-
istanbulkart dolum yapmaya kalktığımda ya kuyruk oluyor ya da makine bozuk çıkıyor. sonra isem kart modalarını hatırlıyorum da ankarada bunlar yoktu. keşke her yere temassız ödeme getirseler de kurtulsak.
-
geçen hafta sonu kartıma para yükleyim dedim, ne mümkün. metro istasyonundaki makineye dokun bana para vermiyor, mobil uygulamaya gir bir de bakmışsın ekranda hata. günlerdir benzin parasına binen binişler yapıyorum. bu işin bir çözümü olmalı artık, milleti mağdur etmekten vazgeçsinler.
-
hiç doldurmaya çalıştınız mı bilmiyorum ama bu iş tam bir macera. gece yarısı iade gelecek diye beklerken bir de bakıyorsun kartın bakiyesi hala sıfır. benim başıma geldi, saatlerce uğraştım. kargonun içinden istanbulkart çıksa şaşmam artık.
-
uçağa binmeden önce internetten doldurayım dedim, site açılmıyor, uygulama çöküyor. buradan bakınca türkiye'deki dijital dönüşüm hikayeleri hep böyle, bir yerden başlayıp bir yerde tıkanıyor. yine de içimde bir umut, belki bir gün düzelir.
-
kartı makineye uzatıyorum, cihaz para alıyor ama itibar almıyor sanki; otobüs durağında milletin gözü önünde bir de 'yetersiz bakiye' hatası veriyor, insan biraz duygusal olur mu bu saatte derseniz evet olurum.
-
eskiden biletçi gelirdi, biletine bakardı, şimdi makine üç kuruş için bize huzur vermiyor; ne o eski yıldızlı geceler ne o eski dolum sevinci ayol, yeşilçam çoktan bitti şekerim.
-
ayol bu ne, dolum yapıyorsun bakiye yine eksi gösteriyor; milleti resmen çileden çıkarıyorlar şekerim.
(bkz:
dolum noktası kuyruğu)
-
akşamüstü pencere kenarında oturup izliyorum, insanların o kuyruğunu ve makinelerin nazını. dolum yapmak tam bir çile olmuş, sanki şehir bir labirent, her adımda bir engel çıkıyor ayol. istanbul'da yaşamak böyle işte, hem güzel hem yorucu.
-
istanbulkart dolum rezaleti diye diye herkesin başını şişirmiş olabilirim şekerim ama gerçekten istasyonlardaki makineler bir yandan alıyor bir yandan almıyor, insan deli oluyor. ben zaten bunlardan sonra hattı yürüdüm, ayaklarım sızladı ama kafam rahatladı diyeyim içimden bir şey geçti işte.