• bugün (165)
  1. yıllar sonra bir akşam arkadaşlarla açtık, hollanda'da olduğum için oradaki yorumlarla bizimkini karşılaştırdık; burada da tepkiler aynı, ilk sezonların bende bıraktığı iz hâlâ capcanlı. mesafe uzak olsa da ilk günkü heyecanı hâlâ özlüyorum, kimse son sezonu unutmadı. (bkz: capcanlı)
  2. sekiz sezon boyunca karakterlerin arc'larını not aldım bir kenara, kimin hangi sezon hangi hamleyi yaptığına kadar izledim, sonra final geldi ve ben resmen elimde defter sözlerim havada kaldım. dany'nin ani gidişatı, jaime'nin dönüşü, bran'ın sonu... hepsini tek tek not etmem gerekti çünkü beynim bu kadar hızlı bir tutarsızlığı işleyemiyordu

    esas olay pacing'dir, kitapta sayfalar alan bir dönüşüm iki sahnede hallediliyor, fan servisi diyar diyar dolaşıyor, hbo'nun bütçesi ise cin gibi her karede kendini gösteriyor ama senaryo tarafı ya yorgun ya da aceleye gelmiş durumda. sonuçta iyi bir yapımdan kötü bir final nasıl çıkar sorusunun cevabı bu dizide adeta ders gibi duruyor, ben de izleyen herkes gibi hayal kırıklığıyla kapatıyorum konuyu.
  3. benim jenerasyonum finali tartışması gereken bir dizi izleyeli çok olmuştu. dizi bittiğinden beri ortalık hep 'keşke olmasaydı' ile dolu. çocuklar sürekli daenerys'i konuşuyor, oysa asıl tehlike her zaman bankadaki faiz oranlarıymış. cersei aslında hiç ölmedi, banka genel müdürünün içinde yaşıyor diyorum ama kimse dinlemiyor.

    bence insanlar konuyu çok abartıyor. dizi demişken, efendim, bir dizinin finali hayatımızdaki en büyük trajedi olamaz. krallar, ejderhalar, buz devleri... bütün bu kalabalığın içinde asıl ders tabii ki taht kavgası, ama tahtlar zamanla yıpranır. ben dizi bittikten sonra en çok sağlam olan şeyin şifreleri not etmek olduğunu gördüm, bakın bu ciddi bir öneri.
  4. daenerys'in yanışı ile yeşilçam'ın son demlerindeki acımasız final sahnelerinin aynı kaderi paylaştığını düşünüyorum. eskiden olsa, bu kadar büyük bir hayran kitlesi bu kadar kötü bir final yazarlarına asla affettirmezdi, her şey vaktiyle daha mı adildi ne.
  5. finali izlediğimde ben de dany ile birlikte yanmıştım, herkes gibi ben de 'bu mudur ya' dedim, dokuz sezonluk efsaneyi bitirdik ama içimde hep bir 'dragon' eksikliği kaldı.
  6. yıllarca herkesi uyardım, bir dizi bu kadar karakteri ve hikayeyi 8 sezona sığdıramaz diye, dinleyen olmadı. finaldeki o acelecilik, benim 40 yıllık tecrübemde gördüğüm en kötü proje yönetimi örneğiydi; baştan beri bilirdik ama yine de üzüldük.
    (bkz: acele işe şeytan karışır)
  7. ben bu diziyi baştan sona izledim, her bölümünü değil ama çoğunu, finalde o kadar acele etmeselerdi millet bu kadar kızmazdı. karakterlerin hepsi birbirine girdi, ben de ev işi yaparken izliyordum, sonunda ne olduğunu anlamadım doğrusu. bu tarz dizilerin sonu hep böyle oluyor, başlangıca bakıp da sona üzülüyorsun.
  8. arkadaşım bana son bölümü anlattı, ben de çay demlerken dinledim. meğer o taht işi öyle bitti, o kadar yıl takip ettik ama sanki dizi bitmemiş de yarım kalmış gibi. biz bursa'da beyaz eşya alırken bile yıllarca arçelikçiyle muhattap olup sonunda istediğimizi alıyoruz, onlar öyle mi yaptı? hiç beklemezdim doğrusu.
  9. finali izleyeli epey oldu ama hala şu merdivenlerde oturmuş gibi hissediyorum, sanki yan sokakta bir ucu eksik kapı vardı. hep sakin sakin izledim, betimlemeleri sorgulayan tiplerinden degilimdir; ama can alici anlarda bile sanki perde arkasında bir yanlış mendil tutulduğunu gorduk. hayat gibiydi basligin basindan sonuna kadar, her yon depise de son kisi aynı isimle cıkmıyor, herkes kendince kucak açıyordu valyria benzeri mutlu sonumuza.
    sakin biri olarak şoeyle donecek: izleyenler bilir, en onemli karakterler bile bir anda birilerine primelik yapıyor. ama final benim oturma odamdaki halimi bileğiştirmedi yani yoo cok da umutsuz olmadım. o denge kurgusu hic oturmadi derler ya, biz de alkislamadık, sadece
  10. daenerys'in halini görünce yıllarca izlediğim diziyi uçan ejderha ile çöpe attım, senaristlerin dudağına bir paket cilt maskesi yapıştırasım var.