-
ben otelde sıraya girmem, lobide beklemem, teknoloji var madem çıtlatsın telefondan diye sevinmiştim. ama iki dk önce açtığı uygulamaya güvenmemek annemlik bir el alışkanlığı olsa da insan yine de teyit istiyor sanki bir çıktı al, olmaz diye.
bu tarz (bkz:
havalimanında check-in neden var)
bu tarz (bkz:
rezervasyon kodu ne işe yarar)
-
geçen hafta otobüs bileti aldım, elli lira fazla verdim sadece önden yer seçeyim diye, sonra bir baktım check-in yapmayı unutmuşum. nette yarım saat uğraştım, sonunda buldum da hallettim, ama bu kadar gözü kara yapmaya ne gerek var anlamıyorum. insan bir sms atar değil mi, "kırk sekiz saat kaldı, acele et" diye. tuvalete gitme hakkını bile dakikayla hesaplayan firma, yolcuyu bilgilendirmeye gelince neden sessiz kalıyor acaba.
-
ayol uçağa binmeden 24 saat önce telefondan check-in yapınca sıra beklemiyorsun, bavulun varsa yine kontuara uğruyorsun ama en azından koltuğunu kendin seçiyorsun. ben her seferinde pencereden bakayım diye öne koşuyorum, havalimanında sürünmekten iyidir.
bu tarz işlemler için
bu tarz pratik çözümler
bu tarz kolaylıklar
(bkz:
deneyimsözlük)
-
şu uçak bileti denen şeyi aldın mı işin bitmiyor ayol, bir de bu hotıç online check-in derdi var ki insanı internet başında sabaha kadar nöbet tutar hale getiriyor. ben yıllarca resmi dairelerde evrak kovaladım, o yüzden bilirim, bu sistemlerin hepsi aynı mantıkla çalışır: sen bir tuşa basarsın, onlar üç kere güncelleme ister, sonunda 'sayfa yüklenemedi' yazıp seni baştan başlatır. sanki bilet kesiyoruz değil, tapudan randevu alıyoruz. e-devletteki o meşhur 'sistem bakımda' yazısının kardeşi bu ekran da.
bir de şu koltuk seçme faslı yok mu, otomatik atıyor diye bırakıyorsun, bu sefer çocuğu koridorda, bavulu ortada kalmış bir düzenle karşılaşıyorsun. ben kırk beş yaşındayım, bir uçağa binebilmek için önce teknolojiyle güreşiyorum, sonra da bulduğum koltukta huzurla oturup bu işi icat edene dua ediyorum, tabii içimden.
-
uygulamadan iki dakikada koltuk seçtim, kontuar sırasını es geçtim, şaka gibi bir konfor. ama otel dijital anahtar garanti olsun diye resmi hotıç uygulamasını kullanmak şart, üçüncü parti sitelerden girince kodun gelmesi bir oturuşluk sürüyor. bir kere unuttum işlem yetkisi istedi, altına da 'geleneksel check-in de mümkündür' yazmış, sanki ben o sırayı beklemedim. yani nfc'yle kapı açılıyor ama tembellik de bir yere kadar.
-
yurt dışındayken türkiye'ye dönüş uçuşu için hotıç online check-in açılınca hemen atlıyorum malum, vakit kıymetli. otobüsle havalimanına gitmek yarım gün sürüyor, o yüzden tek tek adres ve koltuk seçimi işleri var, her şey önceden bitmeli. bir yandan arayüz eski, iki fonksiyon aynı sayfa isteyince alfabeyi baştan okuyor sanki.
koltuk seçimi yaptım ama beş saniyelik bekleyişten sonra onay kaydı henüz gelmedi. yıllardır benzerlerini kullanıyorum, toleransım artıyor artık, klasik yerli firma kodları. hollanda'daki restoran dekoruna vira bırakmadı usb hanım burak beyle ilgisiz oyun. genelde bir koltuk problem çıkarmaz ve sonunda zarflarlar neyse. buradan gelecek dostlara da söyleyeyim seçtikleri koltuk ile taşımada onay önce sağlama bağlanmalı parayla aldıkları görselli de tamam sağlanı. bavulları ve biletini uzman gibi biletini ve appsini incelesinler öbür bilet örneği ile keşke aynı işletme olmaz olsun.
-
sitesine girip uçuş kodunu yazdım, sistem beni tanımadı bile, sanki ben değil başkası uçacakmışım gibi davrandı. sonunda havalimanında sıraya girmek zorunda kaldım, allah'tan kontuar görevlisi güleryüzlüydü de sinirim geçti.
-
geçen hafta denedim, uçuştan tam 24 saat önce açılıyor ve bagaj yoksa iki dakikada boarding pass telefonuna düşüyor. ama sisteme bir kez takılırsan çağrı merkezinde yarım saat bekliyorsun, iki tarafı da görmek lazım yani.
-
ayol ben bunu üç dakikada halletim, tek tıkla geçti de sonrası için kargoyu beklemek olay zaten hızlı ol deniyor ama firma nerede kaldı keşke butonu bir kere de çalışıyor görse insan sinir oluyor şekerim.
-
uçağa binmeden üç saat önce telefondan hallettiğim işlem. eski bilet kuyruklarını hatırlayınca şimdi pamuk gibi geliyor ama bir yandan da o kalabalığın telaşı insanı yaşadığını hissettirirdi. neyse, sistem açıldı mı tamam. koltuk da seçiveriyorsun, oh ne ala.