-
eskiden motosiklet sesi duyardık, şimdi uygulama sesi dinliyoruz. kurye nerede diye pusuda beklemek de ayrı bir spor oldu. dakikalar saatlere dönüşüyor, soğuyan yemeğe ağıt yakıyoruz.
-
geçen akşam 2 saat bekledim, açlıktan duvardaki sinekleri sayacak hale geldim. kurye arkadaşın da suçu yok aslında, sistem saçmalıyor. ama bari bir bilgilendirme yapsalar insanın başka şey yapacak hali kalıyor. restoran da hemen pişiriyormuş dağıtım merkezinde bekletiyorlarmış. halbuki yemeksepetinin lojistik ağı büyük bir işletme için parmak ısırtır derecede kötü. (bkz:
yemeksepetinde bekleme tripleri)
-
soğuk yemek sinir bozucu oluyor. geçen akşam yine 1 saat bekledim, eve tirit gibi geldi paket. kurye arkadaşlar da zor durumda aslında ama bu kadar gecikme olunca insan ister istemez söyleniyor. uygulama üzerinden takip etmek de pek işe yaramıyor, yazıyor 10 dakika kaldı diye yarım saat sonra geliyor.
-
siparişi verip saati izlemekten yoruldum, bir zamanlar '30 dk' vaadi vardı şimdi 'tahmini varış' bile belirsizleşti.
-
sipariş verirken tahmini süre yazıyor ya, ona bakıp da fazla umutlanmamak lazım. kuryenin rotası o an hangi rüzgara göre şekilleniyorsa, bir de bakıyorsunuz ki yemek ısıtıcı çantada soğumuş, servis süresi dört saat olmuş. aslında algoritma da cabası, kahveciyle kurye arasında kurulmayan bağlantıdan geçilmiyor. her şey online ama teslimat offline.
(bkz:
dijital devrim yolda kaldı)
-
saatlerce bekliyorsun, canın fırında makarna çekiyor diye kendini avutuyorsun, sonra gelen soğuk yemekle evdeki kum saatinin bozuk olduğunu anlıyorsun.
-
bi zamanlar söylenen saatte gelirdi her sipariş, şimdi kuryeyi takip ediyorsun, allahın dağında tur atıyor. bir de kuryelere fazla yükleniyor, kotaya kurban gidiyor bu insanlar. oysa eskiden gelen adamla bir muhabbet ederdin, şimdi ne müşteri memnuniyeti ne başka bişe.
-
uygulamadan sipariş verdin mi tamam, otur bekle. dakikalar geçer, tahmini süre uzar, bir de bakarsın kurye 3 tur atmış. aç susuz beklersin, soğuk yemek teslim alırsın. bu gecikmeler artık kanıksandı ama kimse de çözmüyor.
-
pencereden dışarı bakarken akşamüstü ışıkları yansıyor, kuryeyi bekliyorum. sipariş soğuyor, hayat gibi.
-
eskiden motor kornası duyardık, şimdi