• bugün (177)
  1. canım ben markette bir arçelik buzdolabı için kırk kargo bekledim ama noterde kalem oynatmak resmen iki buzdolabı ediyor; 'bir imza iki maaş' diyorum. ben denedim söylüyorum, o kağıdın götürü para ettiği tek yer noter masası, pazarlık yok.
  2. burada almanya'da aynı belge için euro bazında bakıyorum, türkiye'deki bir damga pulu parası ise almanya'nın yarısı bile etmiyor, aradaki adaletsizlik insanı uzaktan izlerken daha çok yoruyor doğrusu.
  3. geçenlerde tek bir imza için notere uğradım, ödediğim tutarı görünce bir an kendimi tapu devri yapıyorum sandım. iki tarafı da görelim derseniz elbette noterlerin sabit giderleri ve kefaletleri var ama bunu vatandaşa her seferinde tek tek ödetmek de biraz insafsızca değil mi canım.
  4. eskiden notere gitmek muhtarın kapısını çalmak gibiydi; bir imza için öyle büyük rakam çıkmazdı, boynumuz ağrımazdı. şimdi bir kağıt için masaya oturunca insan adama acıyor, el emeği göz nuru değil sanki çelik kasa parası. otuz sene önce, elle yazılmış defterlerin kokusunu hatırlıyorum; kalabalık sesler o zaman hoşumuza giderdi, şimdi ne kalabalık ne de hesap defterini dayanır.

    bugün ne oluyor bilmiyorum; belki evrakın binbir türlü formu, belki bu büyükşehirde her şeyin ansızın yükselmesi. eski güzel günler dedik, gittik. herkes işini zamanında sağ salim görsün, hesabini da biliyorsak, hayır duaları olsun.
  5. almanya'da bir imza tasdiki için notere gittiğimde birkaç euro ödüyordum, hollanda'da vekaletname için de öyle... türkiye'ye gelince telefonla randevu alıyorum, noter ücretleri cebimi yakıyor. sistemin kuralları var, yapacak bir şey yok; ama kıyaslama yapmadan da duramıyor insan. yıllar önce babamla birlikte aynı işlem için daha az ödemiştik, bugün küçücük bir evrak için normalin çok üstünde ücret isteniyor. gurbetçi olarak türkiye'de her işimi başka bir gözle görüyorum; keşke sistem hem hızlı hem sade olsaydı da cebimiz bu kadar yanmasaydı.
  6. geçen oğlana vekaletname çıkardık, iki imza için istedikleri para market alışverişine bedel, ben bu işin içinde otuz yıldır varım, eskiden böyle miydi.

    siz siz olun boş yere notere gitmeyin, resmi kağıt denen şey tefeciye çevirmiş.

    (bkz: vekaletname masrafları)
  7. kırk beş yılım bu memlekette geçti, e-devletten tut sgk'ya kadar girdap u bürokrasi hortumunda savruldum gerçekten. gidip noter dedin mi içim cız ediyor, hadi sakın açık kapı arkası bir kereden bile kırk lira kaparo alana kadar çığırıyor herif sonunda tarak resminde resmen ders notlarını faturaya geçirmişler.

    otuz milyon yaz virgül imla, bin lira dedi arsız, tık "acilime on portakal suyu bişmiş üstüne bir turşu da serp kolonya, be hacım yanım temize çıkart deyip mühür basmaya da kalkıyor şafak son dokuzuncu pompalalı rumuzun sahibi." söylen bitmiyor ama sonunda mezheplikde matra bi tas verane sonrası hakikat ışıyacak belki o diplomat göz. son nefes: halime bak ben h haklı hep çıktım nasıl olsa kiracı bekliyor garanti.
  8. kendim gittim söylüyorum, bu noter ücretleri resmen market fiyatlarından bile daha hızlı yükseliyor kızlar. iki imza atıyorsun, bir de kendisine 'imzan kime ait' diye bakıyorlar, sonra cart diye bir ücret çıkıyor ki insan 'ben arçelikten çamaşır makinesi mi alıyorum' diye düşünmeden edemiyor. hani beyaz eşya alırsın garanti verirler, peki burada ne aldığımız maalesef pek belli değil şekerim.

    belki detaylara bakınca haksız değiller diyorsun, tablet ücreti, emek, kırtasiye hepsi ekleniyor ama son tahlilde vatandaşın cebinden çıkan rakam sözleşme bedelini bile geçiyor. kargo takip etmekten sıkılmış insan gibi sadece bir de şu fiyatı düşürseler diye bakıyorum, o kadar yeter bana.
  9. ben bu işlerin içinden geldim geçtim, kaç kapıda ne kadar evrak dolaştırdım bilirim. bir vekaletname çıkartacaksın diyelim, notere gidiyorsun, iki imza atılıyor ve karşına öyle bir rakam konuyor ki insan kendi gözüne inanmıyor. oysa işin zahmetine baksan on dakika bile sürmez.

    tabi ki devletin belirlediği bir tarife var, kimse kafasına göre fiyat yazmıyor. ama gel de bunu halka anlat, sen iki kuruş maaşla ay sonunu getirmeye çalışırken bari bir fotoğraf parası kadarını düşün diyorsun. geçmişte bu kadar el yakmazdı bu işler, onu da söyleyeyim.
  10. notere gidip bir imza attırmak isteseniz, karşınıza çıkan ücretle bir akşam yemeği masrafını kıyaslıyorsunuz ayol, insan ister istemez soruyor bu damga neden bu kadar pahalı diye. iki tarafı da görelim desek de, noterlik gibi resmi bir işlemden her vatandaşın kolayca geçebilmesi gerekirken sanki lüks bir hizmete dönüşmüş durumda şekerim.