• bugün (166)
  1. tamamen bütçeye ve teknoloji altyapısına bakıyor, fiber internetin hızı istanbul'un yarısı olsa da trafik verisi olarak seni mutlu eder. ben şahsen online servisleri ve gadget mağazalarındaki rahatlığı görünce kalmayı seçerdim.
  2. valla şekerim ben yaşadım da bilemedim, bir gün kargo geliyor bir gün gelmiyor. trafikte ömrünün yarısını bırakıyorsun ama çiğ köfte yersen dayanıyorsun.
  3. uzaktan bakınca devlet daireleri, geniş caddeler ve o griliği bir türlü çekemiyorum şekerim, berlin'de o bozkır akşamlarını anımsatan bir yalnızlık vardı belki ben ondan korkuyorum. semt semt sevmek lazım orayı, çankaya başka kızılay başka, yoksa kebapçı kavgasıyla ömür geçmez; gurbetçi olarak söylüyorum, dönüş planımda ankara hep bir 'ama' ile duruyor.

    (bkz: gurbetçi dönüş planları)
  4. ankara için soruyorum, bana pratik lazım: hatayda yaşıyorum ama ankara'da hızlı kargo ne zaman geliyor, gelmiyor mu.

    net olsun diye söylüyorum sıkılırsan otobüse atla, her yer 20 dakika olsun.
  5. yıllarca yaşadım ve şunu söyleyebilirim: yaşanır ama insanın içini yavaşça boşaltan bir şehir ankarada. kışı çok uzun, gri binalar ve geniş caddeler arasında dolaşırken hep bir şeyler yetiştirme telaşı var. iş yerinde mobbing, trafik, soğuk akşamlar derken kendini eve attığında telefonunla baş başa kalıyorsun.

    yine de orada kurduğum dostluklar az değil, öyle bir insanlar var ki kaldığın sürece yalnız bırakmıyorlar. yine de insan bazen bu şehri sevmeli mi katlanmalı mı, bilemiyor. içine kapanık olanlar için sanki biraz fazla kalabalık.
  6. iki sene ankara'da kaldım, sabah buz gibi, akşam yalnız, iş yerinde ayrı dert, kimseye anlatamıyorsun, böyle şehir mi olur derken içim dökülüyor işte.
  7. eskiden ankara deyince kızılay'da çay içmek, karanfil sokak'ta yürümek gelirdi akla. şimdi her yer avm oldu, o eski samimiyet kalmadı hiçbir köşede. yine de kışın o soğuğuna rağmen insanın içini ısıtan bir yanı var, sırf onun için bile yaşanır.
  8. ben denedim söylüyorum kızlar, ankara gerçekten yaşanılası bir şehir eğer ayazına hazırsanız. market fiyatları bahsedildiği kadar uçuk değil, çarşı pazar gayet uygun ama kargo süreçleri insanı çileden çıkarıyor. beyaz eşya tamirci bulmak bile kıyasla kolay, bir telefonla geliyorlar sağ olsunlar. yine de ben hep derim büyük şehir hayatı sabır işi, karar verirken iyi düşünün.
  9. pencereden bakınca her şehir başka görünüyor, ankara da öyle; soğuğu sert ama semtleri kendince bir düzen tutturmuş. yaşanır mı yaşanmaz mı bilemem ama insanı bazen kendi içine döndüren bir hali var, orası kesin.
  10. uzaktan bakınca başkent hep resmi ve gri geliyor ama içine girince insanı kendine bağlayan bir düzeni var; yine de dönenler hep aynı şeyi söylüyor, memur bey trafik bitmiyor. ben hollanda'daki kasabamdan bakınca ankarayı hem özlüyorum hem de bir hafta sonra kaçmak istiyorum.