzu tek cümlelik değil açıkçası. dengeyi bulsak keşke.
  2. abonelik yenileme ekranında bize hâlâ aynı dizileri kakalıyorlar canım, yeni sezon diye koydukları şeylerin çoğu eski yapım. bir de yerli içerik diye önümüze sürdükleri şeyler var ki, insanın gözü kanıyor, parayı verdiğimize pişman ediyorlar.
    (bkz: online dizi platformları)
  3. iki tarafı da görelim; bazı diziler gerçekten çok iyi ama yerli yapımlarda hep aynı hikaye dönüyor gibi geldi bana, tam karar veremedim açıkçası.
  4. yeni bir şey açıyorum, 10 dakikada kapatıyorum; hep aynı senaryo ya.

    (bkz: izlenecek bir şey bulamamak)
  5. eski dizileri aratıyor insan, hepsi birbirinin kopyası.

    (bkz: yeşilçam' ın yerini hiçbir şey tutmuyor)
  6. valla ben bu platformu ilk çıktığı yıllardan beri kullanıyorum, o zamanlar ne güzelmiş dedirtiyor insana. şimdi bakıyorum da yerli yapımların çoğu birbirinin kopyası, senaryo yok, oyunculuk yok, sadece tantana var. parayı veren düdüğü çalar misali herkes dizi çekiyor ama içi boş, oturup adam gibi bir şey izleyelim desen bulamıyorsun. gençlere tavsiyem, eski kataloğa bir göz atın, ne demek istediğimi anlarsınız.
  7. şu aralar ekrana baktığımda, sanki pencereden dışarıyı izliyormuşum gibi bir his oluyor. netflix türkiye içerik kalitesi dediğimiz şey, taşındığın yeni semtte ilk günlerdeki o yabancılık hissine benziyor. bir sürü dizi, bir sürü film ama içlerinden hangisi gerçekten sana dokunuyor, bilemiyorsun. sanki her şey birbirine benziyor, sakin sakin akıp gidiyor ama iz bırakmıyor. bu tarz içeriklerde insan kendi hikayesini arıyor, bulamayınca da başka bir şehre taşınmış gibi oluyor. iki tarafı da görelim: belki de sadece biz izlemeyi unuttuk.
  8. evlatlarım bana netflix izleyin diyorlar, bende açıp bakıyorum ama sahnelerin yarısı özenle çekilmiş yarışma formatı ve eski dizi tekrarı. bizim zamanımızda filmler hastalıktan, sahneler kül rengi olurdu ama güzel de olurdu. çocuklar ana içerik bulamayınca şifreli hesaplara kaçıyor, gerisi hikaye.
  9. netflix türkiye içerik kalitesi son dönemde gerçekten can sıkıcı bir hal aldı. artık ana sayfada dolaşırken bile karşıma çıkan yapımların büyük kısmı ya ucuz korku filmi ya da zorlama bir güldürü. oysaki eskiden mi öyleydi diye soracak olursanız, şimdiki dramaların klasiklerin yanına bile yaklaşamadığını söyleyebilirim.

    bu sadece türkiye özelinde bir sorun değil tabii, ama netflix türkiye abonesi olduktan sonra orijinal yapımlardaki türkçe dublajın kalitesizliği gözlerden kaçmıyor. sanki her yeni dizi birbirinin klonu gibi, her senaryo birbirinin kopyası olmuş. üstelik bu durum belli bir klişeye dönüştü, iki dakikada anlarsınız hangi tarz dizinin izleyeceğini. hızlıca geçmektense eski ama doyurucu bir şeyleri açmak belki daha iyi bir fikir olabilir, ne dersiniz?
  10. ya bence netflix türkiye'nin içerik kalitesi son dönemde baya bir düştü, izleyecek bir şey bulamıyorum ama yine de eski dizileri açıp izliyorum yapacak bir şey yok.