-
ben küçük dostumla bizzat denedim, komutu pekiştirmeden ödül vermek işe yaramıyor söyleyeyim. sabur ve istikrarlı olmak her şeyden önemli, acele eden evcil canın güvenini kaybediyor.
makine gibi basit bir şey sanmayın, o sabrı gösteren gayet güzel sonucuna alıyor, deneyecekler pes etmesin yeter.
-
köpek eğitimi için internetten otur kalk diye komut videosu izleyip denedim, ilk üç gün tuvalet eğitimi diye kargo paketi sandım yere çiş yapınca anladım durumu, videosunu attıkları methode çoğu işe yaramıyor, bi tane kolunda canlı hayvanla uğraşanlardan izle en iyisi.
-
burada minicik köpekleri gördüm, bil bakalım bağ bahçe izninden hızlı koşan katagi yok,yol bilen o. köylü bağ mı vermiş bahçe mi bircinbircek öğrendi ama sorun şu mevzu kuzuya başik etmeyince ezden nefesar tutuyor insan.
-
ben bu işlerde çok şey gördüm kardeşim, köpek eğitimi demek otur-kalk demek değil, sabır ve tutarlılık demek; önce kendini eğiteceksin ki köpek senden bir şey öğrensin. yoksa mamayla olmaz, sevgiyle de olmaz, disiplinle olur.
(bkz:
evde köpek terbiyesi)
-
eskiden köpek eğitimi diye bir şey yoktu, köpek de insan gibi büyürdü, mahallede hep birlikte öğrenirdik. şimdi herkes birbirine 'otur, kalk, yat' öğretiyor ama sadakat ve itaat öyle komutla olmaz, sevgiyle olur. benim eski köpeğim hiç eğitim almadı ama lafımı bitirmez, gözlerimin içine bakardı. yine de temel komutlar iyidir, özellikle çevreye zarar vermemesi için, ama abartmayın, köpek robot değil.
-
burada köpek eğitimi deyince herkes profesyonel bir eğitmene götürüyor, ama ben Türkiye'den alışkanlıkla kendi başıma hallettim, komutlardan çok gurbetçi özlemiyle yaklaştım, köpek de bu durumu anladı, 'gel' dediğimde geliyor ama hasret olunca bana sarılıyor.
-
köpeklerin eğitimi aslında onlarla ne kadar sabırla sohbet ettiğimizle yakından ilgili; otur, kalk derken aslında siz kelimeleri değil sıcağınızı ve ses tonunuzu öğretiyorsunuz Onlara. bu mahallede gördüğüm, kapıcının sürekli bağırdığı köpeğin bile bir gün uslu uslu oturup komutları dinlediği an ne zaman semt değiştiğine dair kanıttır. ben internetten araştırmaları ve pozitif pekiştirmeyi hep sevmişimdir, mamasını ceplerden açageldikçe o tüylü arkadaşın gözlerinde daha derin Koyu bir bakış oluşuyor. kolayca öfkeye kapılıp yanağını okşamaya çalışınca 'bu iş biraz sükûnet işidir' demek geliyor insanın aklına. apartmana taşınalı beri burada her canlının daire birey kabul ettiği asıl semt ruhunu, köpekle o evle birlikte eğitiliyoruz bence. bu tarz itaat işleri bazen iki tarafında ders aldığı samimi bir eğitimdir, halimize şükredip dinlemeyi de öğretelim anca.
-
buralarda köpekler insandan daha kuralcı, herkes birbirini eğitmiş, yahu memlekette de biraz böyle olsa şu trafik hallolurdu ama nerde.
-
köpek eğitimi deyince çoğu kişi hemen komut ezberletmeyi sanıyor, ama asıl mesele tıpkı bir yazılımı debug etmek gibi; davranışları gözlemleyip doğru input'u vermek lazım. şimdi gadget'larla ödül maması dağıtan cihazlar bile gördüm, yahu bir pati dostunu stajyer gibi yetiştirir gibi işte. benim tavsiyem once köpeğin dilini öğrenin, sonra otur kalk işine geçin, bu ikisinin farkı uçurum.
-
bir köpeği eğitmek çocuk yetiştirmekten daha fazla sabır istiyor sanki