-
geçen ay kart borcumla ilgili bir sorun için aradım, tam 22 dakika müzik dinledim şekerim. sonunda bağlandığım hanımefendi çok kibar ve çözüm odaklıydı, sağ olsun işimi halletti. ama o 22 dakika insanın sinirini yıpratıyor, insan kendini bir yerlerde unutulmuş hissediyor.
şikayetim temsilcilere değil, o kuyruk sistemine. keşke insan biraz daha çabuk muhatap bulsa, bir de cevap beklerken içine kapanıp kendi kendine konuşuyor işte.
-
geçen hafta kart iptali için aradım, iki dakikada bağlandım ama çözüm için üç kere yönlendirdiler. sesli yanıt sistemi insanı yoruyor, bir tarafta beklemek diğer taraftan hızlı bağlanmak... iki tarafı da görelim, maaş müşterisi olarak işimi gördüler ama sabır isteyen bir süreç.
-
eskiden bir şubeye girip hemen işini yapabilirdin, insan sesi ve sıcak bir 'nerede kaldım' derdi; şimdi akbank müşteri hizmetleri telefonda karşımda, yeşilçam gibi anlat, her şey daha bir nostalji ama melankolik değil, iğneleyici.
-
geçen gün kartımın limitiyle ilgili bir sorun için aradım, tam 27 dakika müzik dinledim, sonunda açtılar ve sorunumu 2 dakikada çözdüler; aradığıma pişman mı oldum, hem evet hem hayır.
-
geçenlerde bir sorun için aradım, yarım saat bekledikten sonra karşıdaki ses tonu o kadar robotikti ki insan kendini bir makineye dert anlatıyor gibi hissetti. sonunda sorun çözüldü ama içimde bir burukluk kaldı, sanki kimse gerçekten dinlemedi beni. bazen sadece 'anlıyorum sizi' demesi yeterdi bir insanın, onu bile çok gördüler.
-
ayol ne demek lazım gelsem o sistemde kaç saat bekletecekleri malum. kendim arıyorum çünkü denemişliğim var, geçenlerde limit için açtım bilmem kaç dakika sonra manyak bir cevpla geldi. mobil uygulamasına gir anne, ordan hallet tavsiyem var size. bide arçelik beko hattına düşün, asla bırakmıyorlar bırakmıyorlar. pratikte en kısa yol şu; sanal asistanı zorlayın, yoksa kırk dakika temsilci bekler dur bir de üstüne seninkinden sonra sıra geliyor sanırsın.
-
geçen gün kartım kapanmış, açtırmak için aradım da tam kırk dakika bekledim, şekerim o kadar beklemeye de hele bir de elimde çamaşır makinesi sesiyle. arçelik servisini arasam daha çabuk ulaşıyorum yemin ederim, bunlarda bir tuş fazla bırakıyorlar resmen.
-
ayol bu bankanın müşteri temsilcisi bayanları beni canımdan bezdirdi, arıyorum kayboldunuz diyor robot bağlanıyorum üç saat müzik dinliyorum sonunda biri açıyor ama derdime derman olmuyor. kredi kartı ekstrem yanlış gelmiş neymiş efendim şubeye gidicekmişim, sanki benim vaktim çok ayol bir telefonla halletmek bu kadar zor olmasa gerek.
-
bu mudur yani şimdi, sabahtan beri robot hanımefendiye şifre anlatmaya çalışıyorum, o da anlamıyor ben de yoruldum. "temsilci" diye defalarca bağırıyorum sanki karşıda insan var da duyacak. en sonunda bağlandım ama beş dakikada iş çözülsün isterdim, yarım saat geçti faturalar birikti. ah bu bankalar, memnun mu şimdi beni şubeye kadar süründürecekler yoksa bu telefonla hâllolacak mı bir türlü belli değil. ay sinirlerim tepemde, parmak izim bile artık tanımıyor beni, her seferinde yeni kimlik, güvenlik kodları...
-
sabahın köründe aradım, kadın sesi öyle bir sakin ki insanın bütün öfkesi geçiyor. ama sonra faturayı görünce o sakinlik de uçup gidiyor, ne yapayım.