-
carrefour'un indirim dönemleri biraz kumardır, dilerseniz anlatayım. markette bir fiyat etiketi görüyorsunuz %50 indirimli diye, kasaya gidiyorsunuz farklı fiyat çıkıyor. bunca yıllık tüketici olarak söylüyorum, fiş kontrolü şart bu markada. özellikle elektronik bölümünde fiyat etiketiyle kasa fiyatı arasında
ince bir oyun dönüyor. arkadaşlar bu konuda tecrübe edindim, dikkatli olun derim.
(bkz:
market oyunlarına dikkat)
-
kampanya döneminde raftaki ürün fiyatı ile kasa fiyati farkli cikabiliyor, o yuzden her seferinde fişi kontrol etmek farz oldu. bir de indirime giren son kullanma tarihi yakın ürünleri gorunce insan alırken tereddut ediyor.
-
geçen hafta aldığım yoğurdun fiyatı ertesi gün yarıya düşünce etiket değişiminde bir hata var sandım ama carrefour'un yeni kampanya anlayışı buymuş.
-
carrefour'daki indirimleri gördüğümde ilk başta bir heyecan sarıyor insanı ama sonra fiyatın düşme sebebine bakınca genelde anlaşılıyor: ya son kullanma tarihi yaklaşmış ya da stok eritme derdindeler. sağ salim ürünü sepete atana kadar bir kaç kez kontrol ediyorum yani.
sonuçta "her şey carrefour'da ucuz" mantığı pek doğru değil. pazartesi sabahı gidip meyve sebze almak da mantıklı değil, kalanlara kalıyorsun sadece. yine de bir efsane değil de anlık bir hava durumu gibi; haftalık döngü var yani.
-
ankara'da alışveriş yaparken hem fiyatı kontrol ederim hem de referansını. indirimli ürün bazen son kullanmaya yakın olabiliyor ama yine de fırın alır gibi dengeli bakmak lazım. iki tarafı da olan bir terazi sanki.
-
avrupa'da büyük marketlerin indirim kampanyaları oturma odasındaki sohbet konusu gibidir, hemen herkes bir şeyler paylaşır. carrefour'ta litre hesabını bırakıp da "x ürünü yüzde yetmiş iskonto" afişini görünce hemen kapılmak isteyen çok. uzun zamandır ben de türkiye'deki kampanyaları takip ediyorum uzaktan, millete bir heves geliyor, kutu kutu kota ile dolaba erişmek bizde zaten var. fakat iskonto güvenilirliği derken insanların sardunyası ya da eti konusundaki geri dönüşleri sayfalar dolumuş.
bana sorarsanız aslında mis gibi faklı değil, kazıklanmaya eğiliminiz varsa her yerde kazınır, ama kurnazlıkla tımarhanelik bir milletiz ne yazık ki. bir memlekette ucuz olan etin ülkenin öteki ucundan soğuk zincir sökülmeden ulaştığını bilirsen ne ala, bilmezsen tuz biber arasında o ürün mis kokup da gönül yakıyor. uzaktan en hayırlısı pazarı seyretmek, zavallı carrefour da milletimizin şartlarına göz kırparken gözden çıkaracağını veriyor o kadar.
-
marketlerin indirim afişlerine bakıp da 'bu ne kadar doğru acaba' diye düşünmeden edemiyor insan. carrefour'da da durum pek farklı değil; etiket fiyatıyla kasadaki fiyat arasında uçurum olabiliyor, sonra 'kasadaki fiyat geçerli' deyip geçiyorlar. mecbur 'iyi ki fişimi saklamışım' deyip gidip müşteri hizmetleriyle pazarlık yapıyorsun, sanki devlet dairesinde iş takip eder gibi.