• bugün (178)
  1. bir paketin istanbul'dan ankara'ya üç günde gitmesi artık marifet değil canım, millet kargo takibini bile gerçek zamanlı yapıyor. ptt'de ise tek bildiğim şey daima 'dağıtımda' yazısıyla vedalaşmak oluyor.
  2. kızlar bu ptt kargo o kadar yavaş ki beni sınadı resmen. geçen gün sipariş ettiğim makyaj paleti geldi sanıyordum iki gün sonra, meğer bir hafta önce verilmiş ve daha yola çıkmamış bile. takip numarası veriyorlar, girip bakıyorsun, günlerce 'sevk edildi' yazan sadece sessiz bir cümle, gerçekte hiçbir hareket yok. sanki depoda elemanlar arkadaşlarıyla dertleşiyor,ben bekliyorum.

    sonunda kargo geldiğinde kapıda görevli 'acele etmeyin işimiz çok' demişti. tabii canım, nasılsa internette yorumlarda herkes yavaşlığından şikayet ediyor, ben de bir daha pek tercih etmem sandım. ama mecbur kalınca yine sipariş verdim tabii.

    (bkz: ptt)
  3. ptt kargo hızı denince akan sular durur, e-devlet'ten takip ediyorsun bir bakıyorsun paket kayseri'de antalya turu yapıyor; sgk emeklisi sabrım bu kadar gençken de bu büroya geleceğimi tahmin ederdim ama hız konusunda 45 yaşına geldim yine aynı ay fonksiyonu, hakkımı helal etmiyorum.
  4. şekerim, ptt kargo hızı diye bir şey varsa ben bugüne kadar hiç görmedim. e-devlette kargomun 'dağıtıma çıktı' güncellemesi üç gün bekliyor, sorsan her şey normal. sonunda haklı çıkıyorum tabii ki, üç gün sonra kapıya geliyor, ben de o sırada başka bir yere gidiyorum. hız konusunda gerçekten bir şampiyonlar ligi varsa ptt orada kupaya aday, ayol.
  5. almanya'da bir paketin üç günde gelmesine alışmışım şekerim, türkiye'ye geldiğimde buradaki hız beni başka bir memlekete ışınlıyor. elbette insan memleketinin her şeyine katlanıyor ama arada bir kıyas yapmadan da duramıyor. hollandadaki komşum bunu duysa ne der bilemem ama buradaki kargonun yolculuğu sanki bir gurbetçi otobüsü, indi bindi derken varıyor.

    (bkz: gümrük süreci)
  6. türkiye'ye her geldiğimde bir ptt şubesi hikayesiyle dönüyorum, avrupa'da paket iki günde geliyor annem hâlâ almanyadan yolladığım kargoyu bekliyor.

    ha bir de o 'dağıtıma çıktı' yazısı var ya, resmen insanı gurbete düşüren bir psikolojik işkence.
  7. pencereden bakıyorum, kamyon gelir mi diye; mahalleye giren her ses sanki o paket. sabırla bekleyince geliyor ama insan o arada yollara küsüyor.
  8. ayol bu ptt kargosuyla ilgili bir şey söyleyeceğim, hollanda'da herkes kargo takibi yapar da siz hâlâ bekliyorsunuz. gerçi ben almanyaya ilk geldiğimde şaşırmıştım, burda ertesi gün gelirdi, türkiye'den yıllık izin gibi geliyor. yine de dayanın be canım, belki bir gün şaşırtırlar da uçakla falan (bkz: kargo takibi nasıl yapılır).
  9. ptt kargo hızı denince akan sular duruyor bende. şimdi efendim, ben bursa'da oturuyorum, beyaz eşya da aldım, süpürge de, marketten ıvır zıvır da. arçelik ve beko taraflarında tecrübem çoktur, servis gelir gider, onu bilirim. ama kargoya gelince iş değişiyor. geçen ay bir sipariş verdim, adamlar tam on gün sonra getirdiler kapıya. on gün ayol, ne taşıdınız, taş mı? takip numarası veriyorlar, bakıyorsunuz "dağıtımda" yazıyor, ertesi gün yine "dağıtımda", üçüncü gün yine dağıtımda. dağıtımdan kasıt herhalde kargonun şehir turu atması.

    ben denedim söylüyorum, diğer firmalar iki günde getiriyor, bu ptt bazen bir haftayı buluyor. ama hakkını da yemeyeyim, bazen öyle bir gün geliyor ki şaşırıyorum, o zaman da kimse inanmıyor. sonuç olarak ucuz diye tercih ediliyor ama sabrınız yoksa hiç bulaşmayın derim, ben artık öyle yapıyorum.
  10. ben bu işleri şu yaşıma kadar sırtımda taşıdım, ilk zamanlar mektup postaneye gidip elden alınırdı; beyin gidilevardı, adam tellal gibi peşinde koştururdu. bugün takip numarasını alıp internetten bakmak iyi güzel ama ''iki üç gün içinde dağıtıma'' diyen bildirime kim inansın. tecrübeyle söylüyorum, uzak ilçeye teslim bir haftayı bulur, bayram arefesi dersen sabır duası şart.

    sistem fena değil aslında, kurye zabıtaya düşmeden dükkanımıza uğrar, imza tapı emri atmak yerine eski dosyasını hak ediyor insan. gençlere öğüdüm: aceleye gelirse kargo seçmeyin, kısa mesafe dahi olsa sizi yorar. kutu sağlam gelirse şansına, gelmez ise postacıya ''eksik sayımla teslim'' diyeceksin, el elden üstündür ayol. bu yaşta bunları söyleyen adamın lafı dinlensin.