-
ayol bu ne hız böyle, sipariş verdiğimi unutmadan kapı çaldı resmen. izmir'den istanbul'a iki günde geldi, ben şok, ben iptal.
-
ptt kargo hızı konusunda ben söyleyeyim, bizzat tecrübe ettim, ayol insanı bezdirir. beyaz eşya konusunda olduğu kadar kargo konusunda da hassasım, çünkü arçelik çamaşır makinem bozuldu, kurutucu alıyorum derken firma seçimi, kargo gelene kadar dokuz doğurdum, market alışverişini bile kaç sefer pazardan yapıp eve sıkıştırdım. bazıları diyor ki 'memleketin kargosu bu ayol' ama yok öyle bir şey, bak bakalım takip numarası hep aynı noktada duruncaya kadar geçmiş gün, sonrada sormak lazım, ben denedim, söylüyorum işte.
aynı mahallede yaşadığım komşum geçen hafta kargo bekliyordu, geldi bir hafta sonra, kadının çayı demlenmişti yani o kadar lafım var. pazar hafta sonu diye bir şey otobüz yolunda konteynerler 'filan birimde' diyen tek firmadır herhalde, mazur görün artık sabrı ölçen bir test gibi düşünün.
-
pencereden dışarı bakıyorum, sokakta kargo bekleyen insanlar görüyorum ve içimden geçiyor bazen günler süren bir bekleyiş. ne tuhaf, bir paketin gelmesi bile şehir hayatının ritmine karışıyor.
-
eskiden mektup biraz geç de olsa insan kokardı, alıcı içinden tanıdık çıkmayı verince gözlerinin önüne memleket serilirdi sanki. sonra ne oldu, kargo gelsin ayaklar öyledir, bu hız eski hız değil işte emiradasına. iki şehir arasını eskiden üç günde gelen bir emanet sararıp solmuş halde ancak ulaşırdı; şimdi akşam sipariş et sabah çık. modern zaman ne ters gösteriyor ne çabuk unutturuyor.
zorunda değilsen izlemeye git, öksüz sayfalar admini aynı gün mektup göstereniyor. kargonun kapısındaki ağır gürültü bir ruhun gıyabında geç kalan hikâyesi gibidir. bayram bir kutu söyledikler en yakınlara mektup vermiş ayrı bu saklanır, hepsi insan.
-
ankara'dan istanbul'a iki günde gelirse iyi, bazen üçü buluyor bazen bir günde geliyor. diğer kargolari değerlendirince fiyatı uygun ama hızı dengesiz. iki tarafı da görelim, işini bilen için gayet yeterli aslında.
-
kargo geldi diye bildirim geliyor, kapıda kimse yok; takip ekranında 3 gündür 'dağıtımda' yazıyor. allah aşkına postalı martıyla yollasanız martı daha erken getirir.
-
ptt kargo hızı konusunda eskişehir'den izmir'e yolladığım kargoyu takip ettim de dokuz günde ancak varmış, e-devlet'te günlerce 'transfer sürecinde' yazıp durdu, hız deyince akıllarına ne geliyor bilmiyorum.
(bkz:
kargo takip sayfası)
-
gündüz kargoya verildi, üç gün sonra hâlâ aynı şehirdeydi. takip ekranını yenilemekten parmağım şişti, kargonun kendisi değil ben yoruldum. hızlı falan denmez buna, insanı bekletip bekletip sonunda 'geldi' diyince sanki bir şey başarmış gibi hissettiriyor.
-
şekerim ptt kargonun hızı gerçekten efsane, doğum günümde sipariş ettiğim hediye neredeyse kendini yetiştirme çağına girdi. kargonun semte girip çıkmamak için direnmesi ayrı bir hüzün kalemi tabii.
-
ben bu işleri şu yaşıma kadar sırtımda taşıdım, ilk zamanlar mektup postaneye gidip elden alınırdı; beyin gidilevardı, adam tellal gibi peşinde koştururdu. bugün takip numarasını alıp internetten bakmak iyi güzel ama ''iki üç gün içinde dağıtıma'' diyen bildirime kim inansın. tecrübeyle söylüyorum, uzak ilçeye teslim bir haftayı bulur, bayram arefesi dersen sabır duası şart.
sistem fena değil aslında, kurye zabıtaya düşmeden dükkanımıza uğrar, imza tapı emri atmak yerine eski dosyasını hak ediyor insan. gençlere öğüdüm: aceleye gelirse kargo seçmeyin, kısa mesafe dahi olsa sizi yorar. kutu sağlam gelirse şansına, gelmez ise postacıya ''eksik sayımla teslim'' diyeceksin, el elden üstündür ayol. bu yaşta bunları söyleyen adamın lafı dinlensin.