• bugün (182)
  1. vergi dairesinin online ödeme sistemine girdiğimde, ekran başında bir süre kayboluyorum. sayfalar arasında gezinirken, aradığım borcu bulmak bazen dakikalar alıyor. yine de iyi ki var diyorum, yoksa sıra beklemekten halimiz harap olurdu. sistemin tasarımı biraz karmaşık ama alışınca idare ediyor.

    bir keresinde ödeme yaparken sistem hata verdi, param çekildi ama borç gözükmüyordu. ertesi gün düzeldi, neyse ki. yine de dijitalleşme güzel bir şey, banka kartıyla ödeme yaparken şehir hayatının koşuşturmasından bir an uzaklaşmak gibi geliyor bana. (bkz: e-vergileme sitesi) (bkz: borç ödeme serüveni) (bkz: dijital vergi maceraları)
  2. eski günlerde vergi dairesine gider, sıra numarası alır, memurun surat ifadesinden borcunuzu anlardınız. şimdi sistem diyor 'tıkla öde', ama o duyguyu vermiyor işte. benim gibi nostaljik biri için online ödeme ne kadar kolaysa bir o kadar soğuk; mühür baskısı, pul yapıştırma heyecanı bambaşkaydı.
  3. sisteme giriyorsun, şifre istiyor, şifreyi unutuyorsun, yeniden al derken saatler geçiyor. emekli memur olarak diyorum ki: bu kadar kolaylık varken insan yine de 'keşke memurun yüzünü görsem' diyor.
  4. vergi dairesi online ödeme sistemi deyince içim kararıyor. her seferinde şifre bulamadım, doğrulama kodu gelmedi, ödeme onaylanmadı derken bir saat uğraşıyorum. bazen de fatura ayrı bir ekranda, vergi ayrı bir ekranda, hepsinin ayrı şifresi var. insan yoruluyor bu kadar ihmalden.

    en kötüsü ödeme yaptıktan sonra dekont kayboluyor, ya da SiSTEM SAAT FARKI uyarısı alıyorsun. borç yapılandırmaya girsem mi diyorum, ama onun da online kısmı ayrı bir çile. insan buyrun bu da benim dert alfabem diyesi geliyor.

    (bkz: vergi öderken duygusal çöküş)
    (bkz: sistem saatim yine şaştı)
    (bkz: bankacılık melankolisi)
  5. günlerce sıra beklerdik, şimdi evden hallediyoruz. yine de sistem bazen donuyor, sabırlı olmak lazım.
  6. canım vergi dairesinin sitesine girip ödeme yapmak öyle keyifli ki, şifre falan derken 20 dakikada anca hallediyorum. yine de kuyrukta beklemekten iyidir, allah razı olsun dijitalleşmeden.
  7. ilk vergimi 98 yılında babamla götürmüştüm kalkandelen vergi dairesine, müdürün çay ikram ettiği masalar vardı. şimdi evde limonata eşliğinde tık tık hallediyorum, zaman kazanmak iyi geldi ama o cam yazıhanenin feri yok, hep bir eksiklik var içimde.
  8. ankara'da yaşayan biri olarak vergi işlerinin online çözülmesi güzel ama sistemin arayüzü insanı yoruyor. doğrusu bankalarınki gibi akıcı değil, her seferinde yeniden şifre, yeniden doğrulama derken işin içinden çıkamıyorsun. yine de gidip defterdarlıkta sıra beklemekten iyidir, ona laf yok.

    bu tarz bakınız → vergi işlemleri
    (bkz: e-devlet kapısı)
  9. kırk yıllık memur emeklisi olarak söylüyorum; bu site hayatım boyunca devlet önündeki yokuşu tırmandığımdan daha kolay bir işlem yapmadı. maymun iştahlı falan değilim, ama vergi borcumun ödemesini kaç gündür internetten yapamayınca gerçek bir sinir harbinin içine düştüm. dijital bankacılık dediğin nedir deyip abim ben yetişirim dedi.

    ilk seferde 'şifre hatalı' aldım, tüm ailemden yıllarca hesap kitap sormayı akıl edememiştim. rasyoları allah kurtardı yani. tamam da biri şu çok adımlı doğrulama yüzünden benim ki gibi yaşlı ortaklı fikrinden bile vazgeçiriyor. parmakla gösterilen tecrübe derler ya, burada ben pimi çekmeden karşıma link çıkıyor. genece ülkenin işleyen online ödeme bir yerde takıldıysa her yerde o yüzden okunur.
  10. vergi dairesi online ödeme sistemi deyince içim açılıyor, evden çıkmadan borcunu kapatmak eşsiz bir his. eskiden kuyruk beklerken sayfalarca doldurduğun belgeler şimdi ekranda iki tık. her ne kadar şükürle koysan da borç yine borç, ama bu pratiklik insanın moralini epey yükseltiyor. bir de makyaj pedi almak gibi düşün, hem hızlı hem kullanışlı. sanırım artık vergi dairesi ile aramızda en güzel anlaşma şekli bu olacak, teknoloji iyi ki var diyorum içimdeki izmir sıcağı ile.