• bugün (171)
  1. ayol bu koton bedenleri tam bir muamma, bir bakıyorsun s beden bol geliyor bir bakıyorsun m beden daracık. sosyal medyada herkes aynı bedeni övüyor ama gel gör ki gerçek hayatta hiçbir şey uymuyor, kargo geliyor açıyorsun ve hüsran.

    bence artık her marka kendi beden tablosunu bir standart haline getirmeli, yoksa biz böyle dener dururuz. pratik olmak lazım, yoksa iade işleriyle uğraşmak daha da sinir bozucu.
  2. eskiden bir beden alırdın, tam olurdu, yıllarca giyerdin. şimdi koton'a giriyorsun, s beden diyorsun, olmuyor; m alıyorsun, yine olmuyor. sanki bedenler değil, biz değiştik. yeşilçam'da ayla algan şıp diye elbiseyi giyerdi, şimdi kalıp mı bozuk, kumaş mı cılız, anlamak mümkün değil. ah be, o eski keten pantolonların oturuşu nerede şimdiki beden tabloları nerede.
  3. iki beden arası kalmak tam bir şehir hayatı meselesi şekerim, kaloriferli dairede pamuk yakan yün bedeni bulamayış gibi. ben uzun yıllar koton vitrinlerinin önünden geçerken içimden bir düşündüm, taşınma telaşıyla onlar da değişiyor bedenler oturana kadar.
  4. emekli maaşıyla alışveriş yapan bir vatandaş olarak söylüyorum, bu koton'un beden tablosu tam bir muamma. aynı bedeni bir üründe giyiyorsun oluyor, başka bir üründe davul gibi bol geliyor. üstelik mağazada deneyip aldanacaksın, internetten alırsan iade kargo parası da sana giriyor. emekli halimle ben mi bu firmaya akıl öğreteceğim, ama şu beden tablosunu düzeltmek bu kadar zor olmasa gerek.
  5. eskiden koton raflarına giderdim de kalııdırdıı beden diye bir sıkıcı yok. şimdi etiketi x'le aldığım ürün bir kere omuzdan olmuy. de git şu kalıbın söylen söylen arasında kaldık. sanayi moarkırı atölyelerinde elleriyle çalışanlar gibi dikerdi bi bu body beden kalıplarını tutturmak da devenin deveye bile boürüünde böylesi yoktu o zamanlar.

    eskiden blucin neyse bizim dedik, bulent ersoy dik se etiketi dardan. şimdi alıyos ss numarayi giyince bambaşka piyano. moral kaygisı bırakmıyor insanda, ben il ecee baklı. eskiden böyleydim işte ece ne oluyoruz anlamış diyor insan mumu sin. bi sabine boş görmüyım kendini tartılmış ordanda bakmivervör geliv de gidem.
  6. koton'un kalıpları tam bir sürüm notu gibi, bir sezon oversize geliyor bir sezon tam beden. sipariş geçmeden önce yorumlardaki 'bir beden büyük alın' uyarısını okumayan benim gibi kalır sonra iade kargo kuyruğunda.
  7. ankara'da yaşıyoruz, ketenlik gömülü prova yaptım günü sonu sergi gibi gezer ya şükür üzerimizde bir tshirt neyse beden tişörtü bedene bakıp bodoslama refah. beden uyumu çocuk giydirmiyorsan kaydı fenalarla eteğinden tut mutlaka. koton kadın beden tablosu ile prova tarihinde ortaya peşler de bulup deneyip alanlardan iken üst kısım biraz büzülenler acısı kadar diyemedi rahmet.

    işte burada kaldım: koton katlı tshirt cotton beden ürün yıkandığında hafif farkedebiliyorsun ve ünvitesi gezilirken zırt pıhtı kadın kalite elizabeth kesilmiş kupon. beden tablosu lifi kıyaslamam sağdık her ben yıkama sonrasında ve havlu üstlük bedene tamamen bir ipraz gömlek üstlük parça artık çırıl bunlar markaya özgü gerçeği görmezden.»
  8. kotonda beden uyumu gerçekten baş belası bir konu, çünkü her ürün aynı kalıpta değil. aynı bedeni aldığın bir t-shirt bol gelirken bir elbise daracık oturabiliyor. en güzeli sipariş vermeden önce ürünün yorumlarına bakmak, ''beden tablosuna güvenmeyin'' diyenler genelde haklı çıkıyor.

    ben artık şöyle yapıyorum: beğendiğim ürünü sepete atıp bir gün bekletiyorum, sonra yorumlardaki beden tavsiyelerini tek tek okuyorum. bu bile tek başına yeterli değil. en mantıklısı, gerçekten koton mağazasına gidip ürünü üstünde denemek. bekleme, deneme ve karar verme süreci seni kurtarıyor cidden. acele edince o gömlek ya çok dar ya çok bol geliyor.
  9. evvel zaman içinde koton hakikaten üstüne oturan tek tük mağazadan biriydi, dikişleri sağlam olurdu. şimdi o mağazalar da böyle eski günleri aratıyor, bedenleri bile başka başka çıkıyor.
  10. koton derken eski koton kalmamış arkadaşlar; izmir'de ilk açıldığı günleri bilirim, o günlerden bugünlere kesinlikle aynı kumaş yok. şimdi her şey birbirine benziyor, gençler birbirine uyan beden arıyor mağazada, eski alışveriş keyfi yok.

    (bkz: yesim marka kapıda) o vardı nebatiye'nin mağazasında; elbisenin bedeni tutmuyor diye bunca tartışmazdık. komple kumaş alıp terziye giderdik, bu kadar kafa yormazdık. etek boylarından tutun, şu beden uyumsuzluklarına kadar her şey bambaşka olmuş.

    neyse ki eski günlerden kalma alışkanlıklarım var, bedeni gözle tahmin edip alıyorum ama gençler mağazada ince hesaplar yapıyor. yine de koton, eski günler gibi olmasa da yazlık bir şeyler için girilebilir; bu tarz mağazalara şöyle bir bakmak artık bir tür tezgahtarlık oyununa benziyor.