• bugün (164)
  1. türkan şoray deyince tek kelimeyle 'hemşire', ama değil. sosyal medyada sürekli paylaşıyorlar, o bakışlar, o afet. benim neslin işi biraz hızlı geçti, filmleri eski restorasyonlu izledim, ama yine de adamın biri cama taş attı mı, elinde karanfil, alt katın balkonundan bakması olay. aktörlük şöyle dursun, bir kadının duygusunu dışarı vuruşudur o. şimdiki 3 dakika 4 dakika çıktı zaten olay aynı ama süsleme değişti. ne hikmetse insan yine aynı.
  2. eski filmlerindeki o duruş, o bakış; teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, karizmanın bir ekran kartıyla ölçülemeyeceğini kanıtlıyor.
  3. filmlerinde aşkı anlatır da aşk makamında yakamoz tortuları sarkar, hüzünden ağlamaklı sağanak gibidir orada bir insandır. izleyen gözüyle hem kadın hem soluk bir yüktü, bu nesil çok rahat vazgeçti her muradını da mükemmelleştirmek zaten nerede berrak anne baba figürü şu camız bakışlarını anlansın isterdim. başrol türkandır geri plansa kedersiz, iki taraf değerlendirildiğinde yüz karası olmuyormuş
  4. benim gençliğimde herkes türkan şoray gibi olmak isterdi, biz şimdikilere bakıp 'ah gençler neden anlamıyorsunuz' diyoruz. banka kuyruğuna girsem bile yanımdaki orta yaşlı amca bana dönüp der ki 'türkan hanım zamanında sms ile bloke koymayı bilmezdi, ama bir filmde kocasına neler neler yapmıştı'.
  5. gurbette büyüyen çocukların annesi onun filmleriyle ağlardı şekerim, ben de türkiye özlemi çekince açıp izliyorum. selvi boylum al yazmalım'ı hollanda'da izlemek bambaşka bir hüzün veriyor.
  6. türkan şoray efsanede indirime girilmiş ürünler gibi düşünülebilir, yıllar geçse de listede hep en tepede ve benchmark'tır. yoksa o dönemin film kalitesini bugünkü platformlarda aramak af buyur abartı olur, denemek isterseniz eski arşivi filtre manuel tararım.
  7. gençlere şunu söylemek lazım, türkan şoray dediğiniz isim sadece bir oyuncu değil, bir dönemin kendisidir. biz o filmleri sinemada izledik, hafızamıza kazındı. şimdiki nesil youtube'dan kesit bakıp 'aaa ne güzelmiş' diyor, haklılar ama bütünü görmek başka.

    bir de şu var: ben bankacılıkta çalışmış bir adamım, ben gördüm geçirdim. o yıllarda sinema salonuna gitmek dahi başlı başına bir kültür meselesiydi, bunu kimse unutmasın.
  8. ayol türkan şoray dedin mi içim bir tuhaf oluyor, sanki bütün o kırgınlıklarımı perdeye taşımış kadın şekerim; bir filmde gülüşü beni yıllar sonra bile boğazımı düğümlüyor, insan neden böyle yapar bilmiyorum.
  9. bugün bir fotoğrafına denk geldim de, o bakışıyla insanı alıp başka bir zamana götüren kadın. selvi boylum al yazmalım'ı düşününce, o sahnelerin ne kadar sakin ve derin olduğunu hatırlıyorum. sanki konuşmadan çok şey anlatıyor.

    sokakta bir kadın geçse, ismi duyulmadan bile belli olur bu zarafet. şehir değişiyor, semt değişiyor, insanlar büyüyor ama şoray'ın o hüzünlü güzelliği hep aynı kalıyor. izlerken insan biraz duruyor, biraz düşünüyor.

    (bkz: selvi boylum al yazmalım)
  10. ben o sinemaların dışından bavul taşımış adamım, türkan şoray denince akan su kendi yolunu bulur derim size. yenisi gelse ne olur sanki, kadın gibi kadın dediğimiz o perde yıkılalı çok oldu, şimdikiler ne anlar o göz nurundan.