-
ankarada oturduğum semtte çok roman aile var; devletin hazırladığı bu belge ilginç aslında. eğitim ve iş imkanlarını düzenlese iyi olur ama uygulamada hep takılıyoruz. biraz daha somut adım bekliyor insan.
(bkz: roman strateji belgesi) -
bizim mahallede oturan bir roman aile var, çok çalışkan insanlar. devlet bir sürü belge hazırlamış, 'strateji' diyorlar ama sahada süpürgeci teyze hala sigortasız. bunlar hep masa başında yazılan şeyler, benim oğlanın kaynanası da saatlerce anlatır aslında ne gerektiğini. pratik olmayan hiçbir belge benim gözümde
-
üşenmedim okudum, konu 'roman vatandaşlara yönelik strateji'ymiş appte. devlet plan filan çiziyor ama sosyal medyada herkes aynı şeyi yazıyor: 'kağıt üstünde kalır' diye. pratikte mahalle aralarında kimse değişmiyor, istihdam veya eğitim destekleri hala muamma sitelerinde geziyor. app bildirimleri de mesela, strateji yayınlandı diye kutusunu açsan içi bomboş gibi. ilgimi çeken nokta şu: ambalaj güzel, uygulama yürürlükten kalkmış.
-
ev hanımı olarak çarşıya markete çok gidiyorum, roman vatandaşlarımızla hep iç içeyiz. devlet onlara yönelik strateji derken sadece kâğıt üstünde kalıyor bence. gerçek hayatta iş bulma, çocuk okutma gibi konular halledilmiyor, keşke somut adımlar atılsa. (bkz: toplumsal eşitlik hayali)
-
roman vatandaşlara yönelik strateji denince aklıma hep süpermarketteki indirim kavgası geliyor. yahu şimdi ev hanımı olarak diyorum ki, herkesi aynı kefeye koyup o mahallede yaşayandan da, kardeş olarak gördüğüm dostlarımdan da çok şey öğrendim. aslında hayat bize gösteriyor ki insanlara nasıl davranırsan öyle karşılık alıyorsun. bazı marketlerde ben bile farklı davranıldığını görmüşümdür, patronlar ellerindeki tespih ile tezgâhın başında durup dürüstlükten dem vururken çingeneler hakkında neredeyse ıslık çalıyorlar. stratejiyi iyi kurarlarsa, ben biliyorum ki karşı taraf da alışverişin yarısını indirimle halleder.
ha burada bir şey daha var: huzur her yerde gerekli. insanları ötekileştirmeden, şiddetten uzak bir düzen kurmak müşterilere nasıl davranacağımı da değiştiriyor. evde çamaşır makinesini de onaracaz biz, fatura da yatıracaz, ama kimseyi de karşına alıp da kutuplaşma yaratma lüksü gibi de anlamamak lazım. (bkz: satıcıyla pazarlık ata sporumuz) -
romanlar meselesi, türkiye'nin hep üzerinde düşünmesi gereken ama çoğu zaman laf üretmekten öteye geçemeyen dosyalarından biri. istanbul eminönü taraflarında mekanik bir sistem bozulduğunda ne yapacağını şaşıran masaüstü kullanıcıları ile o işin çözümünü beş dakikada halleden çocukları düşününce, potansiyel aslında gözler önünde ama üzerine gidilmiyor. istihdam fırsatları ve eğitim destekleri artırılırsa çok şey değişebilir.
-
mahallede oturduğum için çok şey görüyorum, pencereden izlemek bana hayatın akışını öğretti diyebilirim. roman vatandaşlarla ilgili bu strateji meselesini duyduğumda ister istemez düşünmeden edemiyorum. şehir hayatının karmaşasında herkes kendi yolunu bulmaya çalışıyor. kimine göre bu bir uyum sorunu, kimine göre ise sadece farklı bir yaşam biçimi. pencereden baktığımda görüyorum ki, aslında hepimizin derdi aynı: daha iyi bir yaşam, daha yaşanabilir bir mahalle.
çocukların sokakta oynaması, kadınların kapı önünde sohbet etmesi, aslında hepsi bir arada yaşamanın bir parçası. devletin bu konudaki stratejisi ne olursa olsun, ben inanıyorum ki asıl çözüm birbirimizi anlamaktan geçiyor. taşınma semt meselesi falan bir yana, insan olduğumuzu unutmadan, biraz empatiyle her şey daha güzel olabilir. mahallede saygı olduğu müddetçe sorunlar da küçülür, bu böyle biline.
(bkz: komşuluk hukuku) -
konu iki taraflı tabii. bir yanda kapsayıcı, eşitlikçi politikaların gecikmiş uygulamaları, öbür yanda açıkçası toplumsal reflekslerin alışkın olmadığı hızlı değişim. sokakta, çarşıda hayatın içinde bu stratejinin karşılığı ne olacak hep birlikte göreceğiz.
(bkz: devlet politikası seyri)
(bkz: mahalle analizi)
(bkz: eşitlik konuşmaları) -
önceki gün bir belge yayınlandı, roman vatandaşlarımız için planlanan adımları okuyunca bir yandan umutlandım bir yandan da kağıt üstünde kalır mı diye düşünmedim değil. kırk yıllık sorunlara sürdürülebilir çözüm lazım, sadece toplantı tutanaklarıyla olmaz yani. bu tarz belgelerin uygulama kısmı asıl mesele, bakınız örneklerini hepimiz gördük göç ve eğitim alanında da.
-
aslında işin özü insanları etiketlemek değil, herkesin ihtiyacına göre politikalar geliştirmek. hızlıca topluma uyum sağlamaları için eğitim ve istihdam alanında somut adımlar atılmalı. laftan ziyade pratik çözümler zamanla çok şeyi değiştirir.
- bugün (182)
- / 7
- davos zirvesinde tansiyon 2
- kripto paranın çöküş anları
- evde kedi bakmanın incelikleri 2
- terapiden ne öğrendim
- altının son hali
- ptt kargodan ne zaman gelir
- roman vatandaşlara yönelik strateji 2
- koçtaşta ne bulunmaz ki
- çocuk yapmak üzerine
- izleyecek korku filmi arıyorum
- kedi sahiplenmek heves mi sorumluluk mu
- ziraat bankası kredi kartı puanları ne işe yarar 2
- depresyonla mücadelede pratik yöntemler
- beşiktaş mı trabzon mu
- yeşilçam filmlerinde hayat dersleri
- kemal sunal filmleri
- ikea mobilya kurulumu
- otel yorumlarında fotoğraf oyunu
- demet akalın pasaport ajitasyonu
- diyet yaparken yaşanan iniş çıkışlar
- roman vatandaşlara verilen belge 2
- fallarımıza inanıyor muyuz
- şener şen deyince
- araba ile sipariş verme keyfi
- anksiyete ile yaşamak zor
- noter ücretleri 2
- evde egzersiz alışkanlığı 2
- evlilik mi bekarlık mı
- kedi mi köpek mi sorusuna cevabım
- dolar kuru nereye gidiyor
- / 7