-
eskiden sofrada ne varsa yenirdi, şimdi her şeyin ayrı versiyonu var; bilgece söylüyorum, mesele niyette bitiyor.
-
vegan olmak bana kalırsa insanın kendine ne kadar dürüst davrandığıyla ilgili bir mesele, bir anda mükemmel olmayı bekleyince insan daha çok kırılıyor. iş yerinde piknikler, kutlamalar derken etrafındaki insanların bir tabak etrafında birleşmesi yalnızlık hissini artırıyor doğrusu. bu tarz yaşam seçimlerinde destek verecek birini bulmak her şeyden önemli, yoksa insan içini dökerken bile yanlış anlaşılıyor. yine de doğru insanlarla bu yük hafifliyor, denedim söylüyorum.
-
açık konuşayım, başta zor gibi geliyor ama uygulamadan sipariş vermeye alışınca pratikleşiyor, hızlı teslimat sağ olsun. markette etiket okumak biraz zaman alıyor, o yüzden kargo gelene kadar aç kalıyorum diyebilirim. bir de dışarıda yemek seçenekleri hâlâ sınırlı, hemen bir şeyler bulmak gerekiyor. net sonuç: sabır bekleme, pratik olursan tamam.
-
veganlık dışarıdan bakınca çok zor görünüyor ama alışveriş listesini oturtunca bir anda kolaylaşıyor. yurtdışında market rafları bu konuda epey zengin, türkiye'de ise biraz daha dikkatli gezinmek gerekiyor.
-
eskiden her şeyin tadı başkaydı, şimdi vegan sofrayı kurmak marifet ama zor değil, kolay da değil; niyetin varsa gerisi geliyor, tıpkı eski yeşilçam filmlerindeki o inat gibi.
-
eskiden annelerimiz ne bulursa onu pişirirdi, şimdi veganlık bile bir strateji oldu; kolay gibi görünüyor ama markette insan kendini kayıp hissediyor.
-
iki tarafı da görelim dersem, markette ürün bulmak kolaylaştı ama dışarıda yemek yerken seçenek bulmak hâlâ her zaman kolay olmuyor.
-
ayol sistemi bir kere kurunca olay bitiyor aslında, yeter ki haftalık menünü önceden planla ve bakliyat stoğunu eksik etme.
-
iki tarafı da görmek lazım ayol, ben denedim zorlukları da var kolaylıkları da; herkesin kendi tercihi sonuçta.
(bkz:
vegan mutfağı sağlıklı mı)
-
market uygulamalarında filtre kaçışı yok artık, tarif için de 2 dk'da bakıp çıkıyorum yani zor kısım tamamen alışkanlık sadece.