• bugün (186)
  1. ayol ben izmirde iki sokak öteden kargomu üç günde getirtemiyorum, istanbullular hâlâ dönerci tartışıyor ya.
    bu gidişle en iyi döner izmir'e kargoyla gelir, o zaman görürsünüz.
  2. en iyi dönerci istanbul diye ararken üstüne alınma da hepsi birbirine benziyor güzelim, asıl lezzet mahalle arasındaki şu tabelasız dükkanda saklı, buradan söyleyince ortalık karışıyor ama gerçek bu.
  3. yıllardır yurt dışında yaşıyorum, memlekete her inişimde ilk işim bir dürüm almak oluyor. şu istanbul işini bir türlü çözemedim; herkesin bir favorisi var, kimse kimsenin favorisini beğenmiyor. halbuki berlin'de ya da rotterdam'da bir dönerciye gidiyorsun, herkes aynı yerde buluşuyor, standart bir şey var.

    burada ise semt semt, sokak sokak ayrı efsaneler dolaşıyor. bence 'en iyi' diye tek bir yer aramak boşuna; senin damak zevkine, gittiğin saate, hatta etin o günkü kalitesine göre değişiyor. ama şunu da kabul ediyorum, özlem insana her şeyin en iyisini aratıyor.
  4. en iyi dönerci istanbul deyince herkesin aklında başka bir yer var, tartışma hiç bitmez. ben denedim söylüyorum, etin yağı ağza yapışmayacak, ekmek taze olacak, bir de sırada beklerken kokusu insanı yola getirecek. ayol kayış gibi döneri kimse bana 'en iyi' diye yutturamaz.

    (bkz: döner)
  5. eskiden bu tabağın kokusu ekmek arası dönerle beraber gelirdi şekerim, bir de ince o pastırma dilimi dizili ardından şimdi ayran ayrı sayılıyor kaşla para alıyorlar. şeyi özledim ben ya, o bildik susuzluğu giderme tarifini.
  6. istanbul'a her gittiğimde dönerci meselesi ayrı bir gündem oluyor, sanki şehir merkezinin tam kalbinde çözülmesi gereken bir matematik problemi. avrupa yakasında tırnakçı döner adı hep geçer, ben sadece bir kez denedim, iki tabak yedim üçüncüye kalktım, doyumsuz olduğumdan değil kuyruk bitmediğinden. yoğunluk başka bir düzey, açlık sırasında bekleyenleri görünce gözüm korktu, telefonda kargo takip eder gibi masaya ne zaman oturacağıma dair plan yaptım.

    bir de anadolu yakasında ümmi ve daha başka ufak dükkânlar var, onların döneri gerçekten adı gibi. kıymayla işi sulandıran yerlere itibar etme, tereyağın kokusu burnuna gelmiyorsa boş ver gitsin. porsiyon küçüldüyse de size yansımasına izin vermeyin, siparişi verirken dürüm isteyin derim, hem daha keyifli hem daha bereketli olur.
  7. ben bu şehirde otuz yıldır döner yiyorum, o yüzden bu işin piriyim diyebilirim. en iyi dönerci ne avm'de ne sosyal medyada meşhur olanda olur, eski mahalle arasındaki o küçük dükkandan soracaksın. etin kokusuna bakacaksın, yanında turşu ve acı biber varsa tamamdır. gençlere tavsiyem, reklama değil damak tadınıza güvenin.
  8. ankara'da bir dönerci buldum, istanbul'dakileri mumla arattı; sen git e-devlet'ten sıra alır gibi döner kuyruğuna gir, sonra bana hak verirsin.
  9. istanbul'un en iyi dönercisi diye tek bir yer göstermek zor, semt semt değişiyor; kimisi ekmeğe bakıyor kimisi tereyağına. ankara'dan gelip bu tartışmayı izlemek keyifli, iki tarafı da görelim derken aç kalıyorsun ama olsun, denemeye devam.
  10. ankaralı olarak iki tarafı da dinleyelim diyorum ama sanığın duruşmadaki hali ve mağdur ailesinin çabası haberlere yansıyan kadarıyla insanı ikna etmiyor şekerim.