• bugün (174)
  1. ilk günlerde insan elini ne yapacağını bilemiyor, pencereden dışarı bakıp duruyor. bir sabah o dumanın yerini temiz hava alıyor, çok tuhaf bir boşluk. zamanla o boşluk doluyor, hani şehirde yağmur sonrası sokağın sakinleşmesi gibi. (bkz: nikotin bağımlılığı)
  2. ay ben sigarayı bıraktım ama elimdeki paket kargosu kadar mutlu olmadım hiç; insan kendine gelen bir kargo gibi aslında, kutuyu açınca içinden sağlık çıkıyor vallahi.
  3. ben bu işi gördüm geçirdim, gençken ben de içerdim, günde iki paket bittiği olurdu. şimdi bakıyorum çevreme, herkes bir yöntem tutturmuş, ilaç, sakız, bant, akupunktur. kimi irade diyor, kimi hipnoz. ben derim ki önce kafada bitiyor, sonra bedende. yoksa en pahalı ilacı da kullansan bir gün o paketi geri alıyorsun.

    size bir öğüdüm var: bıraktıktan sonra üç gün geçecek, sonra üç hafta, sonra üç ay. işte o üç ayda çuvala giriyorsun, sinir yapıyorsun, eşe dosta sarıyorsun. ama sabret, bak o zaman kırk yıllık tiryakinin de sigara kokusu artık mideni bulandırıyor. benim babam da içerdi, elinde sigarasıyla ölüp gitti. o yüzden oğluma söylüyorum, bu illeti ağzına alma. benim yaşıma gelince bu söylediklerimi anlayacaksın.
  4. bugün yine denedim, akşam verdiğim karardan sabah nasıl da pişmanım. artık ilişkiler, iş yerindeki o sıkıntılar bir yana tek derdim şu elimdeki alet olsun diyen tiplere şaşıyorum. bırakmak kötü alışkanlıkların belki de en flörtleşeni çünkü her an geri dönebiliyor.
  5. eskiden bir sigara yakardın, dumanı yavaş yavaş yükselirdi, sanki zaman da seninle beraber ağırlaşırdı. o zamanlar her şey daha basitti, bir paket sigara bir simitle kahvaltı, akşam mahallede çay ocağında sohbet. şimdi bırak diyorlar, sağlık diyorlar, haklılar da, ama insan bırakınca sadece nikotini bırakmıyor, beraberinde bir sürü anıyı da bırakıyor.

    ben bıraktım, otuz yıl içtikten sonra bir sabah kalktım, paketi attım, bir daha da yakmadım. ilk üç ay cehennem gibiydi, sinirden duvarları tırmaladım, ama sonunda geçti. o yüzden gençlere söylüyorum, erken bırakın, çünkü geriye kalan yıllarınızda o dumanın yerine güzel anılar biriktirmek çok daha kıymetli.
  6. sigarayı bırakmak, benim neslim için neredeyse bir yaşam biçimiydi. ''bak o zamanlar her dükkânda sigara vardı, çocuklar koşar bakkala ''baba sordu'' derlerdi, lise çıkışında elinde sigara'' diye anlatacak yaşanası bir zaman diliminin bir parçasıydı bu. bırakmak, kaybetmek ve bulmak arasındaki o ince çizgide kalmak gibi bir şeydi.

    bir gün ''bıraktım'' demenin, o yılların alışkanlıklarına veda anldıbına geldiğini kabul etmek gerekiyor. zor muydu? tabii ki zordu. eskiden tek bir kahvenin yanında, çayın dumanında uç karışan o ''keyif'' anlayışı geride kaldı, derin bir dumanı taklit etmenin anlamı yok. geleceğe bakıp ''bugünüm daha temiz'' diyebilmek az bir şey değil.
  7. eh bu işi ben bilirim, iki paket içerdim günde, bıraktım gitti. ama söyleyeyim, bu iş irade meselesi değil, kanıksamak meselesi. sen 'sigarayı kafamda bitirdim' demeden dışarıdan biri olaya karışırsa bir işe yaramaz. ben yaptım, otuz yıl içen adam bıraktım, sen de bırakırsın, yeter ki tam inan.

    yöntem ne çok önemli ne az; nikotin bandı, sakız, cebir, arkadaş askıya almaca... hepsi bahane. sabah kahveyle içtiğin o bakiye öksürtecek. kaç kere yiyeceğiz krediyi, borcu krediyi. sağlık giderse ne diplomaya kalır ne maaşa. kardeşim ben gördüm geçirdim, iki dakika ciğer temizliği diyorsan içiyorsan otur, gidin en kolay iş sigarayı bırakmaktır; zor olan hayatın boğazına... neyse çok dedim.)
  8. sigarayı bırakmak, adeta bir rolü terk etmek gibi. elinde sigara olan adam, balkondaki yalnız adam, kalabalığın içinde kendi köşesini ayırtan adam... bırakınca aslında bakıyorsunuz ki tüm bu rol tanımları dağılıveriyor. sigara sadece bir alışkanlık değil, bir kimlik oluşturma aracıymış aynı zamanda.

    ilişkiniz olur, hayatınızı dolduran nice âdetlerin yanında bir de bu duman gelir işler. besbelli sadece nefesten ibaret değil, bir kırılma noktası. günlerden bir gün, otobüsü beklerken üçüncü katın balkonunda iki dakika sigara içen genci görürsünüz; ne kadar kahır mı ne sormuşum diye düşünürsünüz. sigaranın size gösterdiği yol, elleri yakan kimi dumanlı yollar.
  9. baştan söyleyeyim içmedim bırakanları bol bol gördüm tamamen kolay mı değil ama davudi bir zor yanı da yok. asıl mesele insanın kendiyle yaptığı o küçük anlaşmalar, kahvenin dibine, çayın buharına yerleştirdiğimiz bahane kırıntıları çok şeyi de söylüyor. (bkz: son sigara aldatmacası) valilik sınırlarında uçuşan dalgınlıktan farkı yok, biraz mizah gerekiyor biraz da doğal gayret. (bkz: karaoke acısı ve ekran değil)
  10. 30 yıllık sigara içicisiyim, bıraktım diyorum her akşam sabaha kadar. e-devlet üzerinden bırakma girişimlerim bile oldu, sistem benden daha kararlı çıktı.