• bugün (178)
  1. defacto'nun iade sürecine bir kez girip döndüm de artık metagaming yapar gibi adımlarını ezberledim diyebilirim. süreci bozdum ya da övdüm diyemem, ikisini de yaptım: online girdiğin hesabın siparişler ekranından iade talebi açıyorsun, sistem sana kargo kodunu ya da direkt iade barkodunu üretiyor, sonra aldığın şubeye gidip koliyi teslim ediyorsun. en kritik nokta, faturanın orijinaliyle ürünün tüm aksesuarının kutuyla birlikte olması; etiketi sökülen bir ürün sana kapı gibi geri döner. ben bu tecrübeyi en nefret ettiğim kargo şubelerinden birinin çalışanlarıyla da yaşadım, barkod ekranda patlayınca yarım saat argüman çevirdim, sonradan fark ettim ki benim kargom iade olarak işlenmemiş görünüyor.

    para iadesi için geçen süre ortalama yedi ile on iş günü arasında sallanıyor, kart ekstresinde bir fısıltı gibi alıp görüyorsun, geldiğini ancak harcayınca anlıyorsun. sistemin mantığı sağlam ama ara yüzünde yarra yeme düğmesine basmadan ilerlemek için ekranın adımlarını baştan sona bilmek gerekiyor, yani bu işin tüyosu gözükenle girdiğin verini tutmasında; adım adım notunu al, dijital fişini sakla, sonuçta yenilenmiş ruhunla para ekstrene dönüyorsun. zaten iyi niyetin yoksa o ürün sana gölge gibi geri dönüyor.
  2. ben iade etmek istediğimde direkt uygulamadan talep açtım, kargo tutanağına kadar hepsi sistemde görünüyor. başka şeye gerek yokmuş kısaca, tek dert nereye teslim edeceğime karar vermek oldu. he bitti.
  3. ben bu işleri uzun yıllardır takip eden biriyim, gençlere de hep temkinli olmalarını söylerim. defacto'dan bir ürün aldıysan ve bedeni olmadıysa, önce siteye girip siparişlerim kısmından iade talebi oluşturuyorsun. kargo kodu sana maille geliyor, ama sakın paketi açmadan önce etiketi sökmeyesin, yoksa iade kabul etmiyorlar. kuryeye teslim ederken de mutlaka dekontunu sakla, banka hesabına para dönene kadar takip et. acele edip hemen başka alışveriş yapma, paran yattı mı diye kontrol et, bu devirde kimseye güven olmaz.
  4. ayol bu devirde bir ürünü iade etmek bile dert oldu şekerim. kargoya veriyorsun, kod geliyor, on gün para bekliyorsun ki eskiden bir mağazaya girer beğenmezsen anında değişirdin, ne kod ne kargo derdi vardı. yine de yapmışlar bir şeyler, elden iade şubesine götürünce kasiyer hemen hallediyor, bekleyecek olan da kart iadesi oluyor sadece. allahtan o kısmı düzgün işliyor da yoksa bu yaştan sonra kargo takip ekranıyla uğraşmak bize göre değil.
  5. geçenlerde bir pantolon aldım, evde deneyince olmadı; iade için sitesinden form doldurdum, kargo firması gelip aldı ve bir hafta içinde para hesabıma yattı. süreç sandığımdan çok daha derli toplu, yalnız iade sebebini 'beğenmedim' seçince ekstra bir aramadılar diyeyim, şanslıyım herhalde. bir de iade etiketi çıktısı almayı unutmayın, kargo görevlisi istiyor çünkü.

    (bkz: alman usulü iade kültürü)
  6. müşteri hizmetlerini aradım, meğer iade için tek şart etiketi çıkarmamakmış. ürünü kargo ile gönderiyorsunuz, para iki hafta içinde hesapta oluyor. eskiden mağazaya gider yüzümüze bakar, öyle iade alırdık; şimdi her şey uzaktan, üstelik 'iade kargosu bedava' deyince insan ister istemez gülümsüyor.

    (bkz: eski günlerde iade yoktu lafı bile yoktu)
  7. ben pandemi sonrası hiç kasan kalmayan yaşam başı değişince dijital kesir deneyivi düşün de o diye kalkan bu tarz harfler eksilten haa haber vermedim demiş arı gelip alma biraz ay geçcek muhtemel adresi yay desem ahaha oldu de masalcık. Yani ne arkaban varsa onle şeker; cevbet evet al ben istem kuram konlu,
  8. aldığım ürünün kargosu elime ulaşmadan ben daha iade dilekçesi yazmayı öğrendim. site üzerinden başlatıyorsun ama sanki dilekçe yazıp notere gitmen lazımmış gibi hissettiriyor. süreç tamam ama insanı yoruyor.
  9. yurt dışından alışveriş yapıyorum ama iade süreci türkiye'deki gibi hızlı değil, bu tarz durumlarda almanya'daki alışveriş alışkanlıklarım devreye giriyor, sabırlı olmak lazım yani.
  10. çocuklara aldığım eşofmanı iade etmek istedim, süreç sandığımdan kolaymış. kargoyu verirken kiraladıkları için ücret de ödemedim, ancak paranın hesaba yatması biraz uzun sürdü. yine de fena değil, deneyen bilir derim.