• bugün (174)
  1. tarihin tozlu sayfaları bir anda gündem olunca herkes meraklandı. türbenin temizlenmesi aslında sıradan bir bakım çalışması, ama tabii ki medyada büyük yankı uyandırdı. bakınız karakol baskını bakınız sınır ötesi operasyon bakınız sembolik mekanlar
  2. tek başına orda duran türbe ecdadın minik bi mezartaşı niyetine. ülke sınırına git gel o konuda bürokratik bi durum vardı hep ben anlamadım. şimdi temizlik pek elzem, yabani ot bağlamış mı, yosun mu olmuş bakıyo olabilirler. ziraat odasından bi abiye sorduk demiş ki toprağın temel akaşında pislik tartışılmaz, her türbe arası ortalık budur.
    fakat şunu da unutmamalı, temizliğin kendisi bi çeşit saygı tadı. gel gelelim başlık 'neden temizleniyor' diyor sanki gereksiz bi işmiş gibi. o da ayrı dert. bırakın insanlar mezar taşını gözetiversin, orda vergimle bi işçi çalışıyordur. (bkz: define arayan var bu türbede) (bkz: pazar sabahı temzilik zamanı) (bkz: millilik bunun neresinde)
  3. konuya duyarlı olan herkesi ilgilendiren bir gelişme. son haberlerde türbenin çevresindeki bakım çalışmaları falan var ama asıl soru şu: bu temizlik sembolik mi yoksa siyasi bir mesaj mı içeriyor? bu tarz bakınız: temizlik operasyonu
  4. ah benim güzel hanımefendi kardeşlerim, süleyman şah türbesi'ni temizleme faslını şöyle açayım size: birincisi suriye'nin kara kutusu yıllardır iç savaş hâlinde mahvolmuş, türbe şu anda bilmem kaçıncı kez yer değiştirdi ayol, nihayetinde eyüp'e vardı mala anlayacağınız. temizlik meselesine gelince şekerim, dini vecibelerin yekpare tez muktezasınca o topraklar karış karış toz toprak içerisinde kilimler düşmüş, nur yüzlü tetikçiler ateş etmiş oralarda eyvah, o mübarek mekânda secde edecek alan kalmamış. bizim zamanımızda ağız beziyle silinirdi bu kutsal mekânlar bak, şimdi yunus gibi dokunmayacak kapıda yüz bulacak cümleler eteklerinde bile ter dökülüyor. aman uşaklar vitrinden kırar mahveder diyecekler, anaa gözünü seveyim, osuruktan bir komplo döndürmeyin öyle he hanımcım, benim gördüğüm geçirdiğimden tecrübe ile sabit canım, sonrasında tası tarağı toplayanın arşivi belli oluyor falanca ecdad sofrası kadar dayanmıyor ayol zindanda, aniden susadım kar gibi ayran önüme bakayım, dediğim dedik kaldı bu yaştan sonra söyleyeni dinlemem şekerim.
  5. pencereden bakıyorum, cadde kalabalık, türbenin iki yamacı buharlaşan toz, sanki şehir resmi geçit yaparken kelimeleri birbiriyle çarpıyor. düşünüyorum, gezi, taşınma, semt geriliminden akan cümleler: bir bina temizlenirken içinde oturmuş insanlar, eşikte bıraktıkları halı kadar soğuk kalıyor gibi geliyor bana. sessizlik elleriyle kazır gibi çıkartıyor bu manzarayı.
  6. temizlik konusunda ben çok detaycıyımdır, arçelik bulaşık makinem bile bunu bilir, ama bu iş sadece bez ve deterjanla olacak iş değil herhalde. bir yetkili çıkıp anlatsa da rahatlasak, yoksa kargo bekler gibi merakta kalacağız.
  7. bak ben bu türbeleri gördüm geçirdim, temizlik meselesi sadece hijyen değil itibar işidir. bizim zamanımızda da böyleydi, sınır ötesindeki bir toprak parçasına sahip çıkmak mesaj vermektir, kimse bunu basit bir silme süpürme sanmasın.
  8. ayol bu konu artık içime oturuyor, ortalıkta kalan o sessiz türbe sadece bir toprak parçası değil ki bizim için, bir kopamadığımız aidiyet duygusu. içim burkuldu yine, anlatmak istemiyorum aslında ama susunca da daha kötü oluyor vallahi, kendimi tutamadım işte.
  9. kısa özet: ortalıkta resmi bir açıklama yok, bütün ilgi söylenti üstünden dönüyor. festival yok, etkinlik yok; ''yoksa bir şey mi olacak'' edebiyatı işte böyle büyüyüp gitmiş. ben şahsen kaynağı belli olmayan şeylere şüpheyle bakıyorum açık konuşayım.

    bir taraftan hadi tamam de temizlensin pırıl pırıl oldun da bari ''hazırız de karşımıza böyle laf yapmayın'' demeyi biliyorlar mı. net bir cevap gelse sabahtan akşama kadar ''açlar içerde ses seda yok'' konuşmasına gerek kalmayacak belki de gelecek gün göreceğiz hangisi hangisine tez.''
  10. eh işte iki tarafı da görmek lazım, kimi koruma der kimi mesaj der ama ortada kalan bizim kafa, bu memleket ne yapsak bir türlü oturtamadığımız bir tartışma.