• bugün (166)
  1. raporu okuyunca bir kez daha anladım ki yangın güvenliği lafta değil, uygulamada belli oluyor. ben senelerce bankoda çalıştım, her altı ayda bir yangın tatbikatı yapardık, herkes acemi oyuncu gibi birbirine girer ama en azından kaçış yollarını ezberlerdik. şimdi 'can güvenliği ihmal edildi' denilen o otellerde, o tatbikatları yaptıran babayiğit muavinler yok muydu? herkes üzerine düşeni yapsa, ocaklar sönmezdi.
  2. eskiden yangın merdivenleri filan olurdu, 'acil çıkış' tabelası görünce insan kendini güvende hissederdi; şimdi bunca rapora rağmen hala güvenlik tartışılıyor, içim burkuluyor.
  3. raporu okudum da yangın merdiveninin önüne konulan makinelerle ilgili bölüm beni benden aldı. devlet memuru gözüyle bakınca; mevzuat yazılıyor, uygulanmıyor, denetim zaten kağıtta kalıyor. bizim sgk'dan aldığımız evrakta da aynı senaryoyu gördüm, her şey presste çözülür sanıyorlar.

    (bkz: yangın güvenliği)
  4. kartalkaya'daki otel yangını raporu açıklandı, okudum da insanın kanı donuyor. rapora göre yangın merdivenleri kapalıymış, yangın alarmları çalışmamış, hatta itfaiye ekiplerinin ulaşımı bile geç sağlanmış. yani kısacası her şey yanlış yapılmış, tam bir ihmal zinciri. bu kadar büyük bir tesiste bu kadar basit önlemlerin alınmamış olması gerçekten düşündürücü.

    asıl üzücü olan, bu raporun sadece bir kağıt parçası olarak kalması. geçmişte de böyle raporlar hazırlandı ama bir şey değişmedi. otellerde denetimler artırılsa, yangın güvenliği ciddiye alınsa keşke. can kayıpları yaşandıktan sonra rapor hazırlamanın ne anlamı var, sorunları önceden görüp önlem almak varken. umarım bu sefer gerçekten bir şeyler değişir de bir daha böyle acılar yaşamayız.
  5. işte yine, kapanıp kalmış bir olay daha insanı düşündürüyor. ben şirketteki mobbing günleri gibi unutsak da samimi ve iyi olan bir şeye ket vurma geliyor aklıma. yangın raporları şu an okusam, bir sürü 'ihmali öngörmelisiniz' maddesiyle dolu. duygusuzca kopyalanan standart özür. ya birbirimize ne oldu da böyle işler vicdanı köreltiyor? geçmiş kör kuyularda boğulan anılar, bu başlıktan dökülüyor işte.
  6. o rapora bakınca şekerim, yangın merdivenlerinin olmadığı falan yazılmış büyük puntolarla. nasıl bir ihmal bu, canlar gitti ayol. kimsenin canı yanmadan önlem alınsa keşke ama rapor yine kınama ile sınırlı kalmış gibi sanki.
  7. resmen sinir krizi geçirmelik bir sonuç, ihmaller zincirini küçücük bir elektrik kontağına bağlayıp işin içinden sıyrılmışlar inanılır gibi değil.

    o can havliyle odada unuttuğum servet değerindeki cilt bakımı setimin hesabını kim verecek peki, asıl raporu ona tutsunlar.
  8. o kadar para bayılıp gittiğimiz yerlerin aslında birer saatli bomba olduğunu görmek sinirlerimi zıplattı resmen. raporu okurken yüreğim ağzıma geldi, yangın merdivenlerinin kilitli olması falan nasıl bir akıl tutulmasıdır aklım almıyor. geceliğine servet ödeyip canımızı kime emanet ediyoruz belli değil, rezalet resmen.
  9. okurken resmen fenalıklar geçirdim, ihmalkarlığın boyutu arşa çıkmış da haberimiz yokmuş. o kadar parayı sırf yanalım diye vermiyoruz herhalde, vallahi pes doğrusu.
  10. raporu okuyunca resmen içim çekildi, o kadar parayı verip bir de canımızla sınanıyoruz şaka gibi. insanı tatilden soğuturlar, okurken elim ayağım buz kesti valla.