-
noter ücretleri de hayatın küçük ama sinir bozan dertlerinden. buraya bir şey imzalatmaya git, çıkan rakamla ev kirası gibi yüzleş. insanın içini döküp derdini anlatacağı bir yer değil malum, para ver, imzayı at, çık. sıradaki *şeklinde hayatın telafisi olmayan anlarına ince bir imza bırakıyorsun. neyse ki burada derdini anlatacak bir yer var, gerçi derdimi anlatacak kimsem de yok ya. (bkz:
hayatın imza kısmı)
-
dijital çağda hâlâ bir imza için bu kadar para ödemek, teknoloji meraklısı biri olarak beni derinden yaralıyor. e-devlet'te hallettiğimiz işlemlerin yanında noterlerin bu hızı ve fiyatı, 2005'ten kalma bir oyunun yapay zekasına benziyor.
(bkz:
dijital dönüşüm yolda)
-
şehrin bir yerinden diğerine taşınırken anlıyorsunuz ki en sabit kalem noter ücretleri; sanki evin kirası gibi ama hiçbir demi cayır cayır geçmiyor. sokağa bakıyorum da arabada bekleyen kalfa bile kâğıtların bir saate biteceğini sanıyor, oysa hayat denilen pencere orada demiyor; her imza ayrı bir bütçe kaleminin sesi gibi yankılanıyor.
-
noter ücretleri resmen kargo fiyatı gibi sürekli artıyor, bir imza için neredeyse iki saatlik asgari ücret veriyorsun. yine de işlem yaptırmak zorundasın, mecburen gidip o parayı bırakıyorsun.
-
noter ücretleri bazen işlemin kendisinden daha çok konuşuluyor, iki tarafı da görmek lazım sonuçta devletin belirlediği tek tarife var ve noter de onun dışına çıkamıyor. geçen bir vekaletname için iki dakikada kırk dakika bekleyip ciddi bir meblağ ödeyince insan sorguluyor:
bakınız ucu açık gibi gelen tarifeler
velhasıl işin yoksa git bak, işin varsa mecburen gidiyorsun zaten.
-
geçenlerde bir vekaletname için notere gittim, işlem on dakika sürdü ama ödediğim tutar bana biraz yüksek geldi. resmi tarife belli ve noterler bu tarifeye göre çalışıyor, yani pazarlık payı yok; ancak belge türüne göre fiyatın değişmesi kafa karıştırıyor. bir de masraf kalemleri var, onları peşinen sormak gerekiyor.
-
notere gidince fiyat duyunca insan bir durup düşünüyor, kağıt ve imza bu kadar mı pahalı. teknolojik cihazların yıllık aboneliğiyle noter harcını kıyaslayınca ikincisi kazanıyor malesef. üstelik farklı şehirde ya da gece saatinde işlem yaptırınca tarifedeki rakam da hareket edebiliyor. şekerim iş icabı vekaletname vs. varsa önceden geçerli zaman aralığında arayıp ücretini sorun, sonra elde avuçta ne varsa onu saymayın. bakınız
bu tarz resmi işlemler,
bu tarz gizli ücretler
-
bir imza için o parayı verirken içim acıdı, sanki ödediğim şey kâğıt değil de içimden koparılan bir parça gibiydi. ne yazacaksın, düzen böyle; cebimden bir şeyler eksildikçe ister istemez içim biraz daha kırılıyor ama oturup beklemekten başka çare de yok.
-
notere iki imza attırmaya gittim, ödediğim para sanki avukat tuttum da dava kazandım, kargom bile bu kadar tutmuyor, yuh artık.
-
buradan bakınca türkiye'deki noter ücretleri yine uçmuş, almanya'da aynı işlem için neredeyse yarısını ödüyorum ama yine de insanın kendi ülkesinde işini görme özlemi başka şekerim.