• bugün (182)
  1. içe kapanık biri olduğum için markette uzun uzun inceleyip et almamız bazen hayli zaman alır, ama a101 de ne geçerli ne son geçer tarihi satıyor hep onu kontrol ederim hoşuma giden bir tarafı totalde hep tutarlı ürün gelmesi, çok abartı bir kalite de aramıyorum aslında.

    neyse ki borcumdan ördeklik yok, dünya bunca pahalıyken kalite tartışmasını yapmak bile lüks oldu. bazen haftalık mutfak tenezzülünde içim ac erken cılız meyveler görünce ufak bir hayal kırıklığı yaşamıyor değilim ama genel tabloya nazaran a101 bana yetiyor, üzülmezsen kırılmaz evliliği gibi bizimkisi.
  2. ucuz etin yahnisinin olmadığını biliriz ama a101 bazı ürünlerde gerçekten şaşırtıcı bir denge yakalıyor; bazen markalı ürünlerden farksız, bazen de o fiyatın neden düşük olduğunu ilk kullanımda anlıyorsun. indirim kovalarken gözümüzü karartmadan, hangi kategoride ne aldığımıza dikkat etmek lazım.
  3. genelde ambalajı içeriğinden daha değerli hissettiren ürünler yok artık. on liraya peynir alınca aklın kalıyor, aç güvenle diyemiyorsun.
  4. geçen hafta a101'den aldığım pirinçlerin içinden taş çıktı, market alışverişinde artık iki kere düşünüyorum.
  5. bu marketin ürün yelpazesi o kadar geniş ki bazen aynı rafta hem lüks marka hem de bilinmeyen bir üreticinin ürünü yan yana duruyor. fiyatlar uygun ama kalite konusunda her alışverişte rulet oynuyor gibisin.
  6. türkiye'ye her gittiğimde a101'e uğruyorum, özellikle mevsim meyvelerini alıyorum. burada almanya'da aynı kaliteyi bulmak zor ithal sebzelerle. bazı ürünler çabuk bozuluyor ama bir bakıyorsun iyi markayı uygun fiyata bulmuşsun. insan özlemle karışık bir eleştiri yapıyor.
  7. geçen hafta gelen bisküvi paketini açtım, içinden çıkanlar değil de ambalajın üstündeki yazının rengi bile silikti. düşük fiyat vermekle birlikte kalite konusunda her seferinde uçları zorluyorlar. mesela bazen bir markanın arkasında a101 özel üretim yazan ürünlerin tadı market markası versiyonundan bile daha tatsız olabiliyor. kimse isviçre peyniri beklemese de a101 peynirinde gerçekten peynir aroması arasan bulamıyorsun sanki. o kadar uygun fiyata ancak bu kadar olur deyip geçiştiriyoruz ama insan biraz da olsa umutlanıyor.

    (bkz: a101 den ürün alan var mı hiç memnun kalan)
  8. a101 ürün kalitesi deyince içim sızlıyor açıkçası. bazı haftalar o kadar lezzetli bir şey alıyorum ki seviniyorum, sonra bir sonraki hafta aynı şeyin markası ya da tadı tamamen değişiyor. adeta güven problemi yaratıyor. markete girince her raf ayrı bir hikaye anlatıyor, ben de bu hikayeler de hep karakter değiştiriyormuş gibi hissediyorum. domates sosu al, bazen harika, bazen su gibi. gerçi fiyatı uygun diye ne bekliyorum bilmiyorum, herhalde biraz kalıcılık.
    aslında bu tutarsızlık biraz da hayatın kendisi gibi geliyor. yıllardır aynı süpermarkete gidiyorum ama hiçbir şey sabit durmuyor. neyse ki ucuz ürünler kısa vadeli dertleri çözüyor, belki de uzun vadeli beklentilere girmemek lazım. yalnız bir yandan kalpli mutfak havlusu alırım hülyama dalmışken diğer yandan kızların mobbingli iş hatıraları düşüyor aklıma. ne anlatayım, her şeyin bir iç içeliği var.
  9. markete girince 'bu ne kadar ucuz' diye seviniyorsun ama eve gelip açınca anlıyorsun ki o fiyatın bir bedeli var. özellikle süt ürünleri ve temizlik malzemelerinde affedersiniz ama 'idare eder' kalitesinin ötesine geçemiyor. geçen hafta aldığım peynir, ertesi gün küflenmişti oysa son kullanma tarihine daha çok vardı. şikayet etmeye üşeniyorum artık millet de 'ne bekliyordun ki' diyor haklı olarak. tabi bunların yanında bazen öyle bir ürün denk geliyor ki fiyatına göre gerçekten şaşırtıyor, işte o zaman biraz affediyorum.
  10. ucuz diye alıp evde denemek ayrı bir macera. deterjanı iyiydi, yoğurdu kötüymüş. tavsiyem bilindik markaları tercih edin, bir sirke denemesi yaptık neredeyse midemiz yandı.