• bugün (192)
  1. herkes sağlıklı beslenme diye tutturdu ama bir bakıyorsun onlar bile gidip marketten organik diye iki katı para veriyor. ben emekli maaşımla ne alabiliyorsam onu yiyorum, mecburen. kısacası sağlık da para işi.
  2. iki ucu keskin bir konu aslında. bir yandan işlenmiş gıdalardan uzak durmak, sebze-meyveyi mevsiminde yemek güzel ama öteki tarafta 'sağlıklı' etiketiyle satılan pahalı ürünler var. mesela kinoa bulgurdan daha mı faydalı, tartışılır. herkesin bütçesine ve sindirim sistemine göre değişir bence. yeter ki abartmadan, dengeli gitsin. (bkz: her şeyin fazlası zarar)
  3. buralarda sağlıklı beslenme deyince aklıma hemen almanya'daki organik marketler geliyor. türkiye'deyken her şeyi doğal sanıyorduk, meğer o kadar da değilmiş. şimdi brokoli ve kinoayla haşır neşirim ama hala ramazanda annemin yaptığı ıspanaklı böreği özlüyorum. neyse ki elimizin altında ne var yiyoruz işte, dengeyi bulmak lazım.
  4. herkes sağlıklı beslenme diye tutturdu ama organik ürünlerin fiyatı uçmuş durumda. bir avuç kinoaya o kadar para vermektense ben bildiğin ev yemeklerine döneyim diyorum.
  5. sağlıklı beslenme deyince hemen uygulamadan salonda sipariş vermek geliyor aklıma. 26 yaşında kargo gelsin yeter, salatalar hazır, sosları da cabası. hızlısı kolayı varken neden uğraşayım ki.
  6. burada alman markaları kore tarzı yeşil çay detoksları yapıyor, türkiye'de analar ne yapıyor, memleketten gelen erişte kaynatıp üstüne tereyağı geviği. bir yanım doğal beslen diyor, kereviz sapı alıp smoothie yapıyorum, öbür yanım hamburger yerken mutluluktan uçuyorum. pazardan reyhanla maydanoz ayırmak bir sanat burada, organik markette üç yaprak için beş euro vermem gerek. esas mevzu denge, ama kimse öyle karşılaştırmalı neli selen anlatmıyor.
  7. buralarda her şey bir garip, soğuk sandviçler, marul yaprakları; yok öyle bizim annemin yaptığı mercimek çorbası, ama bir yandan da insan mecbur kalınca öğreniyor. türkiye'yi uzaktan izlerken kızartmalar daha bir kıymetli, ama bakıyorum da herkes hâlâ bir derdi var, kimi salataya kimi çorbaya.
  8. kuyruk yağı veya palmiye yağından uzak duruyorum ben de belli başlı markaları bilerek alışveriş yapıyorum. marketteki fiyatlar uçmuş durumda, bu yüzden yumurta, yoğurt ve mevsim sebzeleri gibi temel gıdalara yöneldim. etiket okuma alışkanlığım gelişti, ne kadar katkı maddesi varmış meğer; bu yüzden marka seçerken iki kat dikkat ediyorum. arçelik buzluktan hazır yiyeceklere tenezzül etmeyip herkesi evde doğal pişirmeye teşvik ediyorum - bursalı sabrıyla anlatınca herkes biraz dinliyor.
  9. uygulama kur, kargonu bekle derken işin içinden çıkılmaz hale geliyor. pratik olsun, hızlı gelsin, sağlıklı olsun üçü bir arada pek mümkün değil.
  10. uygulamadan sipariş verirken salataya light sos seçiyorum ama yanına bir de tatlı ekliyorum, işte bu kadar sağlıklıyım işte. kargo gecikince de sağlıksız abur cubura yöneliyoruz, o ayrı mesele.