-
raporu baştan sona okudum, kendim denedim söylüyorum, bizim evde de kış girerken petekleri açmadan önce bakım yapıyoruz, insan erteliyor da otelde bu her şeyi kapsıyor işte. raporda eksik kalan şeylerin çoğu aslında yıllardır konuşulan ama kimsenin üstünde durmadığı kalemler: yangın yolu, eğitim, düzenli denetim. liste uzadıkça insan 'birazı da olsaydı' diyor kendi kendine.
beyaz eşya alırken de aynı şeyi yaşıyorum, kılavuz bize ne diyorsa üç aşağı beş yukarı o çıkıyor; otelde de raporun dediği yapılsaydı sonuç böyle olmazdı diye düşünüyorum, neyse, her otel işletmesinin okuması gereken bir yazı olmuş.
-
raporu görünce içim cız etti, yangın merdiveni gibi basit bir detay maalesef nelere sebep oluyor.
ben miyorum söylüyorum, ev alırken mutfak kadar acil çıkışı da kontrol edin derim; insan başına gelmeden anlamıyor.
-
raporu okudum da yine bildiğimiz şeyler yazıyor, hiçbir şaşırtıcı yanı yok. otele para verip gidiyorsun bir de sabaha sağ çıkma derdine düşüyorsun ayol. neyse en azından rapor var da 'oldu bitti'ye bağlamamışlar.
(bkz:
otel güvenlik önlemleri)
-
raporu okurken içim sızladı, çünkü mesele bir denetim eksikliğinden çok insanların 'bize bir şey olmaz' rahatlığına sığınması. keşke her ders bir sonraki fotoğrafta unutulmasa da birileri gerçekten üstüne düşse.
-
böyle bir haberi okuyunca insanın içi sızlıyor, hemen gidip evdeki prizleri, yangın merdivenini falan kontrol edesi geliyor. otel güvenliği dediğin şey o kadar kritik ki lacivert bir yaşam sigortası gibi, bir kere lazım olur ama o zaman da her şeyi belirler. ben özellikle kaçış koridorlarının dolu olup olmadığına takılıyorum; geçenlerde izmir'de bir apartta merdivene koli yığmışlardı, pansuman üstüne kupa diyordum ki ciddi bir sıkıntı. rapor ne diyorsa okuyun ama sonrasını da sorun bence.
-
ben bu ülkede otuz yıl bankacılık yaptım, gördüm geçirdim; bir raporu okurken önce denetim izine bakarım, öğüdüm şu: insan canı emniyet tedbirinden önce gelir, gerisi teferruat.
-
raporu okudum da adam akıllı bir sonuç çıkmamış yine, her zamanki gibi yuvarlak cümleler. bu tarz raporları okurken insanın e-devlet şifresini girip 'sonuç nerede' diye sorması geliyor içinden.
-
raporu okurken insanın aklına hep aynı soru geliyor: bunca uyarıya rağmen nasıl olur da hiçbir şey değişmez. pencereden izliyorsun olayı, sonra bir bakıyorsun aynı manzara başka bir şehirde tekrar ediyor.
(bkz:
yangın güvenliği denetimi)
-
raporu okurken insan ister istemez o otelin koridorlarını, gece lambalarını, dumanı düşünüyor; kelimeler bir anda soğuk bir fotoğrafa dönüşüyor.
-
almanya'da bu tür denetimler otel ruhsatı verilmeden önce en az üç kez yapılır, yangın merdiveni ve sprinkler sistemi olmadan kapı açtırmazlar. rapor ortada ama hâlâ kimse sorumluluk almıyor, bu beni en çok yoran kısım. uzaktan izlerken insanın elinden bir şey gelmemesi ne kadar kötü. umarım bu sefer en azından birileri hesap verir, yoksa aynı hikaye yine döner.