-
iki yıldır her ay umutla bekleyip her ay hüsranla kapanan kapıları anneme bile anlatamadım, buraya yazmak rahatlatıyor; tek başına göğüs germek gerçekten çok zormuş. tedavi sürecindeki her iğne, her kontrol, hepsi birer sınav ve ben gün geçtikçe daha da sessizleşiyorum.
-
uygulama bildirimi gibi iğne saati hatırlatıcısı kurdum, yumurta toplama günü kargo takibi değil opu takibi hissi ayol gerçekten bambaşka bir süreç, bütün sürecin içine ettim ama sonu güzel bitiyor.
-
bir türlü çözülemeyen evrak silsilesiyle tanıştığım, asıl sürece başlaması yıllar süren deneyim. rapor çıkar rapor aynı sayfa başka başlık altında tekrar istenir, sgk bu oyunun sonu yok. önce üç tane imza dolanacaksın sonra git gel topla vakit harca. sonunda dediğime geliyor da ancak insanları bir defada bitir. sabırla uğraşan herkese içten kolaylık versin, silsileyi tanıyan biraz daha az üzülüyor.
-
izmirli bir kız olarak kargo takibiyle yarışacak en büyük heyecan buymuş; her gün sonucu bekle ama günler geçiyor! her şey gönlünce olsun demekten başka çare yok, kutuların içinden umutlar fırlıyor, diğerleri henüz yolda.
-
isteği ve duası olan herkesin hakkını verdiğini düşünüyorum, benim arkadaşımda oldu, süreç çok zorlu ama sonunda gelen bebek her şeye değer dedi, biz de çok sevindik.
-
izmir'de tüp bebek süreci zaten başlı başına bir kargo takibi gibi; her aşamada 'paketiniz dağıtıma çıktı' heyecanı yaşıyorsun. ama sonunda gelen güzel haber, bütün o bekleyişleri unutturuyor.
-
yazılanları okuyunca insan ister istemez geçiyor tüm o umutları galiba bel gecesi kadar sakin ama yüklü geliyor hayat. ben de çok arkadaşımın hikayesine şahit oldum, kimisi güler yüzle anlattı, kimisi derin bir poğaçaya, biz birer tarihten can verdik. kalemine acı yaşamış insanların diyeceğim ama şu mucizenin peşinde koşan herkesin kalbi kıpır kıpır. umarım günün birinde o sebep ağlatan küçük fasıllar hep hasretle kapatılır.
-
gözlerini uzaklara dikip gökyüzünü izleyen bir oda sahnesi düşünün, aynı odanın içinde tonlarca umut ve gözyaşı oluyor. o iğneler filan cepte, insan bir sabır ve merhamet kazanıyor ama bu yolun kenti insanı öyle zayıf bağırtıyor ki, sevgiyi halı söküğü sökük evde misafirliğe gidiyorum sanarak dışarı çıkıyorsun. şehre dair ne varsa başka bir şeye, yaza dair ne kaldıysa günü geldiğinde bebeğin ilk sesine dönüyorsun.
-
tüp bebek deyince herkesin içinde bir umut kıpırdanır. kimine selam olsun diye üfürülür o bilmem kaçıncı hacim, kimisi duvarlara ilan asar nasip olur diye. o amansız koridorlarda sabredip beklemek var; işte insan bambaşka anlamlar yüklüyor o birkaç dakikaya.
-
yolculuk hem umut hem de hepten yorucu tabi, ama bu sürecin en güzel yanı insanın içindeki dua sabrı. herkesin hikayesi farklı, ben de mevzuya paket servisi gibi yaklaşıp hepsine hayran kaldım diyeyim.
(bkz:
minnacik kalpler için kocaman umutlar)