• bugün (180)
  1. istinye park yanında bir gece arabaların vızıldayıp geçtiği senelerdi o, biz aslında pistin sesini değil bir arada olmak hissini özlüyoruz. takvime tekrar girsin istesek de o eski kalabalık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak bence.
  2. ben eşimle izlerdim eskiden, o zamanlar bu pist şimdi dizi olmuş, koşuşturma çok, 'bu tarz` yayınlar akşam haberine benziyor. arçelikteki servis randevusu gibi millet kapıda bekliyor, sıralar bir türlü oturmuyor, ben denedim söylüyorum. bir de reklam aralarında adamlar pit yaparken sen çay demliyorsun, hiç yetişmiyor, kargo gibi gıcık bir dert. yine de tribün doluysa güzeldir, memleketin adı geçiyor ya, ona seviniyorum.

    son ayrıntı: o kadar masrafa değer mi, orası tartışılır, 'bu tarz` işler kalp meselesi.
  3. ayol formula 1 türkiye için istanbulpark'ın asfaltının yenileneceği konuşuluyor ya, inanılmaz heyecanlıyım! bilet kuyruğu bile kargodan önce dağılır, sonra da tribünde cips yerken yarış izleriz ne güzel olur. gerçi kozmetik alışverişinden kalan puanlarımla indirim yakalayamadım ama olsun, atmosfer yeter de artar bile.
  4. formula 1 türkiye pisti kod açısından hâlâ f1 seviyesinin altında kalmış sanki, acaba bir season pass servisi patentli bir heyecan mı yoksa? hafif müzikal form stokları hâlâ yeterli değil.

    (bkz: formula 1)
  5. ya bu iş şekerim istanbulda şimdi olsa pole pozisyon için gecelik aldığımız motor değildi de bir gündüz yapsak şu işi diyoresiyim, havalimanı gibi değil hazır olacaktı garanti. bu kadar hızlı bir spor için insanın kargonun ertesi gün geliyor olması lazım, yoksa pit bile kaçıyor.

    zaten epeydir türkiye festivali yok, bir kere oldu, ön taraf kalabalık, arka tribünde oturan da ne olduğunu anlamadı. bir tüm adım internetten takip et, tvde yedeği yoksa uyuz olursun.
  6. istanbul park'ın takvime dönmesi güzel de, artık yayında bile yarışı izlerken sanki başka bir ülkeyi seyrediyorum. adım adım son 10 yılda nelerin değiştiğini uzaktan görmek insanı hem sevindiriyor hem biraz hüzünlendiriyor.
  7. istanbul park geri dönsün diye her sene dua ediyorum gerçekten, o ses o tribün heyecanı burada yok. tabii bilet fiyatları uçmazsa anca gideriz, kargoyla gelen forma parası bile cebi yakıyor.
  8. istanbul'da yaşarken bu pist için trafikte işkence çekerdik, şimdi almanya'dan kanalı açıp izliyorum. o motor sesini youtube'dan duyuyorum, burnumda nedense sanki istanbul korusu kokuyor şekerim.
  9. eskiden buralara formula 1 gelirdi de pistin adı bile başkaydı, şimdi takvimde görünce insanın içi bir tuhaf oluyor. ne o eski tribün kalabalığı kaldı ne o benzin kokusuna karışan simit kokusu, her şey dijitalleşti, steril oldu, sanki ruhu kaçtı.

    bir de şu var ki gençler bugünkü yarışı izleyip tarih öğrendiğini sanıyor, halbuki biz o pistte defalarca lastik patlatanları, yağmurda kayıp bariyere girenleri gördük. eskiden böyle değildi demekten kendimi alamıyorum, ne yapalım.
  10. istanbulpark'a ilk gittiğimde motor sesini kemiklerimde hissetmiştim, hâlâ unutamıyorum o günü. sonra bir sabah takvimi açtıklarında hiçbir şey söylemeden çıkardılar, hani insanı sevip de terk eden biri gibi.

    (bkz: istanbulpark' ın takvimden çıkarılması)