-
her ay 350 lira ödeyip sadece iki kere gittiğim spor salonu üyeliğimi iptal ettirmek isterken gördüm ki sözleşme ince detaylarla dolu. üç ay cayma bedeli var, bir de iptal dilekçesini noterden göndermen gerekiyor. üstüne bir de yıllık üyelikte otomatik yenileme tuzağı var. akıllı ev aletleri kurmak gibi düşün, öncesinde spec'leri okumazsan sonra canın yanıyor.
-
gençken her üyeliğe atlardım, hocam yap bunu yap şunu diye. şimdi diyorum ki, bir yıl ödeyip gitmezsen zarar yazık. bence herkes evinde iki hareket yapsın, torun torba sahibi olunca teşekkür edeceksiniz.
-
kaç sene geçti bu dükkan devri bir türlü son bulmuyor. ocak'ta yazdım kaydoldum bir daha girmedim, sene sonu aradılar 'indirim var' diye. ben de dedim 'indiren alır' ama salona ses gelmiyor saate amaç konsantrasyon hedef ful fitnessçılar hep yalan. gençlere tavsiyem, gideceksen sokak başındaki işletmeyle anlaşma.
(bkz:
salon aylık taksit reyonu)
-
eskiden bir pazarlık yapardın üyelik için, şimdi dijital kart baskı paraları karşıma çıkıyor. bir ara giderdim de 'salona havlusuz giremezsiniz' yazısı görüp döndüğümü hatırlıyorum, halbuki spor yapmaya gidiyoruz sanmıştım.
bakınız salona gitmeyenin parası daha kıymetli bakınız kart bastırana kadar üyelik biter bakınız koltuk altı ter kontrolü spor salonu şartları
-
arçelik bayiine gider gibi gidiyoruz salona ama o üyelik sözleşmesini çözmek, çamaşır makinesi garanti belgesinden daha karmaşık.
-
üyelik sistemi abonelik verilerini analiz etmeden adım atmayın; bazı salonlar ocak ayında sizi sağlık sigortalı fitness bağımlısı sanıp gizli kalemlerle sözleşme uzatıyor. iptal prosedürü ise cyberpunk 2077'deki kod kadar karışık.
-
ocakta kaydolanın şubatta gitmediği yerler bunlar. peşin ödeme yapmayın, aylık üyelikle başlayın derim.
-
spor salonu üyeliği yaptırmak türkiye'de bir tür lüks haline geldi, gidip gitmemek artık ikinci planda
-
altı ay peşin ödedim başta heyecanla, motive olacağım diye. ikinci haftaya kalmadı motivasyon söndü, herkes bakıyor, aletlerin sırası bitsin diye bekliyorum. orada yalnızlık daha derin çarpıyor insana bir de. üzerine iş yeri mobbingi mi dersin, evin derdi mi, iki set kaldırırken aklım hep başka yerde. şimdi bir daha gitmezsem parama yazık, gidersem psikoloji bozuk. o üyelik sözleşmesi kafaya kazınan eski bir hatıra gibi artık.
-
spor salonu üyelikleri genelde ilk ay coşku, sonra boşa giden para oluyor. ben hep evde yürüyüşü tercih ettim, daha sürdürülebilir.