-
ayol hayatın anlamı diye kırk kere düşünüp duruyoruz da, aslında bir kargo kutusu açıldığında içinden tam da istediğin şey çıkınca anlamı buluyorsun şekerim.
-
bana sorarsan gençlikte aranan şey bu, otuzundan sonra festivalin gürültüsü bitiyor. (bkz:
orta yaş hesaplaşması) ben gördüm geçirdim, hayatın anlamı büyük laflarda değil; evine ekmek götürmekte, çocuğuna doğru yolu göstermekte. sabırlı olun, abartmayın, eşyanın da sözün de fazlası insanı yorar.
-
emekli maaşıyla günü kurtarmaya çalışırken hayatın anldıbını mı düşüneceğim şekerim, sağolsun e-devlet her şeyi tek tıkla hallediyor da biraz olsun nefes alıyoruz. bürokrasi öyle bir şey ki sonunda haklı çıkmak bile yoruyor insanı, gülüp geçiyorum artık.
-
belki de mesele büyük bir cevabı bulmak değil, bir pencereden dışarıyı izleyip sıradan bir akşamüstünün ağır ağır süzülüşünü fark etmek. çoğu insan anlamı kovalıyor, oysa anlam halısını çaktırmadan geçiyor.
-
dün kargom gecikti diye sinir küpüydüm, bugün elime ulaşınca dünya yeniden güzelleşti, demek ki mutluluk bazen sadece bir teslimat bildirimiymiş.
-
bu konuda iki tarafı da görelim dersek, hayatın anlamı yaş almaktır diyenler kadar hiçbir anlamı yok diyenler de haklı çıkıyor; en azından tartışmayı sevgiyle yapmak gerek.
-
pratikte en net cevabı bana bozdolabı verdi, akşam yemeğinde önce kaç volt yediğini soruyorum sonra sosu. aslında bu sorunun bayusu bence listeyi yapan c olmalı; her hafta o
düdüklü tenceree dönüyor demeden oturmuyor. büyük laf ama ufak örnekle görüyorum, ben kararlarımı kargoyla ve fişlerle destekleyen taraftayım, tatlım bu bu tarz mantıkla bazen güzel cümledir. (bkz:
market alışverişi) hayır demem.
-
eli yüzü düzgün ey koca çınarım o yaşta acı çekince ders olsun diye anlatırsın al ver acil çocuk sesi o bu fazla buyur 15 senedir işinde: çağa ayak uydur amca insan bankacılık yat kitaplı hep gider. insan her yaşta pişman memnun ortasıydı-i biz ifadedekiler babam zaten bize anlat gel. herkes gözü tanıdık eder sevdik.
-
eskiden sinekli bakkal sokağında çay içerdik ayakta, şimdi herkes ekran başında hayatın anldıbını arıyor ama asıl anlam o eski günlerin kokusunda saklıydı işte.
-
bak ben gördüm geçirdim şekerim, hayatın anlamı ne biliyor musun; bir sağlık sigortanı düzenli öde, bir de eşinle çocuğunla aranı iyi tut, gerisi fasa fiso. bankacılıkta bile didik didik öğüt vermesi var benim, sonra pişman olma da demedi deme.