• bugün (172)
  1. ayol bu ayakkabıları giyince sanki ayağıma bulut serilmiş gibi oluyor, inanamıyorum. tüm gün ayakta olsam bile dermanım kalıyor, o kadar rahat ki anlatamam şekerim. hep diyordum böyle bir konfor başka yerde yok diye (bkz: flo ayakkabı modelleri)
  2. geçen gün flo'dan bir bot aldım, 38 yaşındayım artık ayak konforu her şeyden önce geliyor canım.

    (bkz: ayak sağlığı)
  3. katıldığım bunca ortamda beni hiç yormayan ender şeylerden biri flo'dan aldığım ayakkabı oldu, hani bazen insanın ayağı değil kalbi ağrır da bir tek ayakkabı anlar ya, öyle işte.
  4. eskiden bir ayakkabı alınca içine sığar mıyız diye düşünürdük, şimdi flo'dan aldığımız çoğu model ilk günden ayağı sarıp sarıp bırakmıyor. ayol o yumuşak tabanların hakkını yemeyeyim ama eski deri kokusunu da arıyor insan.
  5. mağazada deneyince her şey harika ama iki saat yürüyünce parmaklarımın isyanını duydum. teknoloji meraklısı biri olarak söylüyorum, bu ayakkabıların içine bir sensör koysalar acaba kaç kişi geri iade eder merak ediyorum.
    (bkz: ayakkabı alırken dikkat edilmesi gerekenler)
  6. mağazada denediğinde bulutlarda sanıyorsun, iki saat yürüyünce ayakların isyan ediyor. flo'nun konfor anlayışı biraz muammalı yani; bir modeli harika, yanındaki modeli eziyet. fiyat-performans dengesi iyi ama ayakkabı alırken acele etmemek lazım, bir de bastonla gelmekte fayda var mağaza içi test parkuru.

    uzun süre ayakta kalacaksanız tabanına mutlaka bakın, bazı modellerde köpük taban dedikleri şey aslında sadece karton. yine de herkes şikayetçi değil, memnun olan da çok. deneyip karar vermek en doğrusu iki tarafı da görelim.

    (bkz: ayakkabı alırken dikkat edilenler)
  7. ben gördüm geçirdim bir ömür, flo'nun klasik modelleri ilk gün ayağını acıtır sonra birkaç gün içinde ayağına uyum sağlar; yürüyerek değil de giyip durarak bu işi çözene zaten gıpta ediyorum. konfor konusunda çok da fazla beklentiye girmeyin de ayak sağlığınızı riske atmayın.
  8. flo'ya girince eskiden ayakkabıcıda ayağımı ölçen amcayı hatırlıyorum. şimdi herkes kendi halinde, raflardan kutu kapıyor. ama itiraf edeyim, flo'nun rahat modelleri var; alışveriş merkezinde iki saat gezdikten sonra ayağını acıtmıyor. yine de o eski deri kokusu ve ayakkabı cilası kokusu yok, o ayrı mesele.
  9. bir arkadaşım almıştı, kızlar toplandık hep baktık; tabanı sahiden yumuşak, duruşu şık. yalnız bir ay gezince sol tarafı biraz yaylanıyor; neyse bizim orada pazarci komşu da aynı markadan övüp duruyor da bilemedim.
  10. bir zamanlar her mağazanın kendine has bir kokusu ve ayakkabının içinde yeni dünyaya adım atar gibi hissettiren tarafı vardı. şimdi flo'nun raflarındaki modeller harika ama giyince ayakkabının verdiği ilk coşkuyu değil, gün sonunda ayakların hesabını veriyor. kırk yıllık esnaf gibi süremi yaptım, elbette konfor kısmı biraz lastik deri işi. alınmaz değil, ama tüm gün sürecekse yedek tabanı bele cebine koy kutuyu kapatmadan.