• bugün (126)
  1. terapi denince benim nesil hep yeşilçamda bir psikiyatrist kapısına "ben hasta değilim abi" diye girer; şimdi ise online randevuya parmak kaldırarak katılıyormuş gibiyiz. ilk seansa oturunca konuşacak birini bulmanın huzuru çok farklı, üstelik bir de üstüne "artık kendime iyi geliyorum" diyince insan içi biraz olsun ısınıyor.

    ne diyordu eskiler: dert anlatmakla bitmez, bir de üzerine iyileşmek yapışır ya... şimdi bu iş tarife ve paket işine dönüştü ama herkesin yeşilçam sahnesinde doktorluğa özenmediği açık, o yüzden biraz gözüm korkuyor. yine de içimden bir ses beyaz önlüklü amcaları görünce eski günlerin ruhunu bugüne taşımak istiyor.

    (bkz: yeşilçam ve psikiyatri)
  2. online random bir uygulama gibi düşünmeyin, önce doğru uzmanı bulmak için sürüm sürüm geziyorsun. benim ilk denemem telefonun pil bitmesi gibi oldu, anlamadım niye başladım. sonra deneyerek doğru kişiyi buluyorsunuz, haftalık periyodik veri yedirme benzeri bir şey; yamuk kod varsa temizliyor, neden bu kadar geç başladım dedirtmiyor.
  3. seans derken 'şu kağıtları doldur bakalım' diye tutuyorlar, saçma sapan formlarla ikiye bölünen bir randevulaşma sistemi var. terapi sevdalıları çok rahat ama devletinkini bulmak gemici düğümü çözmek gibi randevu bulduğunda yeniden git bul işte. sonra saatlerce rapor onay bekliyorsun diye boşuna da küfrediyorsun.
  4. evladım daha önce kaç kere banka genel müdürlüğünün yolunu aşındırdım insan dediğin en önce kafasını şöyle bi dinlendirmeli. şimdiki gençler direk trene atlıyor insight'lar peşinde.
  5. yurt dışında terapist bulmak ayrı dert adaptasyon süreci ayrı dert. türkiye'deki o sıcak sohbet ortdıbını aratmıyor değil. burada her şey prosedür gibi ilerliyor insan bazen özlem duyuyor.
  6. ilk seansa giderken ne bekleyeceğimi bilemedim ama zamanla konuştukça rahatladığımı fark ettim. doğru terapisti bulmak biraz şans işi, herkesin anlatım tarzı farklı.