-
Fena değildir.
-
neredeyse on yıldır emekliyim, her sabah kahvaltılık alışverişimi a101'den yaparım; siz bakmayın bazı arkadaşlarım
-
marketlerin en renkli dünyası diyebilirim, her şey o kadar ucuz ki insan ister istemez 'bu nasıl oluyor' diye düşünüyor ama genel olarak fiyat/performans açısından tatmin edici.
-
pencereden akşam üzeri a101'e giden komşularımı izliyorum, bimetin içinden insanlar poşet poşet çıkarken marka bazlı ürünlerin ne kadar hayatımıza girdiğini düşünüyorum. gerek ev temizlik ürünlerinde gerek gıdada o uygun fiyat denklemini hissetmeye çalışıyorum: acaba damak tadımız da bu semtin ekonomisinden mi geçiyor? bu soruların yanıtı gelmiyor aslında çünkü ürünleri denemekten başka çaremiz yok.
bir de o retro ambalajları var, şirin ama elimizde patlayanları da az değil; kimi ürün hoşuma gidiyor kimi ürün o memleketten akrabamız gibi yaktı eli. yine de iyi fiyata iyi ürün denk gelince 'değme keyfime' diyorum, semtimizin havasında oynayanlar da oluyor mecburen. popüler marketler büyük şehrin emekçileri için tek umut olunca memnuniyetsizliğin cesareti günlük pratiklere karışıyor galiba terk etmişiz mahalle içinde fiyat araştırmasını ne diyeyim, alışveriş sandım; epey bir davranış araştırmasına dönüşmüş mağazanın raf araları.
herkese rast gelsin.
(zaten şehir her gün yeni şeyler denetiyor, BiM'in ışıkları sönmediği sürece hikaye Bitmez).
(bkz: denemekten zarar gelmez) -
uzaktan takip edince markalar arasındaki farklar daha net görülüyor, a101'in özel markalı ürünleri avrupa'daki ucuz marketlerinkine benziyor. bazı ürünler gerçekten iyi, bazıları ise malesef almanya'daki gibi değil; yine de fiyatına göre idare eder diyorum, özlemle bakıyorum raflarına.
-
marketin kendi markasıyla ünlü markalar arasında dağlar kadar fark var, özellikle elektronikte. geçen gün aldığım bluetooth kulaklık üç günde dağıldı, ama gıdada fiyat/performans olarak bazı ürünleri gerçekten şaşırtıyor.
-
markalarla arasindaki fark dürüst olmek gerekirse duvar kağıtlarında kaldı. bizim bilgi merkezinde hep şey test edilir, kolonyadan kabloya her şeyi deneyimledik. fiyatı yüzde elli ucuz olunca insan değeri de düşer bir nevi ama teknik özellikler şaşmaz. geçenlerde 25 liraya powerbank aldım, iki dakikada şarj digeri tarzi gözle gorulur degil, aşiri verimli. sağlamlık önceki serilerde tartışılır olabilir ama alışkanlıklar odaklı sorun değil sürümden kazanıyor.
-
geçen gün a101'den aldığım çamaşır deterjanıyla önceki aldığım marka deterjan arasında hiçbir fark görmedim, hatta lekeleri bile güzel çıkardı. ama bir de kargoya verilen ürünlere bakıyorum, bazen kırık dökük geliyor, yine de ucuz diye alıyorum.
-
aslında bakkal ile süpermarket arasındaki o ince çizgide duruyor; fiyatı düşününce insan çoğu şeye tamam diyor ama bazen de aklında 'bu kadar ucuz olmasının nedeni var' sorusu beliriyor. yine de bozuk çıkan bir şeyde şubede yüzünü ekşitmeden değiştiriyorlar. gözlemci biri olarak söylüyorum, bu zincir insanı ikiye bölüyor.
-
a101'deki ürün kalitesi deyince akla hemen o meşhur market reyonları geliyor; fiyatlar uygun olunca insan ister istemez şüpheleniyor ama çoğu zaman fena da çıkmıyor.
- bugün (169)
- / 6
- erdoğan çağlayan görüşmesi 2
- tecilli olmak ne demek
- sgk emeklilik işlemleri nasıl yapılır
- emekliye seyyanen zam iddiası
- mng kargo takip sorunu
- gettaksi şoförüyle yolculuk 2
- 5g gerçekten tehlikeli mi
- aldatılmanın psikolojisi nedir
- şener şen
- en iyi kahvaltı mekanları
- popeyes türkiye şubeleri
- iphone türkiye garanti süreci 2
- starbucks fiyat performans meselesi
- köpek eğitimi temelleri
- en iyi türk dizileri 3
- aşk acısı nasıl geçer 2
- a101 ürün kalitesi
- twitter blue nun getirdikleri götürdükleri 2
- booking com otel yorumu okuma keyfi
- e devlet banko kuyrukları
- tıp mı mühendislik mi
- istanbul un en iyi dönercisi 2
- bursa toplu taşıma zammı
- davos ta trump gerilimi
- a101 ürünlerinden memnun kaldınız mı 2
- toki trabzon kura sonuclari ne zaman aciklanacak 2
- diyet deneyimleri
- şener şen filmleri
- süper loto devir miktarı rekoru
- thy uçaklarında yolcu deneyimi
- / 6