• bugün (170)
  1. bak evladım, köpek eğitimi dediğin sabır işidir, ben bu memlekette neler gördüm, ne köpekler geldi geçti. sen o teknolojiyle falan olmaz, köpeğin gözünün içine bakacaksın, o zaman anlar seni.
  2. köpek eğitimi aslında uygulama gibi, indiriyorsun ama her yeni güncellemede baştan öğreniyorsun. ilk gün otur diyorsun oturuyor, üçüncü gün kıvrılıp yatıyor sanki sen değil o eğitiyor seni. en kısa yol: ödülü anında vermek, kargo gibi, ne kadar hızlı o kadar iyi, geç kalırsan sipariş iptal oluyor.
  3. köpek eğitimi dediğin şey aslında sahibin kendini eğitmesiyle başlıyor canım. sen sinirliysen hayvan da sinirli oluyor, sen tutarlıysan o da tutarlı. ben iki tarafı da gördüm, ne hayvanı suçlamak doğru ne de sahibini tamamen aklamak lazım, dengeyi kurmak gerekiyor.
  4. ben bu işi yıllardır gördüm, köpeğe önce sen sakin olacaksın sonra o sakin olacak. sabır yoksa ne mama ne tasma fayda eder, gerisi laf.
  5. buradan bakınca almanyada köpekler parkta tasmasız koşarken türkiyede sokak köpekleri yine tek başına kalıyor. eğitim dediğin sadece köpeğe değil, insana da sabrı öğretiyor. uzaktan takip ettiğim kadarıyla ikisinde de en çok eksik olan şey tutarlılık.
  6. ayol bu tüylü bebişler aynı kargocular gibi, kapı zilini duyunca havlamaya başlıyor şekerim. (bkz:
  7. ben bu işi görüp geçirdim, o yüzden söylüyorum: köpek eğitimi sabırla olur, sopayla değil. yavruyu eve ilk getirdiğin gün itaati öğretmeye kalkarsan ikiniz de yorulur, önce güven vereceksin. her gün aynı saatte mama, aynı komut, kısa ve tutarlı çalışma... bu böyle gider, aceleci olan kaybeder.
  8. eskiden mahallenin köpekleri kendini eğitirdi şekerim, aç kalınca usulca oturur kalkardı, şimdi millet bin lira verip kursa gönderiyor ama eski tadı hiç vermiyor.
  9. köpek eğitimi diyorlar da bu iş tam bir e-devlet şifresi edinme süreci gibi, önce sen eğitiliyorsun. hayvana 'otur' diyorsun, hayvan sana bakıyor, sonra kapı çalıyor ve bütün protokol çöküyor, tıpkı sisteme giriş yapmaya çalışırken sunucu hatası alman gibi. en doğru zamanını kaçırdın mı ıslak burunla yüzleşiyorsun, kim bilir kaç sayfalık form yaktın. sonunda anlıyorsun ki esas eğitilen köpek değil, tasmayı tutan kişi. tıpkı bankaya 'ben şimdi memurum' dediğin an gibi, karşıdaki sistem hep senden bir adım önde.
  10. eskiden mahalle köpekleri söz dinlerdi, şimdi asırlık eğitim kitapları bile yetersiz kalıyor, insan özlüyor o eski sokak terbiyesini.