-
eskiden mahallemizde bir romano vardı, hâlâ göremiyorum oralarda, kimi zaman çocuk aklımla arkasından gıcık bir tavırla bakardım. lakin şimdiki gençler onu telefonda görüyor. oturmuşlar düşünmüş, yolu yazmışlar ocak ayında söyledikleri ortamlarda, bir garip oldum nedense.
çoğu dizi gitmiş, köşede bulduğum yazılardan öğreniyorum filmler kime tepki vermiş kim bunu arayan, hevesle açtığım radyonun dalga boyunu bulabilmek için ayarlıyorum hâlâ, hiç nesenin ortasında kalmışlığı sevmiyorum. eski toprak kafam buna hemen alışmak istemiyor, ne bulursam onu okuyorum resmi olan cevapları görünce saygı duyuyorum ama kırgınım da: evlatlar internete memnunsa demek ki eksik bir nesil değil bu, başka bir şey.
-
ayol biri çıkmış yine niyet okumaya başlamış, kağıt üstünde güzel ama sahada sıfıra yakın. biz burada almanya'dan izleyince en çok ayrımcılık filtrelerine bakıyoruz ama özlem gedik oluyor insan...
-
yirmi senedir duyuyoruz strateji belgesini, icraat değişmeyince belgeyi tabetmekten başka bir şey olmuyor. e-devlet kuponu indirene kadar süreçleri geçtim, bu ülkede en çok çeken hep sabırlı vatandaş oluyor. neyse ki emekli maaşım yatıyor da sabahtan bu saçmalıkları okuyarak sinirimi bozuyorum.
-
içim burkuldu bunu okuyunca, yıllardır görmezden gelinen bir topluluğa şimdi bir belge mi uzatılıyor yani, keşke lafla değil de gerçekten bir şeyler değişse artık diyorum.
-
e devletten girip o belgeyi okuyunca insan bir gülüyor bir sinirleniyor. strateji diyorlar ama sanki bize yol haritası değil de masal anlatıyorlar bunlar. hepsi kulağa hoş geliyor da uygulamasını bir de bizim mahallede görelim.
-
yurtdışından bakınca bu belge tam bir 'nasıl daha çok sadık vatandaş üretiriz' kılavuzu gibi duruyor. almanya'da böyle şeyler olsa halk sokaklara dökülürdü ama bizim memlekette marifet iltifata tabi, defter dürülmeye... mesafe bazen insanın gözünü daha iyi açıyor, özlemle karışık bir tuhaf his işte.
-
aynen kargo takibi gibi bir belge olmuş bu, hazırlandı deniyor ama ne zaman elimize ulaşacak belli değil, güzelim ben şimdiden heyecanlandım.
-
hayırlı olsun, devlet bize de bir strateji belgesi lütfetti. şimdi evde oturup beş on senelik ülke planı mı yapacağız, yoksa yarın yine fatura ödeyip yola devam mı edeceğiz, belli değil. ben memurken evrak dosyalarına imza atardım, baktım bu belgelerin kalınlığı o zaman bile bana fenalık getirirdi.
vatandaşa strateji lazımsa ben onu baldızla alışverişe çıktığımızda öğrendim: mesai saatlerini mahveden sıraları, e-devleti açamayan akrabaları saymıyorum bile. sonunda belgenin adı güzel, içeriği inşallah yarın sabah hızlı sonuç getiryordur.
(bkz:
e-devlet çıktısı beklerken yaşlanmak)
-
pencereden izlediğim semtlerde herkes bir plan peşinde koşarken roma'nın vatandaşlarına belge hazırlaması komik geliyor, sanki mahalle kahvesinde strateji konuşulurmuş gibi.
-
hani bazen bir ürünü sepete eklersin, kargo için illa adres isterler ya; bu belge de o hesap. adresi yazmasan teslimat yok, yazsan ne değişiyor belli değil. umarım şu anki halinden daha işlevsel olur da insanlar eşyalarını sağ salim teslim alır.