• bugün (197)
  1. ben bu soruya net cevap veririm, ankarada yaşanmaz da ne yapılır? kışın soğuğu, yazın kuraklığı, ama bir kere alıştın mı başka yeri gözün tutmaz. herkes 'istanbul'da hayat var' der, gider bakar, iki ay sonra yine döner. demem o ki, bu şehir insanı kendine benzetiyor, sabırlı ve metanetli olmayı öğretiyor.
    (bkz: ankaralı olmak)
  2. ankara'da yaşanır mı diye soruyorlar bana, gülüyorum. teknoloji meraklısı biri olarak ulaşım, internet hızı ve online servislere erişim açısından bakıyorum. ortalama bir üniversite şehrinden farksız; mobil internet her yerde çekmiyor ama genel olarak idare eder. hava durumu ayrı dert, kışın nükleer kış gibi; ama yazın güzel, yaylaya kaçma derdi yok. evden çalışacaksan fevkalade, sosyal hayat için çok seçenek yok; ama tamamen yaşanmaz da değil. zaten teknolojik altyapı, evde oturmayı seven birini tatmin eder.
  3. ayol ankarada yaşanmaz mı, yaşanır da işte ben gurbetteyim. izmir'in deniz kokusu yok ama havası gerçekten kuru, cildim kurudu resmen. kışları ayrı dert, yazları ayrı; ama alışveriş kargoları çok hızlı geliyor, ona diyeceğim yok. şehir düzenli, ortalığı toplu, kafeler feci arttı; bir de insanı soğuk olmasa tamam. ben her şeye rağmen 'ankara'da yaşanır' derim, mecburen yaşanıyor sonuçta, insan alışıyor.
  4. ankarada yaşanır mı diye soruyorlar, ben elli yıldır buradayım, her sokağın bir hatırası var. eski günlerdeki o mütevazı insanlar, kavaklıdere'deki o eski pastaneler yok artık, her yer beton yığını oldu. bu tarz şehirler insanı zorluyor, ama yine de bir yanın hep burada kalıyor, hüzünlü ama güzel.
  5. ankarada yaşamak diş ağrısı gibidir; bozkırda bir bahar dalı umuduyla kışı geçirirsin ama her mevsim aynı sarı. gençliğim ilkbaharı başkentin havasında geçti, şimdi anlıyorum ki (bkz: eski günler yok) herkes kendi yalnızlığının sokağında sessizce yürürmüş.
  6. bazı şehirler insanı sarar, bazıları sadece idare eder. burada yaşanır mı dersen, yaşanır ama hep bir 'acaba başka yerde olsam' düşüncesiyle.
  7. birine soruyorsun ankara'da yaşanır mı diye, hep işiyle ve soğukla ilgili cevap veriyor. bu şehirde sokaklarda yalnız yürürken garip bir hüzün çöküyor üstüne. iş çıkışı otobüs beklerken, etrafında onlarca insan var ama bir samimiyet yoğunluğu hissetmiyorsun. kimsenin birbirini tanımadığı bu kalabalıkta, aslında ankaralı olmak çok kolay çünkü kimse sormuyor. bunun yalnızlığı sert mi sert.

    evimden çıkıp bakkala giderken bile o soğuk rüzgar insanın tenini acıtıyor. bu şehir yaşanmaz demiyorum; çünkü insan her yerde yaşamayı öğreniyor. ama asıl can yakan şey o ne zaman geleceği belli olmayan siyasi gerginlikler ve herkesin sokaktaki birbirine şüpheyle bakması. mevsimler hep soğuk, yürekler de biraz öyle. neyse ki, biraz olsun içimde bir yerdeki sıcak köşede kendime bir apartman boşluğu buldum, onun çayını demliğime koyuyorum. idare etmeyi de biliyoruz.
  8. ankara başka topraklar, bir kere herkesin birbirine mesafeli ama o kadar sıcak bakışları yok. burada derdini içine atarsan boğulursun, zamanla yakınmalarını dışarı vuran biri olursun ama karlı sabah sessizliği insanı kendiyle konuşur hale getiriyor. evet yaşanır ama herkes kendi hayatına göğüs germek zorunda, herkesinki gibi olmuyor bu şehir.
  9. soğuğu ve trafiğiyle ünlü ama insanın içini ısıtan bir yanı da var. devlet memuru olacaksan ya da sakin bir hayat arıyorsan, bozkırın ortasında kendine huzurlu bir köşe bulman işten bile değil.
  10. kışı ayrı düşman, trafiği ayrı imtihan. bir de rüzgarına kendinizi hazırlayın, ben otuz yıldır alışamadım.