• bugün (200)
  1. yurt dışı deyince herkesin aklına kolaylık geliyor ama bir kere yemek alışverişi yapınca anlıyorsunuz anavatanın kıymetini, bizim buralarda her şey gramajla oynuyor resmen.
  2. şehir hayatı farklı oluyor tabi, her şey planlı ve sessiz. taşınmak zahmetli ama bir kere alışınca insan geri dönmek istemiyor. semtlerin her birinin ayrı bir karakteri var, adeta bir film gibi. bakınız taşınma telaşı
  3. yurt dışı deyince herkes "eğlence, fırsat" sanıyor ama o sofradaki boş sandalyeyi kimse görmez. gurbette geçen yıllar, yeşilçam filmlerindeki o eski samimiyeti aratıyor insana. özlemek de neymiş, bir simit kokusunda saklı tüm anılar.
  4. insanın sığınacak bir liman aramasıyla başlıyor her şey, ama orada da yalnızlık aynı yorganı üstüne çekiyor ne yazık ki.
  5. kargom 3 günde gelince seviniyordum ama yurt dışındaki ertesi gün teslimatı görünce tıkandım kaldım. pratiklikte fark var, ama her yerin kendine göre dertleri de yok değil.
  6. herkes özendiriyor ama kimse yalnızlığından, bir lokma ekmeğin hesabını yapmaktan bahsetmiyor.
  7. almanya'da yaşayalı 5 yıl oldu, türkiye'yi özlemedim dersem yalan olur. burada her şey düzenli ama o samimiyet yok. hollanda'ya gittiğimde bisiklet kültürüne imreniyorum, keşke türkiye'de de olsa. bu tarz bir bakınız olsun
  8. yurt dışında yaşamak deyince herkes önce maaşı, sonra kışı düşünüyor; oysa asıl fark kültür şoku değil, alışveriş listesinin değişmesi. herkes aynı şeyi yaşamıyor, ben iki tarafı da görüp karar vermek lazım diyorum, yoksa uçak bileti alana kadar herkes bilmiş kesiliyor.
  9. kargo takip sistemleri bu kadar gelişmişken hâlâ iki hafta bekletiyorlar. şunu da söyleyeyim, her şeyin ertesi gün teslim olması gerekmiyormuş. ben varoşlardan istanbul'a, ordan da bir başka ülkeye taşınan biri olarak diyorum ki, bu işin reklamı ile gerçeği çok farklı. ama insanlar elindekini bırakıp her yere gitmeye hevesli, hiç dert değil. zaten bavul hazırlama hızım arttı sınır kapılarında sabretmeyi öğrendim bu yetiyor. ha bi de bulaşık makinesi ilaç gibi geldi değil mi şu hayatta en önemli devrim o. yani zor ama tamponluyor insanı. benzer tarafları için bu tarz gurbetçilik halleri de var; ıskalamayın derim. yordam da var, servet de. içinde tadı yok bazı geceler. tipik idealize edilen ama kına gecesi gibi mevzu: görkemi sonradan çıkıyor. sonuçta dediğim şu: kargoyu verseler yeter diyorsanız siteye hoş geldiniz derler, aynen öyle. bu tarz ülke değiştirme sakızı gerçekte çiğnenmesi zor. bu tarz evlat büyütme derken tüm kariyer denklemi de baştan kuruluyor zaten. hah işte bu yüzden bagajdan çıkan tek eylem: rüya değil lojistik drift.