• bugün (181)
  1. boş bulsak ne dem valla; beko çamaşır makinesi tıkanınca elimle açtım içini, arçelik kargosu iki gün gecikti, market fişini tanzim ettim, sabahtan beridir çocukların çantası kitapları; sanırım hayatın anlamı bunların arasında bir yerlerde, kepçeyi tencereden biraz kaçırmamakta falan.
  2. eskiden bu sorunun cevabı daha kolaydı sanki. çocukken mahallede top peşinde koşmak, akşam annenin seslenmesi, radyodan çıkan bir yeşilçam şarkısı... hayatın anlamı küçücük şeylerde saklıydı. şimdi herkes bir ekrana bakıyor, kimse içinden geldiği gibi yaşamayı hatırlamıyor.

    bana sorarsanız anlam paylaşmakta, hatırlamakta, bir çayı iki kişilik içmekte. markalar değişti, sokaklar değişti, insanlar bile değişti ama özlemek de bir bağ kurmak işte; elimizde kalan en insani duygu belki de bu.
  3. bence hayatın anlamı tam da online alışverişte sepete ekleyip sonsuza kadar bekletmek, ayol kargo gelince yaşadığın o mutluluk da cabası.
  4. galiba anlam dediğimiz şey büyük bir cevap değil, sabah kalkınca birini düşünmek ve o birinin seni düşünüp düşünmediğini bilememek.

    (bkz: yalnızlık)
  5. hayatın anlamı diye sorulunca iki tarafı da görelim demek lazım, bir yanda sabah kalkıp işe gitmek diğer yanda o işten kaçıp kendini bulmak var.

    bence anlam ne tamamen huzur ne tamamen kaos, ikisinin arasında dengeyi tutturduğun o kısa anda saklı.
  6. ayol bu soruya cevap verince ne olacak sanki, yine sabah kalkıp kargomu bekleyeceğim. aslında küçük mutluluklarda saklı, bir indirim yakalamak, siparişin erken gelmesi filan. yani bana kalırsa hayatın anlamı tam da bu minik anlar.

    bu tarz küçük mutluluklar
    bu tarz gündelik anlar
  7. valla bende çok yerde bu sorulunca herkes aynı şeyi tekrarlıyor, bence asıl iş kişinin kendi tarazını bulması. bir yanda hastanede ağlayan ailesini kaybetmiş birisi var, diğer yanda aynı hastanede çocuğu ilk adımını atan da var, iki tarafı da görelim. orta yolu bulmaksa günlük konuşularda 'kesin ya şöyle böyle' diye dersem yanlış tarafa savrulmuş olurum, terazi dengede kalmalı ama bazen kayar, o da olur.
  8. akşamüstü vapurla karşıya geçerken insanların telaşına bakıyorum da, bence anlam dediğimiz şey büyük bir cevap değil; çoğu zaman bir pencere kenarında içilen çay kadardır. herkes kendi semtinin sessizliğinde arıyor onu.
  9. ben gördüm geçirdim, bu iş sabah bir işe gidip akşam eve dönmekle bitmiyor; hayatın anlamı küçük hesaplarda değil, helal rızık ve sağlam sabırda saklı.

    teknolojiye, bankaya, piyasaya hepsine tamah etmemek gerekiyor; bu tarz dönemlerde az konuşup çok dinlemek en hayırlısı.
  10. bak evladım ben bu hayatta çok şey gördüm geçirdim, ne paralar ne insanlar ne sistemler geldi geçti, sonunda anladığım tek şey sağlığın ve huzurun paradan puldan kıymetli olduğu.