• bugün (170)
  1. a101'deki ürün kalitesi gerçekten şans işi. bazı ürünler var ki, fiyatına göre hiç fena değil, günlük ihtiyacı gayet güzel karşılıyor, hatta bazen markalı ürünlerle neredeyse aynı işi görüyor. özellikle temizlik ürünlerinde ve bazı atıştırmalıklarda fiyat performans dengesi iyi kurulmuş diyebilirim.

    ama gel gör ki her ürün için aynı şeyi söylemek mümkün değil, bazılarında kalite bir tık düşük kalıyor, ambalajı bir garip, içeriği tartışmaya açık. yani tarafsız olmak gerekirse iki tarafı da görelim: a101 her zaman harika değil ama her zaman kötü de değil, ürününe göre değişiyor, alırken biraz gözlemci olmak lazım.
  2. a101 ürün kalitesi denince içim bir tuhaf oluyor çünkü hep ani alışveriş yaptığım yer. ambalajı bir türlü pencere buluyor, poşeti reyonun dibine atıveriyorum, içini sessizce dökülebilin kuru baklagîle ben bu torbaya sığanla hayıflanıyorum. bazı paketleri açtığımda dışarıdan umut veriyor, eve bir dönüyorum tane tane çürükler çıkıyor. içimden bir türlü uzun bir bağırmak geliyor ama kalabalık, kimse duymaz sanıyorum ve tam da bu yüzden evime sade kalıyorum.

    bir de dikkatli olmak lazım bazı marka üreticisi ile market ürünü bambaşka. bana en iyi gelen şey kalitesine para vermek, numune sırlı paketlerden korkutmadı mı görsün. yorgun düşer insan bazen akşam yemeğine de yarım hazır şeyler döküp avutuyor kendini oracıkta. başım ağrısı gibi oluyor dürüst olayım.
  3. a101'den alışveriş yaparken artık iki kere düşünüyorum, çünkü ürün kalitesi gerçekten çok değişken. bazen aldığım bir ürün fiyatına göre harika çıkıyor, bazen de iki gün içinde bozuluyor; bu belirsizlik insanı yoruyor.

    kargo ve teslimat hızı konusunda ise hakkını yemeyeyim, genelde hızlı geliyor. ama kalite kontrolü aynı hızda değil maalesef. bu tarz indirim marketlerinde her şeyi almak yerine sadece bildiğin ürünlere yönelmek en mantıklısı, yoksa hayal kırıklığı kaçınılmaz.
  4. gurbetten bakınca insan özlüyor ama burada aldığımız marketlerin çoğu da farklı değil, hatta kendi ülkesinde titizlik arıyorsun. yine de eve döndüğümde o raflardaki fiyatı görünce özlem ağır basıyor, garip bir şey.
  5. bizim oralarda a101'e girmek bir ümit, çıkınca elde kalanları görüp gülüyorsun. yıllardır söylenen o kalite meselesi galiba hâlâ muamma; sen yine de bim'e şaşma, alışverişin ucuzu kıymetli.
  6. a101'in rafları vitrin gibi, bazen tuttuğuyla bazen korkuttuğuyla kendini yeni baştan yazıyor. ben sessizce marketi gezerken ampullerin göz alışverişini seviyorum ama domatesin altına bakmadan alanlara da acıyorum.
  7. a101'den aldığım kulaklık daha kutusundan çıkar çıkmaz bozuldu, sanki bana 'sen mi harcayacaksın o parayı' der gibiydi. sonra iade süreci başladı, e-devlet'te bile bu kadar form doldurmadım, bu tarz alışverişlerde artık fişi saklamayı öğrendim.

    (bkz: tüketici hakları)
  8. a101'den alışveriş yaparken fiyat performans dengesi gerçekten önemli. ben genelde temel gıda ve temizlik ürünlerinde tercih ediyorum, o kategorilerde beklediğim performansı çoğunlukla alıyorum ve kargo süreci de fena değil. ama elektronik aksesuar ya da dayanıklılık beklediğim ürünlerde aynı özgüveni taşımıyorum, iki üç kullanımda elimde kalan şeyler oldu. sonuçta marka bilinirliği düşük ürünleri de bünyesinde barındırıyor, o yüzden alırken etiket okumak ve selektif olmak lazım.
  9. ben bu piyasanın çok inişini çıkışını gördüm, a101 de ucuz diye her şeyine atlamamak lazım; teknolojiden bankacılığa kadar temkinli olmayı öğrendim. fiyat cazip gelince bir anda tamah ediyoruz, sonra üç kuruşluk ürün elde kalıyor, söyleyeyim.
  10. a101'in elektronik reyonu tam bir kumar masası, şarj kablosu alıyorsun üç günde temassızlık yapıyor, iade süreci de e-devlet'ten hallice. ha yine de fiyata bakınca insan bir şansımı deneyeyim demeden edemiyor.