-
sağlıklı beslenme uygulaması pazarında bir kral gibi büyüyen myfitnesspal'dan sonra hangisini kullanacağım diye internette araştırmaktan kafam şişmişti. iyi niyetle başlıyorsun yoğurt ve yulaf ezmesi alıyorsun ama bir süre sonra aynı kalori sayımı rutinine teslim oluyorsun. bazı günler izin günün diyerek kendini fast food zincirinde buluyorsun, sonra hedefleri yüceltme pasif bir şekilde yeniden anlaşma haline dönüşüyor. pratiklik adına haftalık Yemeksepeti siparişlerine bakıp, spora üyelik koca ciplak yenilik. gece yarısı açlığın gelmesi kabul ama 2 kilometre koştuktan sonra evinin yolunun hızlı tüketime denk gelmesi hiç de doğayla uyumlu bir senaryo degil.
bir bakiyorsun valide bir psikiyatrist komşu yorumuyla sağlıklı beslenmeyi bir bilime dönüşturmüşsin ama hâlâ vücut şekli fena. telasse cevap gecikmeli olarak geldiği için post koltuğun önündeyken bu üzerinde hep hazır paket bizden yana oluyor. yani akış modernize hale gelmiş hızlı bir dijital denge oyunu her iste bir eksi burn sistemi kuruyorsun. bu gerçeği beslenme alışverişindeki basket büyüklerle, doğal bar uskumru değil, tibbi bilgi getirmiş tim sayilabilir. bazen trendyol'dan atıştırmalık lipit yol al tekno patates sipariş etmeden eger almindaysan kendine müsbeylere yakın ama sağlıklı yakıt tutabildiysen avantajin olsun.
-
şehrin karmaşasında bir nebze olsun yeşillik bulduğumda içim ferahlıyor, sanki mutfağım bana huzur fısıldıyor. halbuki markete giderken çikolataya bakışlarım ne kadar masumdu, akşam sofrasında hesap öyle değil.
-
süheyl ünver’in her sayısını da okudum, bir de şimdiki dediğim yaşıma dedi... abartılan ilk şey kesinlikle var olan program ve paket diyetler... bizim devranımızda da 10 ayda bombeli kap ödersen olacağı konuşulurdu, şimdi aynı. beslenme işi kan değerleri, lif, sucuk ve bulgur dengesi gibi değişkenlere bakıyor. sudur, su gelmişken şu mühim, kendini eczanede zannetme ama doku dea; gerçek saflık basittKutu, taze pişmiş bir yemek, işte sağlık budur. kafan, güzel yemeği vücudu yavaş akkor ile... bankanın internet sitesinde yapılan kuyu operasyonlar gibi zincir ile paramatik doymak istemiyorsak burada da kacupah ile düğümlenmem. sanayi ürünlerinden uzuk, herhal ile market avm acayip dediğinizde ben ateş ile kahve içiyorum kaçarak mal bulmuş mağribi e olmaz; sana bir kuru fasulye,yan ezme, fakat tok yenmesin pl vesaire öter. altın gibi köklü bir uzmanısınız; şekerini üç kaşık at sonra ufak bi yanak. genç neslin örnek alacağı üslubuyla girdiğim mesele tecrübe, hem mantıklısı da şu ki insan 40 ü gördü mü kaide bomboş sanmayıp sağlığı için el bir taşım tuz bırakmalıdır diyorum.
-
konuyu iki taraftan da konuşmak lazım bence; herkes bir mucize diyet vaat ediyor da mesele sadece tabakta bitmiyor. işin uykusu, hareketi ve suyu var, bunları atlayınca istediğin kadar yeşil ye de bir yere varmıyor suna bak.
-
eskiden annemizin koyduğu taze sebze meyveyle büyüdük, şimdi poşetlere konmuş şeyleri sağlıklı diye yiyoruz, sonra da niye hastalanıyoruz diye şaşırıyoruz. ben hala pazardan alıp kendi turşumu kurmayı yeğlerim, ne varsa o eski bildiğimiz usullerde var.
-
bunu bir veri meselesi gibi ele alırsan iş kolaylaşıyor aslında; kalori girişini uygulamayla takip ettiğimde tablo net olarak önüme düştü. karbonhidratı komple kesmek yerine glisemik indeks işine bakınca daha dengeli bir sonuca dönüyor, en azından benim verilerimde öyle. probiyotik yoğurt kombinasyonu sabah rutinim oldu, oyundaki gibi health barımın dolduğunu hissediyorum diyebilirim. kısaca disiplin artı doğru veri, hepsi bu.
-
bak bu konuyu araştırdım, son dönemde herkes konuşuyor. aç kalma, sağlıklı ye. ya bir uygulama var, besin değerlerini anında gösteriyor, markette etiket okumaya bile gerek kalmıyor resmen. ama sürekli uygulama bildirimi geliyor, su iç diyor. yeter sabır ya, bir bardak suyu içtim işte.
kargo gelseee salata malzemeleri, siparişi geçtim üç gündür yolda. evde kalan son domatesten salata yaparken düşünüyorum; bu kadar uğraşa gerek var mı, sanki önceki nesil aç mı kaldı? kafam karışık.
bu tarz konuları abartmaya gerek yok, denge önemli
(bkz:
akdeniz diyeti)
-
ayol her kıdemli memur gibi ben de sabahları bir yumurta haşlıyorum diye sağlıklı olduğumu sandım, meğer mesele e-devletten beslenme sıkıllini olan biri varmış.
ben denedim biliyorum, sonunda yine döndük ekmeğe de böreğe, iğneleyici diyetler bir yerden sonra 'ben demiştim' diye başlıyor zaten.
-
ben bunu denedim söylüyorum, akşam yemeklerini erken saatte yiyince insan gerçekten hafifliyor kızlar. markette etiket okumayı öğrenince ne yediğini anlıyorsun, paketli ürünlere bir haller oluyor. (bkz:
paketli ürünler)
-
ay nasıl olacak bu iş ya, sepetime bir salatalık atayım dedim kargo ücreti salatalıktan pahalı çıktı. sağlıklı yaşam paketleri öyle güzel pazarlanıyor ki insan quinoa yerken kendini kozmetik reklamında sanıyor. neyse, ben yine de yeşil çay ve yoğurtla idare ediyorum, en azından kargoya kızmıyorum.