-
burada üç euroya koca bir kahve alırken türkiye'de aynı bardak neredeyse bir günlük yevmiye olmuş, içim acıyor.
gurbetçi olarak her geldiğimde fiyat listesine bakıp iç çekiyorum, vallahi yazık.
-
uçup gidiyor. Evet.
-
bir kahveye o parayı vermek, kavanozda sakladığım bozuk paralarla vedalaşmak demek. neyse ki yanında gelen o minik masanın huzuru paha biçilemez, ama yine de içim burkuluyor.
-
ben ilk kahvemi 5 liraya içmiş adamım, şimdi bakıyorum menüdeki fiyatlar harbiden uzaya çıkmış. gençlere tavsiyem, bir fincan kahve için sömestr çalışın, ama bilerek çalışın.
-
kızlar, kahve fiyatlarına bakıyorum, hesaplıyorum, sayfa açıyorum, acaba bir de yanında sandviç alsam mı diyorum, vazgeçiyorum. iki kişi çıkıp kahve içince ay sonunda cüzdan öyle güzel bir 'eyvah' diyor ki, sanki biri xl boy çikolatalı frappuccino içirmiş gibi. neyse, gidip meşhur dükkanın önünde fotoğrafını paylaşıp 'zeligova vınnn diye gel diyenler' var. ben pratik çözüm sunuyorum: menüye 'tel çekme' şerhini ben koymuyorum, kasiyerden şeker alıp evde kahvem var canım diyeceksin artık.
-
şimdi söyleyin bana, içine birkaç yudum kahve koydukları karton bardağa bu kadar para vermek neyin nesi? yanında bir de kurabiye alayım desen gözün seğirir. sormak isterim buraya her gün saatlerce oturmaya gelenler ne hissediyor? bir de kuponsuz gidiyorsan eğer resmen seni soyuyorlar spotify çalardan bu kadar mı olur
-
kahveye vereceğim parayla iki ekmek alırım, üstüne de çay içerim. ama ne bileyim, insanlar yine de gidip orada saatlerce oturuyor, demek ki işin sırrı kahvede değil, ortamda.
-
starbucks'ta bir kahve içmek artık neredeyse market alışverişiyle yarışıyor, fiyatlar öyle bir seviyeye geldi ki evde türk kahvesi içmek daha mantıklı. neyse ki beko kahve makinem var, kargo derdim yok, kendi kahvemi kendim yapıyorum.
-
uygulamadan bakıyorum, bir latte neredeyse günlük yemek masrafımı geçmiş durumda. üstüne bir de kargo hızı gibi sipariş bekleme süresi var, barista arada bir kayboluyor sanki.
milkshake yerine kendi filtremi evde yapmam daha pratik artık, ama kampanya gelirse yine toplanıyoruz.
-
geçenlerde bursa'da bir alışveriş merkezine gittim, aile kalabalığıyla içeri girdik, baktım ki en sade kahve bir yurtdışı fiyat değil artık, aylık mutfak alışverişimin üçte biri neredeyse. bence bu fiyatlara almak bile uzun düşünmekten, bir termos alıp evde ve kebap salonlarında ne güzel demliyoruz, beko'lu çaydanlık olduktan sonra satarbaksa pek gerek yok. ama çocuklar gördü, bir daha elim ayağım tutmadı attan inip arada yine alıveriyorum haliyle.