-
otuz sekiz yıllık hayat tecrübemle söylüyorum, ikisinin de derdi kendine göre. evliyken evin beyaz eşyası bozulduğunda garanti belgesini nerede sakladığımı hatırlamaya çalışıyorum, bekar olsam belki çamaşır makinesini bile alamazdım.
(bkz:
bulaşık makinesi bizi evlendirdi valla)
-
31 yaşına geldim, hala cevabını bulamadığım soru. evli arkadaşlarım 'aman sakın' derken, bekar olanlar 'keşke' diyor; ben ise geceleri yalnız uyumanın huzuru ile sabahları kimsenin sesini duymamanın yalnızlığı arasında gidip geliyorum. belki de cevap, kimseye tam anlamıyla ait olamamakta ve bu düşünce beni hem korkutuyor hem özgürleştiriyor.
-
kırk yedi yıllık hayatımda ikisini de denedim şekerim, evlilik düzen getiriyor ama bekarlık da insanın kendi hayatını yaşaması demek. teknolojiye nasıl temkinli yaklaşıyorsam bu konuya da öyle yaklaşıyorum, sonuçta herkesin kendi yol haritası var, ben sadece yol gösteririm. yalnızlık kötü değil, kötü olan yanlış insanla evlilik, onu da ben gördüm geçirdim.
-
bu soru beni her akşam mutfakta yoga yaparken etkisiz bırakıyor. evlilik uzun bir yolculuk; peki ama o yolu bitirecek enerjim mi var? izmir'de martılar eşliğinde yalnız kahve içmek de bana huzur veriyor. bekarım diye algılanama durumu yok ya, bu şehir renkli, sokaklar insan dolu. ister evlen istersen git, ama önce kendinle kaldığında mutlu olacaksın. ben evet deyip evlensemde 15 e-ticaret paketi kuzenin köşesinde bana sakin mi olur? orası malum da artış kaçınılmaz: kocan'a da sevgilililer gününde teslimatlarını süslemek lazım.
-
evlilik mi bekarlık mı derken eski günlere gidiyorum, Yeşilçam filmlerinde her şey daha masumdu. şimdi herkes birbirine dijital ekranlardan bakıyor, aşk meşk nerede kaldı, oturup düşünüyorum. evlilik malum bir sürü sorumluluk, ama bekarlık da yalnız başına çorba içmek gibi; eskiden ne kadar güzel ısınırdık şimdi ne kadar üşüyoruz diyor insan.
-
şimdi evliliğin kargosu 3-5 iş günü sürüyor, bekarlığınki aynı gün teslim. ben hızlı teslimatı severim, kalsın bekarlık.
-
evlilik mi bekarlık mı diye soruyorlar, sanki ikisi de dertten başka bir şey değilmiş gibi. evliysen kaynanan, bekarsan yalnızlık çöküyor, hangisi daha iyi bilinmez. ama şu bir gerçek ki, hangi yolu seçersen seç, sonunda sgk'ya gidip evrak derdine düşüyorsun, ondan kaçış yok.
-
iki tarafı da gözlemci olarak değerlendirince evliliğin de bekarlığın da kendine göre artıları var. sadece hangi ortama girip çıktığına göre değişiyor gibi, dengede kalmak önemli olan.
-
ikisinin de kendine göre derdi var, bekarlıkta yalnızlık çekiyorsun evlilikte de özgürlük özlemi, karar senin.
-
iki tarafta da tezgahtarlık yapan var, evlilik ticari bir sözleşme bekarlık ise sürekli tadilat gerektiren bir proje gibi.